21 Ocak 2020 Salı
E-mail adresiniz:  Şifreniz: Beni Hatırla
  şair67
http://blog.edebiyatdefteri.com/sair67/oku/5689/siir 

 • Hakkımda


şair67

 • Yazdığım Diğer Konular
Alışveriş (2)
Bebek (4)
Bilim (2)
Doğa (5)
Eğitim (12)
Ekonomi (6)
Yaşam (422)
Haber (35)
İlişkiler (27)
İş Yaşamı (1)
Kültür-Sanat (62)
Mutfak (1)
Moda (1)
Çocuk (9)
Hayvanlar (1)
Günlük (82)
Finans (1)
Din (11)
Şehir (1)
Üniversite (2)


 
ŞİİR
30.1.2017 00:54:27  [ Kültür-Sanat ]

ŞİİR

Şiir

Şiir; düşlerimizi, özlemlerimizi, düşüncelerimizi, duygularımızı kullanarak sözcükleri ortaya koyma biçimidir. Elle tutulmaz, gözle görülmez, sadece hissedilir.

Şiir sanat akımları içerisinde de en büyük yeri kaplar. İçinde sanatı, duyguyu, matematiği, müziği, estetiği olan geniş bir yelpazedir. Düz bir cümleye farklı anlamlar katarak kendine has ve eşsiz bir dil oluşturur. Bu dil yazan her kişiye göre değişebilir. Ölçü kullanmak isteyebilir, serbest yazmak isteyebilir, kafiye kullanmak isteyebilir vs. Dizeleri belirlemek ve şekline karar vermek yine yazan kişiye bırakılır. Aynı duyguyu anlatan binlerce eser ortaya çıkabilir. Fakat değişik kelime kullanımı ve şairin yeteneklerine göre, mısra dizilişi, kafiye kullanımı, yinelemeler, içindeki ritim ile hiçbiri birbirinin aynısı olmaz. Çünkü şiirin sahibi, yani şairi bu şekilde kendi imzasını atmış olur.

Günümüzde değerlendirildiğinde dizelerden oluşmasının dışında, düz metin şekliyle yazılması yaygınlaşmaktadır. Önemli olan tanımını ifade eden eserlerin şiirsel dili, diğer gündelik dili ile birbirinden ayrılmaktadır. Okunurken de şiirsel ses tonu ve yüksek söyleyişten ibaret klasik modernizm ile kendini ortaya koyar. Belirli bir amacı olan, tepkiyi, seslenişi, mesajları ifade ederken kullanılan dil ve yazım kurallarını kaybetmeden, ritim kurgusu ile birçok edebi biçimi içine katarak asıl sanatını burada icra etmektedir.
Şiirde neyin söylendiğinden çok, nasıl söylendiği önemlidir. Dikkati asıl çeken şey budur. Valery bu konuda şöyle bir örnek vermektedir. “Yürümek ile dans etmek aynı şey midir? Gündelik dil ile şiiri birbirinden ayıran özellikte böyledir. Nasıl ki, yürümek insanın bacak ve gövdesini çalıştırıyorsa, bu eylem kendi amacının dışında oluşur. Fakat dans etmekte oluşan eylem, amacın kendisidir.”
Şiir oldukça köklü bir tarihe uzanır, Sümerler ile başlar. İlk şiirler de Çincede halk şarkılarından, destanlardan ortaya çıkmıştır. Yirminci yüzyılda ise çok daha fazla dikkat çekmektedir. Bu zaman zarfı içinde yerini bulmuş, şeklini oluşturmuş, amacına karşılık özelliklerini belirlemiştir. Kendi içinde didaktik, dramatik, epik, lirik, pastoral, klasik ve modern şiir örnekleri ile farklılık oluşturmaktadır.

Okudunuğunuz yazı toplam 455 kere görüntülenmiştir.


Yorumlar

Bu bloga henüz yazılmış yorum yazılmamış.


Blog'a yorum yazabilmeniz için üye olmalısınız.

Üye değilseniz üye olmak için tıklayın.


 
 • Diğer yazılarımdan bazıları

İNSANLIK HIZLA İRTİFA KAYBEDİYOR Günden güne insanlık, irtifa kaybediyor. Asalet, öz, bilgelik, cesaret, vicdan yok oluyor. Güneşle sevişmekten, insanlık korkuyor. Karanlığa sığınıyor, karanlıkt...
14.6.2012 03:49:11 [ Yaşam ]

TÖRE KOKAN YÖRE Yürek yaralanmış yazıyor Kanayan yaraya neşter atıyor Attıkça neşteri, göz yaşları akıyor Kanayan yaraya, Damla, damla karışıyor Bu dert kanayan yüreklerin derdi Bu d...
19.10.2008 21:28:16 [ Yaşam ]

BAYRAM GELMİŞ SEYRAN GELMİŞ NEYİME Yüreğim bom boş, Canım acıyor Gözlerim uyku tutmyor Kan damlıyorsa yüreğime Bayramdan Seyrandan bana ne Ne elimi tutan Bir sıcak el var Ne bana özl...
4.1.2011 20:16:03 [ Yaşam ]

YİNE___________YIKILDIM!!!. ------------------------Çirkin sen burada dur, ben güzeli arayayım ---------------------Şayet bulamaz isem, sen bil ki ,benimsin misali --------------Beni gözlerimle...
23.1.2009 21:14:24 [ Kültür-Sanat ]

Copyright 2008 - edebiyatdefteri.com - her hakkı saklıdır.