Kozmik Bir Doğum Sancısı
-
- Ramazan Boran 1
- 14 Ocak 2026 Çarşamba
- 437 okunma
tacı başından düşüren bir kralın çıplaklığı
artık sadece bir acının saltanatıdır
ve suru yıkılınca bir şehrin
içinde büyüyen o habis uru görür
sessizliklerinden doğarlar
çığlıklarından ölürler
hükümlerinden yorulurlar hiçliklerinden ölürler
her yıldızın kalbinde bir patlama sancısı
her karanlık boşluğun içinde bir ışık doğurma hürriyetidir
biri şafak tarlasıdır
biri benzini uçurmuş tüm renklerini matlığa iter
herkes ürker kendince kapatır kapıları
biri o yasemin sesini ve mabedini
sırtında bir dünya gibi taşıyarak gider
ey ölümsüzlüğün faniliğe rüku ettiği seher
biri ilk harfin yasını tutar
biri ibrahimcesine ilk nidasını çölün
biri gecedir gündüzün yastığına yüzünü seren
biri giderken öteki müjdeyi veren
ey derinliğine küsen yıldız
sakla kendini kırık bir hilyenin hatırasına
biri uyanınca güneşten bir taç giyer
altın saçlarını serer dağın başına
evcil bir ışık saçar uyandırır kuşları
biri can verirken doğan her cana
öteki ruhunu sessizce dinlendirir bekler
ve bir damla vakit saniyelerce intihar
sıçramalı o durgun o kirlenmiş göle
biri mezarlıkta açan kır çiçeği gibi bakar
öteki bir hatıra defterinin arasında
kurumuş bir yaprak gibi susar
de ki şiirdir biraz
hava soğuk yol çabuk
sese bürünmüş beyaz her saniyede bir kal
değişmeyen payeler
kaderle iç içe karışık mevsimler
ismi kimsesizliğin imsesizliğine
bürünmüş olsa da bazen
tarih denen o canavarın her yanı
ölüm kokan soğuk ve kesik nefesler
''Nerede bir sessizlik, Orada binlerce huzur''