İçimde pervane olan kuşların kanatları kırıldı. Üstüne giydirdiğim bedenimi, tırnak ucunla devirdin. Karşılıksız beklerken karşında, bana ölümleri sevdirdin...
"ruhu asılır mı ? insanın ! ip görünmez yafta okunmaz ağaçsız sehpasız.."
Artık şehirler yasak adımlarıma. Hiçbir gecenin gündüzü yok. Zırhları eriten har alevlere atıldım. Sanıyorum yine, üç kuruşa satıldım.
"af dileye dileye unutmuşum suçumu sema bile kabul etmiyor avcumu.."
Sessiz alıntılarda, huysuz kırıntılarda, yalancı uykuların süslü rüyalarında, ciğerime iliştirilen ağrılarda, göz yaşlarını bile ağlatan acılarda, secde de, yeminlenmiş sancılarda, sürgün edilmiş yabancılarda, yolunu kaybetmiş karıncalarda... Uzun lafın en uzunu: Çırılçıplak ortalarda bıraktın beni. Tek derdim sadece sevmekken seni...
"kalbim kırılsaydı olsun derdim eğer hıçkırıklarıma gülünmeseydi.. üzerime yıktığını kimse kaldıramaz artık savur saçlarını gün senin günündür"
İsmail Yılmaz
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir.
Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
yakmaya çalıştığım ateşin altına üflemek kadar zor seninle beraber olmak ve yanmayan sobaya odun atmak kadar kolay..