18 Ağustos 2019 Pazar
E-mail adresiniz:  Şifreniz: Beni Hatırla
  şair Yusuf Değirmenci
http://blog.edebiyatdefteri.com/sair-yusuf-degirmenci/oku/4654/koyun-gururu 

 • Hakkımda


şair Yusuf Değirmenci

 • Yazdığım Diğer Konular
Yaşam (1)
İlişkiler (1)
Kültür-Sanat (12)
Hobi (1)


 
KÖYÜN GURURU
6.4.2013 02:24:51  [ İlişkiler ]

KÖYÜN GURURU

KÖYÜN GURURU

Yunus yalın ayak orak tarlasında gün boyu tırmık çekmekle kalmamış ahırdaki hayvanları kırlarda otlatmış,. eylül ayı gelmiş okullar açılmıştı.Artık yunus okula gitmek için hazırlıklara başlamıştı. Hazırlık denince sakın siyah önlük beyaz yaka alındı sanmayın gündelik elbisesi üzüm sandığından yapılma çantası,iki defter bir kalem ve bire elden düşme okuyacağı kitabı tamamlanıştı.
. Yalın ayak oluşu umurunda değildi köyün çocukları öğretmenin kızı hariç hep aynı şekilde okula geliyordu.aylar sonra kış mevsimi gelip çatmıştı ayakları üşüyordu. Şimdi bir ayakkabıya çoraba ihtiyacı vardı. Annesi koyun yününden çorap örmüştü amma ayakkabısız giyemiyordu,
Hep babasının gözüne bakıyordu, oturduğu sedirden ayaklarını gör dercesine sallıyor, baba anlamazlıktan geliyordu. çünkü yakkabı alacak parası yoktu..
Sabah erkenden kaldırılmıştı yunus.. O gün okula gitmesi gerekiyordu, penceren bir baktı ki gece kar yağmış sokaklarda yürünecek hal kalmamıştı.Anne kar yağmış ben nasıl okula gideceğim diye bağırdı . yunusu kimse duymazdan geldi
Annesi sofrayı kurmakla, babası ahırdan yeni çıkmış elimi yıkamakla meşguldü.Bu arada annesi haydi sofra hasır diye seslendi Herkes yer sofrasının etrafında daire şeklinde yerini almıştı. Ortada kocaman bir çorba sahanı içinde beyaz renkli ayran katılmış yarma çorbası vardı. Kim kaşığını fazla getirir götürürse o kadar çok yiyebilirdi çorba tasına kaşıklar yarışır şekilde dalarken hasan çavuş diye bir ses geliyordu merdivenlerden. bu tanıdık bir sesti köy bekçisinin sesiydi
Hasan çavuş (askerde çavuştu) sofra başında oturduğu yerden köy bekçisi tam bu sırada oda kapısından içeri girmişti.hasan çavuş gel kizir(tellal) halis gel kaynanan seviyormuş sofraya buyur diye seslendi. Bekçi ise sağ ol acelem var bir yere daha uğramam lazım, ben muhtarın selamını getirdim bir ricası var sizden dedi.
...-- Yunusun babası hasan çavuş başını sofradan kaldırarak ne imiş muhtarın ricası diye sordu
-----bekçi kizir(lakabı) halis ziraaat bankasında görevliler gelecekmiş, kredi vereceklermiş malum kış günü, yol yok iz yok yaz olsa belki ceep falan gelebilirdi şimdi derbentteki şoseye kadar geleceklermiş, oradan bizim köye gelmeleri için at istemişler.
Muhtar selam söyledi hasan çavuş atını çocukların birsi ile gönderiversin dedi anda hasan çavuş büyüklerin işi var malum mal melal doyacak geriye Yunus kalıyordu oda hem küçüktü hem de okula gidecektir muhtar öğretmenden izin alsın atı derbende Yunus götürsün dedi.
------bekçi bir at daha göndereceğim korkmasın hemen arkasında yetişir kadirlerin oğlu götürecek diğer atı dedi ve ayrılırken de -- ben giderken öğretmene uğrarım muhtarın selamını söyle Yunusa izin alırım sen çocuğu ata bindir gönderiver diye söylendi..
Yunus ata bindirilmiş yola çıkartılmıştı, at sırtında arkasına baka baka derbent köyünün yanından geçen asvalt yola kadar gelmişti. at sırtında üşümüş, yere inmiş ısınmak için zıplayıp duruyordu. ikinci bir at hala gelmemişti. Tam bu sırada bir jeep yanında durdu, içinden iki kişi inerek yanına geldi ve saraycıktan at gelecekti sen mi geldin ,diğer at gelmedi mi biz iki at istemiştik diğeri nerde diye sorduklarında
---Yunus ezile büzüle birisini ben getirdim, Diğerinden haberim yok, Bekçi bize gelince göndereceğim demişti, gelmesi gerekiyordu amma ben görmedim o çocuk benden daha büyüktür belki gelmiştir de başka yerde duruyordur derbent köyünde tanıdıkları varsa oraya da gitmiştir bilmiyorum diye cevap verdi
bunun üzerine bankacılar birbirlerine dönerek birimiz gidelim diğerimizde köy muhtarlığında bekleyelim. Saraycığa giden bir at daha göndersin diye konuştuktan sonar uzun boylu olanı ben bekleyeyim dedi kısa boylu tıknazcasına Sen git bana da bir at gönder ben köy muhtarlığında bekleyeceğim at oraya gelsin dedi
Uzun boylu olan ata bindi. Yunus da arkasında yürüyordu bankacı çocuk gelebiliyor mu diye bir ara arkasına baktı ve yunusun yalın ayak olduğunu aynı zamanda da topalladığını gördü. İçi cız etmişti sen doğuştan mı toplasın diye sordu. Yunus ise hayır ben topal değilim ayağıma diken batmış orada iltihaplanmış basınca acıyor bu yüzden topallıyorum deyince bankacı dayanamadı Yunusa şu setin üzerine çık bakayım diyerek yol kenarındaki seti gösterdi yunus yol kenarındaki setin üzerine çıktı ve bankacı ver elini diyerek yunusa elini uzattı yunusun elini tuttu ve atın terkisine aldı. Yunus da bankacıda birazcık rahatlamışlardı amma at iki kişiyi zor taşıyor burnundan dumanlar fışkırıyordu sanki.
bankacı ilk köyden içeri girince yunusa bu köy sizin köyünüz mü diye sordu Yunus da hayır bu köyün adı obruk bundan sonraki köy bizim köy diye cevapladı
bankacı bizim arkadaş aşağı köyde kaldı.Bak at da yoruldu durup bu köyden bir at isteyelim ve aşağıya gönderelim bizde o arkadaş gelene kadar bu köyde dinlenelim olmaz dediğinde yunus birden bire olmaz olamaz diye bağırdı.
bankacı yunusun bu öfkeli davranışına bir anlam verememişti .neden bu köyle sizin köy arasında küslük mü var neden olmaz diyorsun açıkla bana diyerek bankacı bir şeyler öğrenmek ister gibiydi
Yunus hayır yok hatta benim annem de bu köyden , bu köy küçük bir köy. Bizim köy büyük köy, üstelik nahiye, bu köylüler yarın bize koca köyden bir at bulamamışlarda bizim köyden istediler diye bizimle dalga geçerler kınarlar olmazsa ben bir daha gelirim köyümüzün gurur var ben size bu köyden at istetmem dedi
Bankacı elini şakağına koyup düşünmeye başlamıştı mırıldanarak köyün gururu ha köyün gururu diye mırıldandıktan sonra haklısın istemeyelim diyerek elini arkasına doğru çevirerek yunusun başını götürerek okşayıp ve gönlünü almak istedi
Bankacı Yunusların köyüne gelmiş, köy muhtarının misafir odasına girmişti. Hoş geldiniz diyerek odada bulunanlar hep birden ayağa kalktı eller bankacıya uzanıyordu ki bankacı bana at getiren çocuğun babasını bulun dediğinde Yunusun babası oradaydı odadaki kalabalık hep bir ağızdan seni soruyor dediklerinde hasan çavuş ileri atıldı hoş geldiniz dedikten sonra babası benim, ne oldu, bir hatamı yaptı, bir kusur mu işleri diye hararetli, hararetli sormaya başladı.
Bankacı yok canım, yok öyle bir şey, ben aksine çok sevdim lakin sana söyleyeceklerim var otur da dinle, beyler sizlerde dinleyin dedi ve yerine oturdu
Bu çocuk bana bile bir hayat dersi verdi, yol üzerindeki köyden aşağıda kalan arkadaşım için at istemek istedim, olmaz bizim köy büyük köy, bizim köyün gururu var, sonra koca köyden bir at bulamamışlar diye bizle alay ederler ben size at istetmem dedi, bacak kadar çocuk köyün gururunu düşünüyor da, koca herifler siz düşünmüyorsunuz iki kişiye tek at gönderiyorsunuz ben üzüldüm der iken muhtar iki ta gönderdik bey, diğeri köy muhtarlığında bekleyecekti, bu çocuktur küçük muhtarlığı bulamamış amma o büyük bulmuştur diğer arkadaşınızda yoldadır geliyordur diyerek kendini ve kyü savunmaya geçmişti.
Bankacı Yunusun babasına dönerek o çocuğun bu davranışı çok hoşuma gitti. Baktım ayak yalın, birde topallıyor, Yazık, adam bir ayakkabı almaz mı o yavruya. bu kadar mı düşkünsünüz? Yarın kazaya gel bu çocuğun tüm ihtiyaçları benden, Yalnız bir ricam var, o akıllı bir çocuk, bana söz ve, bu çocuk mutlaka okumalı, köyde çoban kalmamalı, yarının bir büyük adamı olabilir, söz ver okutacağına, yada bana ver ben alayım götüreyim dedi.
Hasan çavuş oğullarını çok seviyordu, veremezdi amma bankacı sıkıştırmıştı al götür diyemezdi söz okutacağım demekle yetindi. .
soru
On yaşında ki bir çocuk doğduğu köyün gururunu düşünüyor da, bu ülkede makam mevki sahibi , ülkenin kaderinde söz sahibi olanlar ülke topraklarını satarken, kaçakçılık yaparken Türk askerinin başına çuval geçirilirken neden düşünmüyorlar ülkenin gururunu.
Atatürk’ün hitap ettiği bu ülkeyi emanet ettiği gençlik nerede bu ülkenin gururu çiğnenirken hiç ses çıkarmayan bası nerede. Nerede istiklal savaşında gösterilen özveri.. bu toprağın altında yatan şehitlerin evlatları nerede .

Okudunuğunuz yazı toplam 522 kere görüntülenmiştir.


Yorumlar

Bu bloga henüz yazılmış yorum yazılmamış.


Blog'a yorum yazabilmeniz için üye olmalısınız.

Üye değilseniz üye olmak için tıklayın.


 
 • Diğer yazılarımdan bazıları

BİZDEN DEĞİLDİR ****** Kamunun görevinde hizmetine karşılık Rüşveti alıp cebe koyan bizden değildir Bu nasıl davranıştır bu nasıl alışkanlık Haklıyı huzurdan Kovan bizden değildir Azınlık san...
6.4.2019 19:00:17 [ Kültür-Sanat ]

. Yunusun yalın ayak oluşu umurunda değildi. Köyün çocukları, öğretmenin kızı hariç, hep aynı şekilde okula geliyor idi. Aylar sonra kış mevsimi gelip çatmıştı. Ayakları üşüyordu. Şimdi bir...
22.2.2019 01:32:29 [ Hobi ]

TEK TEK TERK EDİYOR DOST SANDIKLARIM**** Biri akıl hocam dertli baş idi Birisi fikirdaş ve yoldaş idi Biri sevgi sunan gönüldaş idi ......Riya yapmış Kanıp inandıklarım ......Tek tek terk ediyo...
21.8.2013 13:56:11 [ Kültür-Sanat ]

...
27.9.2013 12:55:57 [ Yaşam ]

Copyright 2008 - edebiyatdefteri.com - her hakkı saklıdır.