gülüşünden bir serçe yakaladım senli ve gülceydi tüyleri şafaktan çalınmış pembe gözleri ise henüz fecre vaktinde sesleri hâlâ geceydi
kalbi minik bir yanardağ gibi atardı dizleri kanasa sencece ağlardı
kanatları mektepliydi ilk dersini rüzgara vermişti gülüşüyle taranmış saçları vardı rüzgarın sence bir bakış ekmişti her köşe başına sokak lambaları artık sencece yanıyor yanından geçen herkes kendini şiir sanıyordu
tüm serçeler senceyi konuşuyor kent, serçelerinle senceyi anlatıyordu gökyüzüne
bir "S" çizse sencece binlerce gelin feneri havalanırdı içinden tüm ihtimaller tüm rüyalar senceydi her bahar ve her uyanış gülceydi
ölesiye tatlıydı ki kentin tüm çocukları serçende durmuş serçene gülcen vurmuştu
sence konuşmak gülce bakmak demiştin ya işte öyle bir şeydi
eylüldü tuhaf bir gündü gülüşünü bir kış ağzıyla bağırıyordu rengine G’sini yüzünde soldurmuş gülce’’
elinde boş bir kafes gözlerinde bin yıllık bir yorgunluk bana baktı sonra boşluğa avuçlarımdaki o sessizliğe S’ mi diye sormuştu
kentin tüm serçeleri vurulmuştu sessizlik sende durmuş senliğe S’sizlik vurmuştu
...
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir.
Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.