çünkü aşk tüzüklere sığmayan bir isyandır isterseniz en ağır hükümlerle yargılayın rütbeleri söküp atmak nizamı bozmak için gelmiştir dünyaya
uykusuz gecelerin yoktur bir kanunu kimse kestiremez bu masalsı yolun sonunu ayaklanır her hücren aklın saf dışı kalır bir bakış gelir tüm mantığı elinden alır
kurallara kurban gitmiş her yürek biraz ölüdür kağıttan şatolar kurup içine kanunlar koydunuz tutsak" dediniz adına, hata" dediniz, günah" dediniz siz hayatı bir dilekçe gibi sundunuz kadere gülün dikeni elinizi kanatır diye gülü kestiniz hudutlar çizdiniz, dikenli teller gerdiniz burada durun "ötesi yasak" dediniz.
siz sahte cennetlerin tapusunu tutun elinizde biz gerçek bir cehennemin içinde gül yetiştiriyoruz
gözdağı vermeyin bize dar ağaçlarıyla biz çoktan barıştık bu dünyanın acılarıyla biz lavların üzerinde çıplak ayakla dans ediyoruz siz evcilleşmiş rüzgârların serinliğine sığının biz kasırganın gözbebeğinde sofra kuruyoruz
bize meçhul’ demeyin, biz onun kendisiyiz biz küllerinden doğan o Anka’nın nefesiyiz madde madde sıralanmaz ki bu yangın hangi fıkraya sığar senin o mahzun bakışın
karıncanın sesini duyan kalbin atışını görmez mi dilsizliğin içindeki o devasa haykırışı bilmez mi kalıplara dökülen ruhun rengi çabuk solar hangi madde tarif eder bir bakışın hükmünü kim taşıyabilir bu tarifsiz hasretin yükünü
bir damla damlayınca okyanus sarsılırmış ne anlar derdi keder sananlar gam halinden ölçüp biçen akıl gönlün dilinden ne anlar hüküm giymiş bir ömür hür halinden
gökyüzü gürleyince korkar kapıları sürgülersiniz siz gürültüyü varlık sanın, biz sükûtun talibiyiz siz yumuşak uykuların yastığına gömülün biz kaktüs dikenlerinden yataklar seriyoruz
siz mehtabı lüks otellerin terasından izleyin biz zifiri karanlığın içinde güneşin kitabını dokuyoruz
....
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir.
Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.