25 Mayıs 2012 Cuma
E-mail adresiniz:  Şifreniz: Beni Hatırla
  sır
http://blog.edebiyatdefteri.com/sir/oku/1524/hakîkî-âsik-odur-ki!--- 

 • Hakkımda


sır

 • Yazdığım Diğer Konular
Yaşam (10)


 
Hakîkî Âşık Odur Ki!...
01.02.2009 13:12:36  [ Yaşam ]

Hakîkî Âşık Odur Ki!...



Celâdet ve adaletin timsâli Yavuz Sultan Selim (rahmetullahi aleyh), Mısır Seferi’nden sonra fethettiği beldede adâlet ve otoriteyi tesis için, bir süre kalmak ister. Bunun için hazırlıklar yapılır ve padişahın otağ-ı hümâyunu kurulur. Sultanın çadırını temizlemekle vazifeli kadınlardan biri, akşamları çadıra dönen Yavuz’u o gün ilk defa yakından görür ve o andan sonra onun sevgisiyle yanmaya başlar. Zamanla bu sevgi, bir sevdâ olur Mısırlı kadının yüreğinde. O, düştüğü derdin çaresizliğini bilir; fakat bununla birlikte çâre aramaktan geri durmaz.

Bir cuma günü Koca Yavuz çadırdan çıktıktan sonra bir tanıdığına yazdırdığı kâğıdı, sultanın yastığının yanına iliştiriverir. Kâğıtta; ‘Derdi olan neylesin?’ yazmaktadır. Sultan, gece istirahatına çekildiğinde yastığının yanında bulduğu kâğıtta yazılı bu ümitsiz cümleye, bir karşılık yazıp yastığının altına bırakır. Kadıncağız sabah, ‘Acaba sultan cevap yazdı mı?’ heyecanıyla -belki de biraz ümitle- yastığın altına bakar ve kâğıdının arkasına bir şeyler yazılmış olduğunu görür. Sırdaşına okuttuğu bu notta, ‘Derdi olan söylesin!’ yazmaktadır. Kadıncağız en azından derdini anlatabileceği düşüncesiyle biraz da olsa sevinir, ümitlenir bu cümleyle. Fakat padişahın celâdeti onu korkutmaktadır. ‘Şîrlerin pençe-i kahrında lerzân olduğu’ Koca Yavuz’a böyle bir şey söylemek kolay mıdır?!.. Bu defa kadın, ‘Korkuyorsa neylesin?’ yazılı bir kâğıt bırakır sultanın yastığının altına ve ertesi günü sabırsızlıkla bekler. Ertesi sabah yine yastığın altına heyecanla bakar; sultanın kaleminden çıkan, ‘Hiç korkmasın, söylesin!’ yazısını görünce kadının ümidi biraz daha artmıştır. Hiç olmazsa kendini yakıp kavuran derdini söyleyecek, kabul görmese de, derdinden bir nebze olsun kurtulacaktır. Kadıncağız bütün cesaretini toplayıp akşam sultanın gelme vaktinde çadırın girişinde bekler. Birazdan Koca Yavuz, bütün haşmetiyle görünür; hâlinden, duruşundan kadının kendisine bir şeyler söylemek istediğini fark eder:
-‘Söyle!’ der kadına. Edeble el-pençe duran kadın titremeye başlar ve dizlerinin bağı çözülür. Padişah gür sesiyle ikinci defa:
- ‘Söyle!’ deyince, kadın, heyecanından sadece;
-‘Efendim!’ der ve gerisini getiremez; Koca Sultan’ın celâdetinden duyduğu heyecanla yere yığılır ve ruhunu oracıkta Rabb’ine teslim eder. Herkesi bir telâş ve heyecan sarsa da, gözler Koca Yavuz’dadır. Meseleyi günlerdir hisseden Yavuz’un bu tablo karşısında yüreği yanar, gözleri dolar ve şöyle der:
-‘Hakîkî âşık odur ki, sevdiği uğruna kalbi dursun!”


(Alıntı...)

Okudunuğunuz yazı toplam 128 kere görüntülenmiştir.


Yorumlar

Bu bloga henüz yazılmış yorum yazılmamış.


Blog'a yorum yazabilmeniz için üye olmalısınız.

Üye değilseniz üye olmak için tıklayın.


 
 • Diğer yazılarımdan bazıları

Ünlü dil, edebiyat ve şiir bilgini Asmai (ö. 831) Basra çarşısında rastladığı köylü bir kadına sorar: - Siz aşkı nelerden ibaret sayarsınız? Kadın şöyle cevaplar: - Sarılma, bağrına basma dokunma ...
31.01.2009 22:53:16 [ Yaşam ]

Rivayetlerde Şeyh Şüca'nın talebeleri gibi gösterilen onun gıyabında kuzusunu kesip yedikleri için şeyhin bunları sorguya çekip "Kim kesti?" sorusuna Kemal Ümmî'nin; "Kim yüzdü?" sorusuna da Nes...
30.01.2009 04:01:03 [ Yaşam ]

-Üçüncü ve sonuncu bölüm...- Pervâne sâdık bir âşıktır. Tek bir ışık etrafında döner durur ve kendini yok eder. Onun yok oluşu, 'Vahdet' yolundaki dervişin hâline benzer. Işık ilâhî aşk, pervâne is...
06.02.2009 17:11:11 [ Yaşam ]

Aşk... Bedel... Baş... Kıskançlık... Ve ölüm... Bir gece Mevlânâ ile Şems sohbet ederlerken kapı vurulmuş, dışarıdan kalabalık bir güruh: -”Şeeeems dışarı çıııııkkk!” diye bağırmıştı. ...
30.01.2009 22:51:17 [ Yaşam ]

Copyright 2008 - edebiyatdefteri.com - her hakkı saklıdır.