9 Aralık 2019 Pazartesi
E-mail adresiniz:  Şifreniz: Beni Hatırla
  DemAN
http://blog.edebiyatdefteri.com/deman/oku/4022/perperik-a-soe---gece-kelebegi------haydar-karatas 

 • Hakkımda


DemAN

 • Yazdığım Diğer Konular
Bilim (3)
Doğa (1)
Yaşam (8)
Haber (7)
İlişkiler (1)
İş Yaşamı (1)
Kültür-Sanat (6)
Teknoloji (1)
Hayvanlar (2)
Günlük (2)


 
Perperık-a Söe / Gece Kelebeği - HAYDAR KARATAŞ
27.11.2010 09:49:52  [ Kültür-Sanat ]

Perperık-a Söe / Gece Kelebeği - HAYDAR KARATAŞ

KİTAP HAKKINDA

GECE KELEBEĞİ - PERPERIK-A SÖE



Perperık-a Söe / Gece Kelebeği, yazar Haydar Karataş'ın yayınlanan ilk roman
çalışmasıdır.

Yoksulluğu, acılı bir coğrafyayı, kapanmayan yaraları ve tarihin karanlığını bir çocuğun gözünden anlatan, çarpıcı bir roman...

Haydar Karataş'ın Gece Kelebeği - Perperık-a Söe adlı romanı İletişim Yayınları'ndan çıktı.

KİTABIN KÜNYESİ:


Adı Gece Kelebeği
Alt Lejant Perperık-a Söe
EAN 9789750507700
Fiyat 17,00 TL
Yayın No İletişim - 1478
Dizi Çağdaş Türkçe Edebiyat - 205
Sayfa 255
Baskı 1.Baskı Mayıs 2010, İstanbul
Yazar Haydar Karataş
Editör Belce Öztuna, Aylin Aydın
Kapak Suat Aysu
Uygulama Hasan Deniz
Düzelti Begüm Güzel



........Sonunda annemle kendimize daha güvenli bir yer bulduk.
Yeni evimiz bir söğütlüktü. Annem, meşe dallarını ve evden getirdiği bir palası da
yere sermişti. Bazı zamanlar gündüzleri de bu yeni yuvamızdan çıkmıyorduk.
Annem iki küçük dalı birbirine bağlayarak ince söğüt dallarından bir bebek ördü bana.
Çok güzel bir bebekti, yapraklardan elbiseler giydirdik. Otlardan saçlar taktık başına.
Tütün yaprakları gibi sararmış iki meşe yaprağından bir etek giydirdik bebeğimize.
Annem, benimle konuşur gibi bebeğimizle konuşuyordu.Bebeğe isim aradık.
Türkçe’de “Gece Kelebeği” anlamına gelen “Perperık-a Söe” ismini verdik. Bu ismi
neden verdiğimizi ben de bilmiyorum. Sanırım, bebeğimize giydirdiğimiz eteğin sarımsı
iki meşe yaprağının kelebek kanatları gibi durmasındandı. Annem bana anlattığı tüm masalları, artık Perperık-a Söe’ye anlatıyordu. Ve annem söğüt dallarından bu yeni
evimizde hep masallar anlattı. Masal anlatırken, Perperık-a Söe’nin annemi nasıl can kulağıyla dinlediğine bakar, şaşardım. (sf. 18)

.........Kumandan, “Çözün!” demiş, çözmüşler Çavdar’ı. Ne var ki, Çavdar
kalkmamış ayağa, şaşkınca etrafındaki jandarma çemberine bakmış. Bakıp durmuş kendisini görmek için birbirinin üstüne yığılmış asker kalabalığına. Sanki, o an etrafında dizilen jandarma alayı değil de, sıra sıra karlı dağlarmış. Sanki gökyüzünden bir insan kümesinin içine düşmüş de, düştüğü yerde öylece kalakalmış. Bir kıpırtı bekler gibiymiş. Etrafını çepeçevre sarmış bu asker yığınında bir kıpırtının olması için adeta yalvarıyormuş. Çıt yokmuş. Bulutlar dahi durmuş durduğu yerde. Dönüp, Doğık’a bakmış. Ne olur,
beni bu yalnızlığın içinde bırakıp gitme der gibiymiş. Musahibi Hüseyin’e bakmış. Kimse anlamamış ne düşündüğünü. Bakışları, soğuk karların kestiği çıplak ayağına takılmış.
Üstüne başına bakmış, göğsünden yarı yarıya kopmuş, öylece sallanan teneke
madalyasına gitmiş eli. Duymamış kumandanın emrini. Bir teneke gaz yağı dökülmüş tepesinden aşağı, hiç kıpırdamamış. Doğık’ın gözleri kararmış, Çavdar Hüseyin’in yere yayılmış siyah bir nokta gibi yitip gittiğini görmüş. Bir alev topu insan çemberinin içinde dönmüş, çığlıklar atmış, yer gök sarsılmış. Bulutlar birbirine girmiş. Dönmüş, alevden bir bulut kümesi nasıl dönerse gökyüzünde, öyle dönmüş. Bağırmış, “Ulan,” demiş, “ulannn...” İmdat istemiş. Alev almış bir gece kelebeği nasıl kendisini yakan ateşin etrafında
dönerse öyle dönmüş, yanık bir et kokusu almış Deşt Ovası’nı... (sf. 252)


Okudunuğunuz yazı toplam 1808 kere görüntülenmiştir.


Yorumlar

Bu bloga henüz yazılmış yorum yazılmamış.


Blog'a yorum yazabilmeniz için üye olmalısınız.

Üye değilseniz üye olmak için tıklayın.


 
 • Diğer yazılarımdan bazıları

1)DÜNYANIN EN BÜYÜK ELMASI: Dünyanın en büyük elması nın adı nedir? Dünyanın en büyük elması olarak bilinen 191 karatlık Işık Dağı ya da Kuh-i Nur adıyla tanınan elmas Hindistan'da bulunmuştur ve bu...
17.8.2010 13:07:57 [ Bilim ]

Her şey 1492'de, Christoph Colombus'un Amerika ismini verdiği topraklara ayak basmasıyla başladı. Yeni bulunan kıta, hemen ardından Avrupa yerlilerinin istilasına uğradı. Görülmemiş bir katliam başlad...
6.8.2010 12:56:24 [ Yaşam ]

*Kendi dirseğini yalamanın imkansız olduğunu *Ördeğin vakvaklamasının yankı yaratmadığını ve bunu kimsenin açıklayamadığını *Dünyadaki fotokopi makinelerinde meydana gelen arızaların %23 ünün, mak...
14.10.2009 08:55:49 [ Yaşam ]

Maymuna döndü AFRİKA ülkesi Ruanda'da bir goril karnını doyurmak için alkol içeren bambu ağaçlarını fazla kaçırınca sarhoş oldu. 190 kg'lık Kwitondo'nun tıpkı sarhoş insanlar gibi komik hareketlerini ...
17.10.2009 18:48:49 [ Haber ]

Copyright 2008 - edebiyatdefteri.com - her hakkı saklıdır.