25 Mayıs 2012 Cuma
E-mail adresiniz:  Şifreniz: Beni Hatırla
  sır
http://blog.edebiyatdefteri.com/sir/oku/1514/ask-sehidi;-nesîmî--- 

 • Hakkımda


sır

 • Yazdığım Diğer Konular
Yaşam (10)


 
Aşk Şehidi; Nesîmî...
30.01.2009 04:01:03  [ Yaşam ]

Aşk Şehidi; Nesîmî...

Rivayetlerde Şeyh Şüca'nın talebeleri gibi gösterilen onun gıyabında kuzusunu kesip yedikleri için şeyhin bunları sorguya çekip "Kim kesti?" sorusuna Kemal Ümmî'nin; "Kim yüzdü?" sorusuna da Nesîmî'nin "Ben" demeleriyle onlara "İnşaallah siz de öylece öldürülürsünüz." intizarında bulunduğu ve bilahere bu duanın tahakkuk ettiği anlatılır...

Bu işin sebeb boyutu... Bizim niyyetimiz tahakkuk eden hadisenin duyurulması... Şöyle ki; bir mânâda Hallac'ın kaderdaşı olan Nesîmî, yazdığı şiirler ve söylediği sözler sebebi ile Halep şehrinin din âlimlerinden oluşan bir heyet tarafından sorguya çekilir. Ve zamanın kadısı tarafından derisi yüzülerek katline hükmedilir.

Rivayet ederler ki (Nesîmî'nin) derisi yüzülürken çok kan akmış ve rengi sapsarı olmuştu. Sordular:
-Niçin yüzün sarardı? Nesîmî cevap verdi:
-Ben aşk fecrinde doğan âşıklık güneşiyim; elbette güneş batarken sararır.
Onun idamına fetva veren müftü, derisi yüzülürken, sağ elinin baş parmağını sallayarak hışımla:
-Bunun, diyormuş, kanı da pistir. Değdiği uzvun kesilmesi gerekir.
Tam o sırada Nesîmî'nin bir damla kanı müftünün sallanan parmağına sıçramış. Tabiî müftü kendi fetvası hilafına yalnızca yıkamakla yetinmiş. O sırada kanlar içinde olan Nesîmî şu beyitle başlayan gazelini söylemiş:

Zahidin gör parmağın kessen dönüp Hak'dan kaçar
Gör bu miskin âşıkı ser-pâ soyarlar ağlamaz

Ve yine derler ki Nesîmî, derisini sırtına vurarak yürüyüp gitmiş. Kimsecikler peşine düşmeye cesaret edememişler. Ancak akşam olduğunda Halep şehrinin surlarında mevcut 12 ayrı kapıda bekçilik yapan 12 ayrı muhafız, onun kendi kapısından şehri terk ettiğini iddia ederek diğerlerini yalancı saymışlardır.



(İskender Pala'nın Kırklar Meclisi isimli eserinden sadeleştirilmiştir...)

Okudunuğunuz yazı toplam 190 kere görüntülenmiştir.


Yorumlar

Bu bloga henüz yazılmış yorum yazılmamış.


Blog'a yorum yazabilmeniz için üye olmalısınız.

Üye değilseniz üye olmak için tıklayın.


 
 • Diğer yazılarımdan bazıları

-Üçüncü ve sonuncu bölüm...- Pervâne sâdık bir âşıktır. Tek bir ışık etrafında döner durur ve kendini yok eder. Onun yok oluşu, 'Vahdet' yolundaki dervişin hâline benzer. Işık ilâhî aşk, pervâne is...
06.02.2009 17:11:11 [ Yaşam ]

-Birinci bölüm- "Aşk odu evvel düşer ma'şûka andan âşıka Şem'i gör ki yanmadan yandırmadı pervâneyi" Fuzûlî Biri pervaneye şu sözleri söyledi: 'Ey ufacık böcek, minicik kanatlı ha...
05.02.2009 13:06:46 [ Yaşam ]

Bir gün bir âşık sevgilisinin kapısını çaldı. Sevgili içerden seslendi: -"Kapıyı kim çalıyor, kim o!" Âşık: -" Benim, ben!..." deyince, sevgilisi ona: - "Git buradan!... Sen henüz olgunlaşmış değil...
03.02.2009 22:16:19 [ Yaşam ]

Celâdet ve adaletin timsâli Yavuz Sultan Selim (rahmetullahi aleyh), Mısır Seferi’nden sonra fethettiği beldede adâlet ve otoriteyi tesis için, bir süre kalmak ister. Bunun için hazırlıklar ...
01.02.2009 13:12:36 [ Yaşam ]

Copyright 2008 - edebiyatdefteri.com - her hakkı saklıdır.