21 Temmuz 2019 Pazar
E-mail adresiniz:  Şifreniz: Beni Hatırla
  şair67
http://blog.edebiyatdefteri.com/sair67/oku/5739/diktatorluk-nedir? 

 • Hakkımda


şair67

 • Yazdığım Diğer Konular
Alışveriş (2)
Bebek (4)
Bilim (2)
Doğa (5)
Eğitim (12)
Ekonomi (6)
Yaşam (422)
Haber (35)
İlişkiler (27)
İş Yaşamı (1)
Kültür-Sanat (62)
Mutfak (1)
Moda (1)
Çocuk (9)
Hayvanlar (1)
Günlük (82)
Finans (1)
Din (11)
Şehir (1)
Üniversite (2)


 
DİKTATÖRLÜK NEDİR?
29.3.2017 13:45:18  [ Eğitim ]

DİKTATÖRLÜK NEDİR?

Diktatörlük nedir?

Bir ülkenin kayıtsız, şartsız olarak bir tek kişi tarafından idare edilmesidir. Anayasa üstünde bir kudretle bir memlekete hakim olan şahsa da diktatör denir. Eski Roma cumhuriyetindeki fevkalade selahiyetli yüksek memurlar bu unvanla anılırdı. Ancak bu diktatörler fevkalade hallerde senatonun daveti üzerine konsüller tarafından seçilirdi. Roma diktatörleri yalnız İtalya'nın içinde ve 6 aydan fazla olmamak üzere iktidarı ellerinde bulundururlardı.
Günümüzdeki diktatörlük de yine fevkalade şartlar altında devletin İdaresini ellerine almakta, fakat bir defa İktidarı ele aldıktan sonra yerlerini bırakmamaktadırlar.-Bu bakımdan, eski diktatörlere benzemezler. Mesela İtalya'da Benito Mussollni, Almanya'da Adolf Hitler, Küba'da Castro, İspanya'da Franko da halkın haklarını korumak maksadıyla iktidara gelmiş, sonradan hürriyetleri kısarak mutlak bir idare kurmuşlardır. Rusya'daki komünist diktatörlüğü de böyledir. Önce geçici olduğu ilan edildiği halde, sonra Stalin'in şahsında yerleşip kalmıştır.
Diktatörlük otokratik yönetim şeklidir. İdare bir diktatör, otoriter parti ya da oligarşik grubun elindedir. Gücü elinde toplamış birey ya da grubun örnekleri Roma Cumhuriyeti’ne dayanır. Dünyanın diğer bölgelerinde despotluk ve monarşi halihazırda süregelen yönetimler olduğundan diktatör nitelendirmesi yapılamaz. Güç zaten bir grubun elindedir. Fakat cumhuriyet olarak kurulan Roma Devleti’nde zorla gücü elde eden diktatörler olmuştur. Jül Sezar cumhuriyeti imparatorluğa dönüştürmüştür. Sonra diktatörlük artmıştır. Günümüzde dünya siyasetinin önemli bir kısmı diktatörlerce şekillenmiştir.
Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nde Josef Stalin idaresi diktatörlüğün önemli bir örneğidir. Çin Halk Cumhuriyeti’nde Mao Zedong gibi diktatörler: tam otoriter bir yönetim kurmuşlardır. On milyonlarca insan demografik müdahaleler ve soykırımlarla yok olmuştur. Halen görevde olan onlarca diktatör vardır. Bazen diktatör nedir sorusuna kısaca “yönetilenlerin rızası olmadan yönetmek” tanımı getirilir. Demokrasinin zıttı olduğu savunulur. Bu bazen doğrudur ancak demokrasiyi sömürerek ya da devrim yapmak adında diktatörlükler kurulduğu çokça görülmüştür. Günümüzde diktatörlük demokrasiyi, halk gücünü ve politikayı istismar etmiş idareciler için sıkça kullanılmaktadır.
Kişi diktatörlüğü
Devlet içinde tüm yetkileri kendi elinde tutup en üst düzeyde bulunan yöneticidir. Bu kişi aynı zamanda partisininde mutlak lideri olup dışişleri bakanlığı ve orduda başkomutanlık yapabilir. Tek parti rejimi vardır. Bu tür dikatörlüklerde demokrasiden asla söz edilemez. Katı bir liderlik ilkesi vardır. Bu diktatörlük çeşidi daha çok faşizm'de görülmüş olup bu diktatörlük çeşidinde en çok ünlenmiş olan kişi Adolf Hitler'dir.
Parti diktatörlüğü
Devletin idaresinin ve her türlü yetkinin tek bir parti elinde bulunmasıdır. Tek parti rejimi vardır. Bu diktatörlük çeşidinde de demokrasiden söz edilemez. Partinin başında otoriter bir lider olabileceğinden kişi diktatörlüğüne benzeyebilir. Daha çokkomünizm'de görülmüştür ve bu diktatörlük rejimini sıkı sıkıya uygulamış ve en çok ünlenmiş kişi Josef Stalin'dir.
Askeri diktatörlük
Devlet idaresinin orduda bulunmasıdır. Bu tür yönetimlere cunta adı verilir. Siyasi partiler bulunmaz, bulunsa bile ordu kontrolünde varlığını sürdürür. Askeri yönetimlerin başına geçmiş kişiler genellikle yönetime darbe yoluyla gelmiştir. Bu diktatörlük çeşidini uygulayan en ünlü kişiye Francisco Franco örnek verilebilir.
Müşfik diktatörlük
Müşfik diktatörlük otoriter bir liderin sadece kendi kişisel çıkarına veya nüfusun sadece küçük bir bölümünün yararına değil de toplumun bütününün faydasına bir politika izlediği hükümet şeklidir. Müşfik ve hayırsever bir diktatör referandumlar yoluyla bazı demokratik kararların alınmasına izin verebilir. Çoğu diktatör rejim kendini daima hayırsever olarak gösterir ve demokratik rejimleri sürekli olarak dağınık, verimsiz ve bozuk olarak gösterme eğilimi içerisindedirler. Napolyon Bonapart, Fidel Castro, Josip Broz Tito, Ho Chi Minh gibi bazı liderler müşfik diktatörler olarak vasıflandırılırlar.

Ali Cemal AĞIRMAN










Okudunuğunuz yazı toplam 582 kere görüntülenmiştir.


Yorumlar

Bu bloga henüz yazılmış yorum yazılmamış.


Blog'a yorum yazabilmeniz için üye olmalısınız.

Üye değilseniz üye olmak için tıklayın.


 
 • Diğer yazılarımdan bazıları

BAK HELE Asaletimi, özümü, medeniyetimi Cesaretimi, faziletlimi beğenmezmiş Sorgularmış Benim gideceğim, menzile gidemezmiş Aleviyim diye, helâl lokmamı Allah için dağıttığım adağı yemezmiş ...
8.10.2016 17:39:09 [ Günlük ]

HER HAYATIN BİR BEDELİ VAR Bugün gönlüm çekiyor, gam ile zar. Yüreğim yangınlarda, yangınlarda yüreğim Ey nazlı, ey edalı, ey sancılı yar Seninle yaşarım ancak ve ancak, yaz ile bahar Bu gönül...
7.7.2012 03:25:29 [ Yaşam ]

SENSİZLİK İÇİMDE SENSİZLİK YÜREĞİMDE SENSİZLİK !!.......... BEYNİMİN DERİNLİKLERİNDE SENSİZLİK DİLİMDE SENSİZLİK!!!.............. PATLAYAN BİR YANAR DAĞ MİSALİ LİME ,LİME YANAN YÜREĞİMDE S...
10.8.2008 04:28:09 [ Yaşam ]

El âlem bir eli yağda, bir eli balda El etek öpüyor zengin, burnu havada Gariban ekmek bulamazken O havyar, istiridye kavuruyor tavada Bir lokma ekmek, bir hırka için Irgat gibi çalışıyoruz İşim...
29.9.2016 16:42:54 [ İş Yaşamı ]

Copyright 2008 - edebiyatdefteri.com - her hakkı saklıdır.