ıslak bıçakla yarmışlar göğsümü pas tutuyor gayrımdan gerisi teselli ikramiyeme hayretle bakıyorum körebeden mezun oldum sevgili artık yeni korkum kan kokan bir tabutta köşe kapmaca...
uçurum başında kızıl düşlerim var kılıçtan keskin sözlere aldanmışlığım mezarlık öykülerinde baykuş ilan edilmişliğim var. tersinden yürümeye başladığım yollarım sen olmayınca kendi gözlerimden bile geçemeyişim var.
ne anlatayım sana ürkek serçenin bile bana diklendiğini mi ? uyduruk keyiflere dal dal zehirlendiğimi mi ? ne anlatayım dişleri çekilmiş gülümsemelere terk edildiğimi mi..?
"kendi çığlığımda kırıldım bilmiyorum bu nasıl densizlik omzumda iz tutmuş yokluğun... bu iftarsız orucun adıdır sensizlik."
nefesinden bir iç çekiş çalabilmek için kendi miracımdan vazgeçtim oysa ve sen hece hece kuytulara ittin beni uyruksuz feveranlara terkettin ruhumu ve ben bir daha ben olmaya yasaklandım...
"dört yanı kapmışlar köşe bucak tutulmuş bu oyun zormuş sevgili bakıyorum ! ilk en çok seven unutulmuş..."
İsmail Yılmaz
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir.
Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
yakmaya çalıştığım ateşin altına üflemek kadar zor seninle beraber olmak ve yanmayan sobaya odun atmak kadar kolay..