4 Aralık 2020 Cuma
E-mail adresiniz:  Şifreniz: Beni Hatırla
  Muhabbetci
http://blog.edebiyatdefteri.com/muhabbetci/oku/2934/parazitler 

 • Hakkımda


Muhabbetci

 • Yazdığım Diğer Konular
Komedi (2)
Günlük (3)
Din (2)


 
"Para"Z"itler"
22.10.2009 09:22:41  [ Komedi ]

"Para"Z"itler"

Bazı parazitler biz bağırsakta, bağırmasakta yaşamaya devam edecektir. Öyle parazitler vardır ki, sizin koynunuza girerde, fark bile etmezsiniz. Kan emerler, hemde çok emerler. Parazitlere bağırsanız, duymazlar. Öldürmeye kalkışsanız kendi canınız acır.
Parazitlere bağırmakla birşey elinize geçmez. Tatlı söz ilede yerinden oynatamazsınız. Öyle parazitler vardır ki, insan feriştahi olmuşlardır, gördükleri insanın kanı ne kadar tatlı , ne kadar acı ; bir bakışta anlayı verirler. Sahte parazitlerde vardır ama sahtelerden pek zarar görmezsiniz. Bizim bugünkü dersimiz " Parazitler nedir?" olacaktır.
Efendim öncelikle parazitlerimizi tanıyalım. Misal olarak birkaç tanesini saymaktan yanayım şahsen.

1) Oksiyürler
Bu parazitlerin boyu 1,50 ile 1,80 arasıdır. Insanın bağırsağını deşerler, oraya bir girdiklerinde dahada çıkmazlar. Bağırsak sapığıdır bunlar. En sevdikleri öpüşmektir. Öpüştükçe yumurtalarını bagırsağa yerleştirir ve sonra doğrar atarlar insanı. Bundan dolayı kaşıntı olur, çok kaşınırsınız. Bu tür Parazitlere bolca kaşıntı olduğunuzdan , nereye gitseniz kaşıntınız görünür. Peşinizi birakmaz, sülük gibidirler. Bir yapıştı ya, daha da ayrılmaz.

Tedavisi : Tüm aile üyelerine aynı ilacı içirerek, bağırmadan , cığırmadan, tatli söz etmeden , vurmak gerekir. Silahiniz yoksa , bıçak ilede doğranabilir. Bu tür parazitden başka kurtuluş yolu olmaz.

Korunma :
Bayanlar: Tırnaklara oje sürmeyiniz, süslenmeyiniz, mini etek dekolte açmayınız. En iyisi kara çarşafa bürürünüz.
Erkekler : Barlarda oturup kafayı çekmeyiniz, evli olmayınız, bekar iseniz çok parazitler ile bağırsak oyunu yapmayınız. Beğenilcem diye maskaralık yapmayınız. Fakirliğiniz ile övününüz.
Genel : Iç çamaşırlarınızı en çirkin şekilde giyininiz. Bu tür parazit iç çamaşırı hastasıdır, görünce , bağırsağa yakın olduğundan, iç çamaşırlarınızı sever. Halk dilinde SAPIK ta diyebiliriz.

2) Askarisler
Oksiyürlerden daha tehlikeli parazitlerdir. Boyları 1,80 ile 2,20 arasıdır. Yakışıklı, sportif, zengin, züppe, dolandırıcı, kendini bilmez, manyak, tacizci, eşşeksıpası gibi tiplerdir. Cazibelerine kimse dayanamaz. Dişi ve eril olabilirler, bazıları da hem dişi hem eril olabiliyor ( Tipik örnek Bülent Ersoy).Halk dilinde bunlara " Bağırsak solucanları" da denilir. Çiğ olarak yenilen her yemekte bulunurlar. Şişko insanlara pek bulaşmazlar. En sevdikleri insan tipi " Ince , selvi boylu, güçlü , yakışıklı" tiplerdir. Yumurtaları, larva olduktan sonra bağırsak duvarını deler ve kanınızı emmeye başlarlar. Bankanızda ne kadar hesap var, hesap yok silip süpürüp,iliğinizi , kemiğinizi alırlar. Beş parasız kalırsınız.

DIKKAT: Askarisler dönüp dolaşıp yine aynı yere gelirler. Yüzsüzdürler. Bağırsanızda çağırsanız da, " Senin kanını çok seviyorum" diye ayrılmazlar. Evinizin her tarafına köpek gibi işaret koyarlar. Asla ayrılmazlar. Bir bulaştı ise artık şansınız yoktur.Halk dilinde " Hapı yuttun " derler bu tür vakalara. Ama parazit bunuda dinlemez. Sapıktan daha da sapıktır ama çok kültürlü bir parazit olduğundan , sapıklığı pek anlaşılmaz.

Tedavi : Ilaçlarla yapılabilinir. Özel ilaç yaptırmaktan başka çareniz olmaz. Malzeme olarak : Altı kurşun, bir silah ( susturmalısı tavsiye edilir) bir asker bıçağı, ve suç ortağı. Vurup öldürmekten başka çareniz yoktur. Yalnız dikkat , öldürürken yumurtasını bağırsaklarınıza yerleştirmiş olmasın. Önce bir doktora gidilmesi tavsiye edilir.

Korunma: Oldukça şişman olmaya bakmak, güzel giyinmemek, parasız olduğunu aleme duyurmak. Zenginliğe gönül vermemek. Yakışıklığa aldanmamak. Var gücüyle sarımsak, soğan yemek. Bu tür Parazitler sarımsak soğan kokandan nefret ederler.

3)Çengelli Kurtlar
Bu parazitler sarıdan beyaza giden ten rengine sahiptirler. Boylari 1,20 başlar 2,50 kadar gidebilir. Yumurtaları pis sularda gelişir ( halk dilinde " sütü bozuk" diyede bilinir) , dolaysı ile pis sulardan içilmemesi tavsiye edilir. Pis suların olduğu yerlerden uzak durulması da, korunmak amacından yararlı olduğu görülmüştür. Genelde Tarikat, Cami, Kürsülerde, meclislerde bulunur bu şekil parazitler. Kendilerini masum gösterip, kurt olduklarını saklamaya çalışırlar. Ismide ordan gelmededir. Insanın kanını emerler. En çok kan emen bunlardır. Kanınız ile beslenip doyduktan sonra sizde halsızlık, güçsüzlük, yoksulluk, depresyon gibi hastalıklar bırakırlar. Sinir siteminizi alt üst ederler.

Tedavi : Dini Kurandan öğrenmek, mezhebi görüşlerden uzak durmak, bunları sorgulamak.

Korunma : Tarikat, cami, vaaz verilen yerlerden uzak durmak. Cübbelilerden, sakallılardan, cinci kılıklılardan uzak durmak, hatta görünce kaçmak ve asla eve almamak. Eve bir dadandılarsa artık kurtuluş yolu pek bulunmaz. Kendinize bir kuran eri bulun, kurtulmak için tek çaredir.

DIKKAT: Bazi Çengelli Kurtlar moderncilik abası altında iş görüyor olabilir.

Unutmayın, bağırsanızda bağırmasanızda parazitler yaşamaya devam eder.

ALLAH hepinizi parazitlerden koruması dileği ile hoşçakalın


Mustafa Çelebi

Okudunuğunuz yazı toplam 1012 kere görüntülenmiştir.


Yorumlar

Bu bloga henüz yazılmış yorum yazılmamış.


Blog'a yorum yazabilmeniz için üye olmalısınız.

Üye değilseniz üye olmak için tıklayın.


 
 • Diğer yazılarımdan bazıları

- Hocam , çaya iki şeker atmak ısrafmıdır? - Iki şeker atamazsın, bunca yoksul insan var , kafirmisin sen zındık!!! Bir şekeri bundan sonra camiye bağış yapacaksın, yoksa vallahülazim cehennemde yana...
22.10.2009 09:23:30 [ Din ]

Kalkmış bağırıyor kör olan gözler: - Güneş yoktur, yalan söylemeyin! Varsa niye göremiyoruz ?! diye Gözleri saş olanlar da , kendilerince körlere yol gösterme çabasındalar, onlar da bir yandan , s...
22.10.2009 09:26:22 [ Günlük ]

Hayat bir gemiye benzer. Koca denizin üzerin´de bazen müşterisiz kalkar, bazen tıklım tıklım dolu olur. Hangi limana varacağımız da belli değildir.Gah bu limana yelken açar, gah o limana yelken açarız...
24.10.2009 17:27:20 [ Din ]

Her birimiz aslında , kendi çapında, kendini anlatmaktan başka birşey için yaşamıyor. "Beni anlayan yok mu" haykırışı ile insanlara bağırıyoruz ama bu sessiz çığlık, sessiz bir haykırış olarak kalıyor...
22.10.2009 09:24:15 [ Günlük ]

Copyright 2008 - edebiyatdefteri.com - her hakkı saklıdır.