-özünün tenhalığında büyür insan-
pek zor büyü(t)mek
büyüdükçe
yitik cümlelerin otogar yalnızlığında
ne çok an(ı)lar birikir avuç içlerimizde
kuş uçmaz kervan geçmez toprakların
toz dumana katılmış müphem sokaklarında
tüm vurdum duymazlığıyla uygun adım yürüyor zaman
vakit
yitirilmiş çocuk gülüşünde
gök üryan
ağzı olsa da konuşsa keşke
dile gelse ölüler
kara bulut ardından ağlayan yaralar
bir zamanlar
vagon dolusu imgeyi takarken koluma
geç kalınmış hayalleri öldürdü zihnim
koca bir şehir uzaklaşarak gitti nefesimden
üşüdüm
ötesi feryât figân gerisi tarumar
ne zor-kolay ağlamak
susuyorum.
vesselam
dünya
akla zarar
mahşer yeri
eğil çocuk
kulağına söyleyim yolun sonu yakın.
ne desem nafile
küllerinden doğan zümrüdüanka değiliz
bilinmezin eşiğinde
ecelini beklerken sağım solum
naftalin kokulu sandığa saklanmış son düş
böğrümde sız(l)arken vurgun yiyen kelimeler
hıçkırık vadisinde hazin bıçak yarası
acı/yorum.
velhâsılıkelâm
sıradanlık makamının son deminde
dermana susayan kerbela içimiz merdiven dayarken göğe
son bir isteğim var
-vuslatın şavkında bir renk bağışla n’olur tanrım-
❦ ❧ ❦
❦
Telif Bildirimi: Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine (sera.) aittir. Şiirlerin kaynak gösterilmeden ve izinsiz kopyalanması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümlerine tabidir.
❦
Bu Şiiri Edebi Dostlarınızla Paylaşın:
33 Yorum
Şiir Tahlili & Yorumlar
Bu şiire dair edebi tahlilleri okumak ve şaire duygu/düşüncelerinizi iletmek için Edebiyat Defteri portalını açın.