| • Hakkımda |
|
serdal şahiner
|
|
|
ankara
üçgünlük bir seyahat için ankaraya gittim,sabah saat yedi sularında ankara otogarına indim ,oldukça bakımsız ve disiplinsiz çıgırtkanların cirit attıgı düzenin ve güvenlgin olmadıgı ankaraya yakışmıyan bir görüntü... aşti den trenle kızılaya geçtim,kızılayında bindokuzyüz yetmişlerdeki havası kalmamış... bu şehri arasıra yoklamış olan gökdelen vari bir kaç bina dikatimi çekti bunlardan biri büyükşehir belediye binası ..bazı merkezi yerlerde dikat çeken binalarsa askeri ordu evleri...başkent ögretmen evinde bir memur emeklisi olarak geceyi geçirtmek istedim..yer yoktu.. bende gazi hastanesinin arkasındaki uygulama oteline gittim... ankarada puslu bir akşam bizi bekliyordu.. ertesi gün işlerimi bitirip ankarayı kendi haline bıraktım..ankara bende agır bir devlet mekanizması havası verdi..birileri devlete kapagı atmış ömür geçirtiyor gibi..bunu ankara kızılaydaki simit satıcısı kardeşimde anlıyamaz bende anlıyamıyorum.. bir tavsiye üzerine tren garına gittim,niyetim eskişehire bir kaç saatlik bir konaklama ve orda okuyan kızım şirini görme,dogrusu başkent ekspresine bilet aldıgımda böylesi sıcak bir yolculuk yapacagım aklıma gelmezdi.bakımlı hanım kondektörler sıcak bir tren hoş bir seyahat...devlet demir yolları dogrusu takdirimi kazandı yol boyu hızlı tren güzergahı dikatimi çekti ,benim bu hoşnutlugumda belki rahmetli babamın diyarbakır devlet demir yollarındaki yol atelyesinde çalışmışlıgının bir etkisi vardır.. bu arada eskişehir yolculuguma başlamadan ankarada bir iki yayın evini dolaştım elimde şiirlerim ve yazılarımın kopya cd si...kendimce kitlelere ulaşmanın yoluna baktım... ankara bu şehirin simgesi olan gençlik parkı dizayn ediliyor...ama yinede ankarada bir şeylerin eksigi var...... bir otobüs yolculugu ve bir tiren yolculugu..dogrusu tren yolculugu daha keyfliydi.. şiirlerim ve ben kendimizce arkadaş..yine alanyanın yolunu tuttuk..öyle olmalıydı... ankarayı kendi haline bıraktık ..tüm eksik sevilmiş yaşamlarını selamlayıp.ayak izlerimizi ankarada bıraktık.
|
Okudunuğunuz yazı toplam 319 kere görüntülenmiştir.
|
|
02 Mart 2009 Pazartesi 15:12:22
Can kardeşim ,yazını okudum da biraz hüzünlendim biraz da kırıldım mı desem bilmiyorum.Hüzünlendim çünkü "kitlelere ulaşmanın yollarında sonuçsuz kaldığına.(Düşünüyorum da "Edebiyat Defteri"sitesinde birbirlerimize yeteriz..)Kırıldım,başkentimizin kültürel etkinliklerini görmediğinize.Bir de başkentimiin memur şehriolduğu gerçeğini yadsıdığınıza...Ben de nedense gittiğimde İstanbul metropolinden sıkılıyorum.İnadına o kadar da seviyorum.Cümleyi şöyle bağlamak istiyorum."her çöplük,içinde yaşadıklarına farklı güzeldir..."saygılarımla...
|
|
|
Blog'a yorum yazabilmeniz için üye olmalısınız.
Üye değilseniz üye olmak için tıklayın.
|
|