|
|
| ENTELLER SİTESİ / TAHTAMETRE |
ENTELLER SİTESİ / TAHTAMETRE
Başa çıkılmaz, boşa çıkılır entelleriyle bu kentin basamakları şiirin koşa koşa çıkılır...
Çoktur havanda su döven yavan olsa da pişirdiği dostunun yemeğini öven har vurup harman savururlar mısır patlatıp; leblebi kavururlar(!) bu mısır başka mısır tepesinden azıcık ısır !
İçerler s-çarlar geçerler içine sevdanın kadehler dolar, yalanlar atılır karşımıza çıkarlar sık sık leb demeden uyanık leylek leylek havada leblebici tavada yerdeki sözler unutulur havadakiler tutulur ve yutulur...
'Cafer s-çtı bez getir, cıvık çıktı tez getir ' anladıysam arap olayım türkçesini yaz getir... bu divan sizin olsun(!?)
Bana bağlama getir cura getir, kırık bir de saz getir ozan dediğin sazından sözünden belli ördek gibi gövel turna gibi telli estikçe eser efil efil seher yeli güler yüzlü tatlı dilli sevgiyle doludur özü...
Entel şair ucubedir dört ayaklı sekiz elli boyu nazilli basması tam bir top(!) cart desen yırtılır hart desen dikilir ..neliğini ölçsen tahtametrelerce dürtülür...
Onlara göre şiir postmodern sevdaların ayyaşlık teknesi hiç de kolay değil anlamak için okuyup dumanlarını nefes nefes kahırlarını çeker gibi çekmesi; sözüm meclislerinden dışarı değil ağızlarından içeridir yakınlarında olsaydım çenelerini kapardım yaparsam da tam ağızlarının ortasına yapardım...
Şaban AKTAŞ 15.11.2008
|
Okudunuğunuz yazı toplam 387 kere görüntülenmiştir.
Bu bloga henüz yazılmış yorum yazılmamış.
|
Blog'a yorum yazabilmeniz için üye olmalısınız.
Üye değilseniz üye olmak için tıklayın.
|
|