-sandık lekeli cinaslı yarınları yükleyip kamburumuza
cihana değer misafir gibi ağırlanıyoruz-
bir lahza nefes alıp
ağlama duvarında sek içerken hayatı
üzerimizden bin asır geçmiş sanki
aynı notaya dokunan hüznün orkestrasında
kalabalıktı düşünceler
yalnızdı kalabalıklar
çalıntı masallarla avunurken
s özümü kanatan soruları sorma bana
tükenişin zirvesinde ufuğu araladım
tenimde ölü bir ruh
yüzüm
vurulan serçelerin gözyaşları
bir damlaya sıkışmış okyanuslarda
içimin sessizliğine kulak verdim
ahraz odaların melankolik koridorlarında
dökülürken cebimden efsuni mavi
canımı yakıyor can kırıkları
bozuk bir ömrün çöl ikliminde
kiraz çiçeklerine küstüm
ihtimallerin saçaklarına tutunurken
feleğin çemberinin bu kaçıncı kamçısı
hangi cümleye vursam kendimi
bir varmış bir yokmuş hesabında.
kırıp kalemin ucunu
çöreklenen yalnızlığın alnından öp/sen baba
ey
zehir zemberek vaveyla türküleri söyleten hayat
yaşayan ruhlar mezarlığının
merhem değmeyen yaralarının
bittiği yerden başlayarak oku beni
dahası...
dahası yok!
toprağın bol olsun
-kendine iyi bak emi-
❦ ❧ ❦
❦
Telif Bildirimi: Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine (sera.) aittir. Şiirlerin kaynak gösterilmeden ve izinsiz kopyalanması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümlerine tabidir.
❦
Bu Şiiri Edebi Dostlarınızla Paylaşın:
27 Yorum
Şiir Tahlili & Yorumlar
Bu şiire dair edebi tahlilleri okumak ve şaire duygu/düşüncelerinizi iletmek için Edebiyat Defteri portalını açın.