20 Kasım 2019 Çarşamba
E-mail adresiniz:  Şifreniz: Beni Hatırla
  esinbayram
http://blog.edebiyatdefteri.com/sair67/oku/4459/dunde-kalan-yarina-yetisemeyenlerden-degilim-ben 

 • Hakkımda


esinbayram

 • Yazdığım Diğer Konular
Yaşam (2)
Şehir (1)


 
dünde kalan yarına yetişemeyenlerden değilim ben
15.9.2012 06:26:41  [ Yaşam ]

dünde kalan yarına yetişemeyenlerden değilim ben

DÜNDE KALAN YARINA YETİŞEMEYENLERDEN DEĞİLİM BEN
Öyle anlar oluyor ki bir daha yaşayamayacağımızı bilsekte keşkeleri dilimizden düşüremiyoruz. An olsa kaybolsak gitsek derken, an olsada herkese kendimizi göstersek derdindeyiz.
Bizim kendimizle derdimiz nedir? Kişisel gelişim dersi niteliğinde bir yazı olmayacak benim bu yazım. Sadece ama sadece farkındalık aşılamak istiyorum size.
Eylül ayı hüzünlüdür benim için. 7 yıl önce çok değerli arkadaşımı kaybettim kanser belasına.
Ve ne gariptir ki yine bir Eylül gününde başka bir arkadaşımın daha bu illet hastalığa kapıldığını öğrendim. Onu ziyaretlerimden birinde konuşuyorduk. Esin beni bu kadar sık ziyaret etmene gerek yok ki dediğinde benim verdiğim cevap onun rehberi olmuş. Ben ona dedim ki; arkadaşım dünde kalan bişi yok ki, yarına telaşa gerek yok. Eee o zaman bugünü niye dolu dolu yaşamayayım. Ben seni görmek istiyorum ve görüyorum o kadar.
Dedim dedimde sonra kendimi sorgulamaya başladım. Ve anladım ki ben dolu dolu yaşıyorum. Dolu dolu yaşamak için de kendimi sevmek gerektiğinin kendimi doyurmam gerektiğinin bilinciyle yaşıyorum.
O kadar çok sorumluluk almışız ki üzerimize. İşte kariyer, evde iyi bir anne, iyi bir aşçı, iyi bir hizmetçi, iyi bir eş olma arzusuyla yanıp tutuşurken biz, hayat uçup gitmiş, zaman bizi geleceğe götürmüşde biz görememişiz. O hasretle beklediğimiz gelecek gelmişte geçiyor bile.
İlkokul çağlarında, büyüsem lise okusam üniversite okusam isteği, üniversite de ise iyi bir iş bulsam çalışsam kariyer yapsam. Biz bayanlar için kariyerde yaparım çocukta, erkekler ise çok para kazanayım ailemi geçindireyim derdine düşüyorlar. Tamam, kabul hepsi oldu hadi bir de çocuk eklensin o güzel tabloya.
Ya sonra; avucumuzdan hangi hayalleri kanatlandırdık sayan oldu mu hiç. Geleceğimiz olan çocuklarımız için nelerden vazgeçtik biz. Aman okusun adam olsun, iyi bir eğitim alsın, her şeyi olsun olsunda zaten onlar bizim geleceğimiz, biz o zaman niye düşünürüz onları bu kadar. Para verdik te adam mı oldu. Ben bakımdan ve dış ihtiyaçtan söz etmiyorum. Ya iç ihtiyaçları…
Biz doyamadıysak, hayallerimiz yarım kaldıysa ne öğretebiliriz ki onlara. Hayalleri yarım bırakmayı mı, yoksa para kazanmayı mı? Tercihi işte burada biz ebeveynler yaparız. Onlara hayatı sevmeyi ne kadar öğretiyoruz biliyor musunuz. Bizim umut ettiğimiz kadar değil yaşayabildiğimiz kadar.
İşte ben yaşıyorum hayatı, içine çeke çeke, her anını yaşayarak, çiçeğin içimde mutluluk yaşatacak şekilde kokluyorum. Anlarımı beni mutlu edecek şekilde yaşıyorum. Saygımı koruyorum ben. Kendime saygım için de hep ben oluyorum bana ve size karşı.
7 yıl önce kaybettiğim arkadaşım gösterdi bana bunu. Ne zaman öleceğini bilse de ölmeyecekmiş gibi yaşamak istedi, yaşadı ve hala biz onu hatırladığımızda naçizane gözümüzün önünde onun kocaman gülümsemesi varsa ve onun her anını mutlu hatırlıyorsak işte bize mutluluk veren budur ve biz onu hala örnek alıyoruz.

Okudunuğunuz yazı toplam 655 kere görüntülenmiştir.


Yorumlar

15 Eylül 2012 Cumartesi 14:41:41
Arif içten sıcak sağanak bir paylaşım
Asil dost sizi ve asil dobra yüreğinizi candan kutladım
iyiki varsınız
Daimdir saygılarım selamlarım

Blog'a yorum yazabilmeniz için üye olmalısınız.

Üye değilseniz üye olmak için tıklayın.


 
 • Diğer yazılarımdan bazıları

Alacası dışındadır Ağrı Dağının, insanın içindeki alacalık gibi değil, apaçık meydandadır hüznü, acısı, gerçeği, derinliği, heybeti ve sevinci. Ben bir Bursalı olarak küçüklüğümden beri o kadar Ağrı...
15.9.2012 06:22:00 [ Şehir ]

Gözleri çakıl taşıydı onun İçinde yaşattığı hiç büyütmediği bir çocuğu vardı. İyi ki hiç büyütmedi onu çakıltaşı Hayat o kadar acımasızken o direndi, oynadı hayatının tiyatrosunu Hani derler ya ha...
15.9.2012 06:24:12 [ Yaşam ]

Copyright 2008 - edebiyatdefteri.com - her hakkı saklıdır.