17 Kasım 2019 Pazar
E-mail adresiniz:  Şifreniz: Beni Hatırla
  NİHAT İLİKCİOĞLU
http://blog.edebiyatdefteri.com/nihat-ilikcioglu/oku/4900/10-kasim-ataturk--u-anma-konulu-siir-ve-makale-yarismasi-sonucu-juri-baskani-nihat-ilikcioglu-acikladi 

 • Hakkımda


NİHAT İLİKCİOĞLU

 • Yazdığım Diğer Konular
Komedi (1)
Müzik (7)
Doğa (1)
Eğitim (2)
Yaşam (29)
Haber (9)
İlişkiler (2)
İş Yaşamı (15)
Kültür-Sanat (100)
Sağlık (1)
Teknoloji (2)
Çocuk (3)
Hayvanlar (1)
Şehir (3)


 
10 KASIM ATATÜRK' Ü ANMA KONULU ŞİİR VE MAKALE YARIŞMASI SONUCU JURİ BAŞKANI NİHAT İLİKCİOĞLU AÇIKLADI
2.11.2013 00:39:40  [ Kültür-Sanat ]

10 KASIM ATATÜRK' Ü ANMA KONULU ŞİİR VE MAKALE YARIŞMASI SONUCU JURİ BAŞKANI NİHAT İLİKCİOĞLU AÇIKLADI

10 KASIM ATATÜRK' Ü ANMA KONULU ŞİİR VE MAKALE YARIŞMASI SONUCU JURİ BAŞKANI NİHAT İLİKCİOĞLU AÇIKLADI

10 Kasım Atatürk' ü Anma nedeniye www.edebiyatgezgini.com portalınca Şiir ve Makale Yarışması gerçekleştirilimiş olup yarışmamız sonucu ve eserleriyle birlikte Juri Başkanı Nihat İLİKCİOĞLU açıkladı.

Şiir : BİR KERE DOĞRUL ATAM, YATTIĞIN KATAFALKTAN - CELİL ÇINGIR

Makale : ATATÜRK IŞIĞI - ERHAN TIĞLI

Bir Kere Doğrul Atam, Yattığın Katafalktan

Döküp de rahat edem, içimdeki derdimi
Kolayca yutmak için, on asırlık yurdumu
Alt kimliğe böldüler, Çerkez, lazı, kürdümü
Nerdeyse olacağız, tek millet tek bayraktan
Bir kere doğrul Atam, yattığın katafalktan

Bütün kurumlarını, sarsarak temelinden
İktidara gelenler, vazgeçti emelinden
Sensin ancak her şeyi, düzeltecek yeniden
Yürekten bir talep bu, yetmiş milyonluk halktan
Bir kere doğrul Atam, yattığın katafalktan

Bizimki teslimiyet, görülmedi böylesi
Liderler yaptı bizi, Amerikan kölesi
Gittiğin günden beri, tükenmedi çilesi
Çok çekti Türk milleti, başındaki yamaktan
Bir kere doğrul Atam, yattığın katafalktan

Sınır dışı ettiğin masonlar köşe kaptı
Muhalefet artığın fasonlar sükse yaptı
Gidişe öfkesini kusanlar hapis yattı
Yarattığın devleti, kaybediyoruz hepten
Bir kere doğrul Atam, yattığın katafalktan

Medeniyet yolunda, hiç kalkmadı perdeler
Koyduğun hedef nere, gör sen bunlar nerdeler
Bıraktığın noktadan, bir asır gerideler
Kurtar bizi uygarlık yolunda barikattan
Bir kere doğrul Atam, yattığın katafalktan

Dünyaya bedel Türk’ün, vazgeçti eşek attan
Şimdi medet ummakta, fitre ile zekattan
Dünyaları götürür, ‘Gemicik’ diyor kaptan
Usandık ömür boyu, anamız ağlamaktan
Bir kere doğrul Atam, yattığın katafalktan

Altı ilke koymuştun, altısı da yok oldu
İlkelerin bir parti, ambleminde ok oldu
Kurduğun fabrikalar, satılalı çok oldu
Yakındır satılması, toprağımın mezattan
Bir kere doğrul Atam, yattığın katafalktan

Sihirli değnek sende, sayende çağ atlarız
Gelişmiş ülkelerle, mesafeyi katlarız
Sana karşı kim varsa, hepsini tokatlarız
Tek çare sende kaldı, bekleniyorsun çoktan
Bir kere doğrul Atam, yattığın katafalktan

Ecnebinin hedefi, boğmak bizi batakta
Yaşayan hiçbir kimse, umut olmadı halkta
Uzandığın mekândan, silkinerek bir kalk ta
Bir nazar etsen yeter, kurtulmaya bataktan
Bir kere doğrul Atam, yattığın katafalktan

Tıpkı ilk adım gibi, Samsun’dan, Amasya’dan
Hissedilsin varlığım, Avrupa’dan, Asya’dan
İştahları söndür sen, pay kapmaya pastadan
Aklı selim herkesin, budur niyazı Hak’tan
Bir kere doğrul Atam, yattığın katafalktan

Celil ÇINKIR

----------------------------------------------------------------------------------------------

ATATÜRK IŞIĞI

Adını andıkça bir ışık kaplıyor içimi. Işıklanıyorum. Benliklerinde Atatürk ışığını taşıyan öğretmen ve öğrencileri gördükçe artıyor mutluluğum, çoğalıyor heyecanım, coşkum. Atatürk’ün, Oğuz Kazım Atok’un dizeleriyle, bize şöyle dediğini duyar gibi oluyorum: “Beni öldü sanmayın/ Nerde hamleniz varsa/ bıraktığım yerden ötelere. Nerde üstünse başarınız/ Milletimin yüzünü güldüren/ Bilin ki orda ben varım. Sizleri toprağımdan/ Sizler kadar duyarım.” Bu sözler çağdaş uygarlık düzeyine çıkma çabalarıma hız veriyor. Hurafelere, batıl inançlara değil, en hakiki mürşit olan bilime, milletin hayat damarlarından biri olan sanata yöneliyorum bir kere daha. Bilginlere, sanatçılara saygım, sevgim çoğalıyor. “Durur elle, ayaklar, durur kollar ama durmaz aydın kişilerin duygusu, düşüncesi, eylemi, işler saat gibi düzenle” diyorum. O’nun sesiyle dolup taşıyorum, engelleri aşıyorum: “Ey millet, iyi biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, meczuplar memleketi olamaz. En doğru, en hakiki tarikat medeniyet tarikatıdır.” Burada sözü edilen medeniyet, Mehmet Akif Ersoy’un deyimiyle, “tek dişi kalmış canavar” olan sahte, sömürgeci medeniyet değildir. Bilgidir, kültürdür, tekniktir, planlı, sistemli çalışmak, hoşgörülü, özverili olmaktır. Uygar kişi herkese eşit davranır; ırk, din, dil ayrımı gütmez, kabalığa pirim vermez, efendidir. “Yurtta sulh, cihanda sulh” der, en az kendi kadar sever insanları. Gözlerini açıp gerekeni yapar, kapısını geriliğe, karanlığa kapar. O büyük lidere layık olabilmek için ilkelerine dört elle sarılmalı, eğitim ve ekonomide hamle yapmalıdır. Eğitimde öz kaynaklarımıza sahip çıkmak, yabancı kültürlere özenmemek gerekir. Eğitim görmüş kişi nerede iyi, güzel, doğru varsa alır, onlardan yararlanır. Taklitçi değildir. Yeniliklere uyar ama modadır diye batıdan gelen her akıma kapılmaz. Topraklarımızı iyi işlemeli, toprak aşınmasını önlemeli, yeraltı ve yerüstü kaynaklarımızı yabancılara peşkeş çekmemeliyiz. Gıda ve tekstil endüstrisinden ağır sanayiye yönelmeli ama çarpık sanayileşmeden, çarpık kentleşmeden kaçınmalıyız. Fabrikalar verimli arazilere kurulmamalı, çevreyi kirletmemelidir. Ormanlarımızı koruyup doğayı doğallıktan çıkarmamalıyız. Bahçeli evleri bozup yerlerine doğayı mahveden apartmanlar yapmak cinayettir. Uygarlık her yeri gökdelenlerle doldurmak, çiçekleri soldurmak değildir! Ulaşım da çok önemlidir. Yeterli bir ulaşım olmadıktan sonra ekonomi, eğitim, turizm ilerlemez. Ürünlerimizi değerlendirmek, doğal güzelliklerimizi, tarihi, turistik yerlerimizi turistlere göstermek için yurt çapında bir ulaşım, iletişim ağı kurmalıyız. Milletin efendisi olan köylünün emeğinin boşa gitmemesi, ticaretin gelişmesi ulaşıma bağlıdır. Ulaşım tek yönlü olmamalıdır. Bugün daha çok kara taşımacılığına önem vermekteyiz. Oysa Atatürk zamanında yurdu dört baştan demir ağlarla örmekle övünüyor, demiryolu yapımına hız veriyorduk. Tekrar o eski günlere dönmeli, demiryollarımızı yenileştirip geliştirmeli, deniz ve hava yollarından yararlanmalı, toplu taşımacılığa, metroya yönelmeliyiz. Çağdaş uygarlık yolundaki genç bilimden başka sanatla da ilgilenir. Kitap, dergi, gazete okur, resim ve fotoğraf sergilerine, sinemaya, tiyatroya gider, kendini yetiştirmek, kültürünü geliştirmek için çaba gösterir. Folklora, halk sanatlarına önem verir... Atatürk bu yurdu gençlere emanet etmiş; bilinçli, dinamik, enerjik gençler yetiştirilmesi için eğitime gereken ilginin gösterilmesini işaret etmiştir. Gençler, O’nun “Türk, övün, çalış, güven” özdeyişini özümsemeli; şanlı geçmişine, atalarının başarılarına bakıp övünmeli, onlardan ders almalı, “Su akar, Türk bakar”, “Biz adam olmayız” gibi yıkıcı, aşağılayıcı sözlere kulak tıkamalıdırlar. Bir de kendimizi Avrupa’dan aşağı görüp aşağılık duygusuna kapılmamalıyız. İşte bu övüncün verdiği moralle, güçle çalışmalı, çalışmanın sonunda da geleceğe güvenle bakmalıdır. Yani övünmek boş bir övünme değildir, bize güç verecek bir övünmedir. Güven de çalışmanın, iş başarmanın güvenidir. Atamıza göre genç yaşça değil, başça genç olan kişidir. Genç düşünceler genç kafalarda oluşur. Yaşı ne olursa olsun, uyuşuk, tembel, pasif kişiler, kahve köşelerinde, oyun masalarında vakit öldüren, gençliğini öldüren kişiler asla genç sayılamazlar. Eğlence ve zevk peşinde koşan, her şeye boş veren, toplumsal olaylarla ilgilenmeyen kişiler de fizik olarak genç olsalar bile gerçek değil sözde gençlerdendirler. Atatürk, daha iyiye, daha güzele ulaşmak için güç simgesidir. O yüce kaynaktan aldığımız hızla kendimizi vatanın gelişmesine, çağdaş uygarlık düzeyine ulaşmasına adayalım, bu ışıklı yolda yürümekten asla yılmayalım. Halim Yağcıoğlu bakın bize hangi hedefleri çizmiş: “Gidebiliyor musun köylere okul yapmak için Su akıtabiliyor musun bozkırda masal çeşmelerden, Işık olabiliyor musun ha? İlaç, doktor, öğretmen... Bak, Anadolu seni bekliyor, koş! Atatürk’ü sevmek bu, gerisi yaldızlı yalan, boş!...” Hadi genç, durma öyle kenarda köşede, vatan sevgisiyle rüzgâr ol coş! Ol uygarlı âşığı. Sönmesin yurdumuzun üstündeki Atatürk ışığı.

ERHAN TIĞLI

Yarışma sonucunda kazanan ŞAİRİMİZE VE YAZARIMIZA Plaketi ikametgahına gönderilerek takdim edilecektir.

Göstermiş olduğunuz yakın ilgiye teşekkürlerimizi sunarız.

www.edebiyatgezgini.com
Genel Yayın Yönetmeni - JURİ BAŞKANI
Nihat İLİKCİOĞLU

Türkiye Şairler Birliği Temsilcisi, Juri, Anadolu Edebiyat Derneği Kurucu Başkanı ve Temsilcisi, Kültür Sanat Ve Edebiyat Dergisi Yayın Kurulu Danışmanı, Önce Vatan Gazetesi Kültür Sanat ve Edebiyat Köşesi Yönetmeni, Radyo Programcısı

Tlf. 0 532 764 44 48 – 0 507 821 90 85

Okudunuğunuz yazı toplam 1122 kere görüntülenmiştir.


Yorumlar

Bu bloga henüz yazılmış yorum yazılmamış.


Blog'a yorum yazabilmeniz için üye olmalısınız.

Üye değilseniz üye olmak için tıklayın.


 
 • Diğer yazılarımdan bazıları

ANTALYA SANAT EDEBİYAT DERGİSİ ABONELERİNE '' ANADOLU ŞAİRLER ANTOLOJİSİ '' HEDİYE Sahil Kitap Yayınları'nca çıkarılan '' ANTALYA SANAT EDEBİYAT DERGİSİ '' Abonelerine '' ANADOLU ŞAİRLER ANTOLİSİ '...
6.1.2014 19:15:00 [ Kültür-Sanat ]

SANAT EDEBİYAT, ŞİİR, ÖYKÜ SEÇKİSİ ANTOLOJİSİ ÇIKTI.! Mavi'nin Not Defteri Yayınları güvencesiyle ve yayın kurulu Emel Kendirli, İlhan Koruyucu, Nihat İlikcioğlu, Sacide Z. Saraç, Esra Ünlü K...
4.3.2019 18:50:52 [ Kültür-Sanat ]

4 Ocak 1961’de kabul edilen ve basın çalışanlarının bazı haklar ve yasal güvence sağlayan “ 212 sayılı kanun ” adlı düzenlemenin Resmi gazetede yayınlanışı nedeniyle 10 Ocak ’’ ÇALIŞAN GAZETECİLER GÜN...
10.1.2018 12:49:48 [ İş Yaşamı ]

23 NİSAN ULUSAL EGEMENLİK ve ÇOCUK BAYRAMI ŞİİRLERİNİZ YAYINLANMAYACAKTIR.! Değerli Önce Vatan Gazetesi okurlarımız, Duyguların Adresi seçkin şairlerimiz 03 Nisan 2018 tarihinde geleceğin çocuk ...
20.4.2018 19:29:50 [ Çocuk ]

Copyright 2008 - edebiyatdefteri.com - her hakkı saklıdır.