21 Ocak 2021 Perşembe
E-mail adresiniz:  Şifreniz: Beni Hatırla
  myfikirler
http://blog.edebiyatdefteri.com/myfikirler/oku/6145/templeton-yaklasimi 

 • Hakkımda


myfikirler

 • Yazdığım Diğer Konular
Ekonomi (9)
Yaşam (2)
Haber (7)
İlişkiler (1)
İş Yaşamı (12)
Kültür-Sanat (1)
Sağlık (1)
Finans (3)


 
Templeton Yaklaşımı
23.8.2020 17:33:36  [ Finans ]

Templeton Yaklaşımı

İÇ ve dış dinamikler kaynaklı olarak hisse senedi piyasalarındaki olumsuz hava geçen hafta da devam etti. Uzayan seçim belirsizliğine ek olarak son hafta itibariyle ABD ile ilişkilerde S-400 kaynaklı sorunlarında bir miktar daha öne çıktığı görüldü. Dışarıda,

ABD-Çin arasındaki dış ticaret görüşmelerinin “müzakere”den vpnrclen “savaş”a doğru evrilmesi de küresel piyasalardaki havanın görece olumsuz kalmaya devam etmesinin ana nedeni olmayı sürdürüyor. îç ve dış piyasalardaki olumsuz havanın ortak ve temel gerekçesi belirsizlik olarak özetlenebilir. Yukarıda kısaca bazılarına değindiğimiz çok sayıdaki belirsizlik unsuru, ekonomi ve piyasalardaki oynaklığı/kırılganlığı artırıcı etkiye sahip.

Kırılganlığın arttığı bu tarz dönemlerde piyasaların haber/ veri akışına olan hassasiyeti oldukça artmakta. Bu durum zaman zaman resmi açıklama olmadan kaynaklara dayandırılan haberlerle spekülatif haber akışlarının görülmesine, bu tarz haberler sonradan resmi olarak doğrulansa da doğrulanmasa da kısa sürekli oynaklık artışına yol açabilmekte. Bu kısa süreli artan oynaklık panik alım/ satım kararlarına yol açıp, özellikle kısa vadede yanlış yönde kararlar alınmasına neden olabildiği gibi; alım-satım yapmaya yönelik iştahı da önemli ölçüde ortadan kaldırabilmekte.

TEMKİNLİ OLUNMALI

Son haftalardaki yazılarımızda da ele aldığımız gibi BIST-100 endeksi gerek kendi tarihsel ortalamalarına göre gerekse de benzer ülke piyasalarına kıyasla oldukça iskontolu seviyelere gerilemiş durumda. Olumsuz fiyatlamanın ön plana çıktığı dönemlerde ifade ettiğimiz gibi bu tarz süreçlerde kısa vadede ek getiri arayışına girmektense, mevcut portföy büyüklüklerini korumak çok daha kritik hâle gelmekte. Diğer taraftan, uzun vadeli perspektifle yapılacak hisse senedi yatırımları açısından önemli fırsatlar da sunabilmekte.

Olası olumlu bir haber akışı ve/veya mevcut belirsizliklerden bir veya birkaçının ortadan kalması bile söz konusu risk fiyatlamasımn süresi ve boyutu dikkate alındığında endekste önemli bir tepki aliminin görülmesini sağlayabilir. Ancak, yukarıda sıraladığımız belirsizliklerin birçoğunun bugünden yarma hemen geride bırakılmasının kolay olmayan unsurlar olduğunu da ifade edelim. Yakın geçmiş ve gelecek döneme dair öne çıkan ve çıkması beklenen gelişmelere bakıldığında; en azından bir süre daha olası yatırım kararlarında temkinli olunması ve seçici kararlar verilmesinin yerinde olacağım düşünüyoruz.

BİR KERE DAHA "DEĞER YARATIMI"

Bu hafta, daha önce 2018 dokuz aylık verileriyle ele aldığımız “değer yatırımı” yaklaşımının önemli temsilcilerinden olan ABD’li yatırımcı John Templeton’ın yaklaşımım güncel finansal sonuçlarla birlikte yeniden inceleyeceğiz. Mevcut görünüm altında, dış ve iç dinamikler kaynaklı gelişmelerin TL varlıkların bir süredir benzer ülke varlıklarına kıyasla görece olumsuz performansına neden olması; diğer bir ifadeyle TL varlıkların iskontosunun görcce yüksek kalmaya devam etmesi nedeniyle, kısa vadede önemli zorluklar ön planda kalacak gibi görünse de, orta-uzun vadede TL varlıkların önemli bir potansiyel taşımaya devam ettiğini düşünüyoruz. Bu nedenle de değer yatırım stratejilerine dayanan yaklaşımların olası fırsatların (özellikle uzun vadeli) yakalanması açısından daha işe yarar sonuçlar verebileceğini değerlendirmekteyiz.

Bu yaklaşımın sonuçlarına geçmeden önce bazı hatırlatmalarla başlayalım. Okul yıllarında değer yatırımı yaklaşımının babası olarak nitelendirilen Benjamin Graham’ın öğrencilerinden olan John Templeton, değer ve büyüme faktörlerini birleştiren bir yaklaşımla ucuz kalan ve uzun vadede olumlu görünüme sahip olan hisseleri bulmaya odaklanmıştır. 1939’da New York ve Amerikan Borsası’nda 1 dolardan düşük fiyatla işlem gören 104 hissenin her birine 100’er dolar yatırarak oluşturduğu portföy en bilinen ve tartışmaya açık olan yatırım kararlarındandır. Yaklaşık 10.400 dolar yatırdığı 104 şirketten 34 tanesi iflas etmiş olmasına rağmen portföyünde kalan şirket hisselerinin tamamını dört yılın sonunda yaklaşık 40 bin dolara satmıştır.

DÖRT TEMEL KRİTER

Templeton’ın bu yaklaşımı, denize büyükçe bir ağ atıp kelepir hisse yakalama çabası olarak özetlenebilir. Templeton. iyi hisse bulabilmenin basit bir formülü olmadığını bazı durumlarda yüzlerce etkenin göz önüne alınması gerektiğini düşünmekteydi. Bu karşın, özellikle önem verdiği dört temel kriter, Fiyat / Kazanç (F/K) oranı, faaliyet kâr marjı, tasfiye değeri ve büyüme oranlarının istikrarı olarak öne çıkmakta.

Niceliksel kriterler olarak değer faktörlerinde dikkate aldığı bileşenler ise, Piyasa Değeri / Defter Değeri (PD/DD) ve F/K çarpanları öne çıkarken, büyüme faktörlerinde güçlü kâr ve marjlar ile düşük borca odaklandığı bilinmekte. Templeton, ayrıca ürünlerin kalitesi, maliyet yönetimi, yönetimin gelirleri kullanma kabiliyeti gibi niteliksel faktörlere de çok önem vermekteydi. Templeton’ın "yaklaşımına yönelik kullandığımız kriter ve sonuçlara geçmeden örice kendisinin bakış açısını özetleyen sözlerine yer verelim:

“Boğa piyasası, karamsarlığın etkisiyle doğar, kuşku altında gelişir, iyimserlikle olgunlaşır ve coşkuyla ölür. Karamsarlığın en üst seviyeye ulaştığı dönem alış için en iyi; iyimserliğin tavan yaptığı dönem ise satış için en iyi zamandır.”

Templeton yaklaşımını yansıtmak üzere dikkate aldığımız kriterler ve bunların dayandığı kendine ait bazı yorumlar şu şekilde:

“Yalnızca bugünkü ederinden daha ucuz fiyata alabildiğin ve yine yalnızca ileride ederinin daha yüksek olacağına inandığını al.”

Mevcut F/K çarpanı, son beş yılın ortalama F/K’sının altında olan;

Mevcut PD/DD çarpanı son beş yılın ortalama PD/DD’sinin altında olan;

Mevcut FD/FAVÖK çarpanı son beş yılın ortalama FD/ FAVÖK’ünün altında olan,

“Kaliteli hisseler arasında kelepir durumda olanları ara” Hisse başına kâr büyümesi hem son bir yıllık dönemde hem de son beş yülık dönemde bileşik olarak pozitif büyüme gösteren,

FAVÖK marjı hem son bir yılda pozitif gerçekleşmiş hem de piyasadaki medyan FAVÖK marjından daha yüksek olan,

Aktif kârlılığı, piyasadaki medyan aktif kârlılığından daha yüksek olan,

Borç / Aktif oranı, piyasadaki medyan Borç / Aktif oranından düşük olan.

TABLOYU NASIL OLUŞTURDUK?

Bu kriterler doğrultusunda BIST-TÜM’dc yer alan tüm şirketleri 2019 üç aylık sonuçlarını yıllıklandırarak, yani son dört çeyrek toplamlarını kullanarak filtreledik. Her bir hisse için son F/'K ve PD/ DD çarpanları, kendilerine ait son beş yıl ortalamasından düşük olanlar ile hisse başına kâr büyümesi yıllıklandırılmış rakamlarla hem son bir yılda hem de son beş yıllık dönemde bileşik hisse başına kâr büyümesi yüzde 0’dan büyük olanları koruyup; diğerlerini eledik. Yıllıklandırılmış üç aylık sonuçlar üzerinden BIST-TÜM’deki şirketlerin medyan FAVÖK marjını yüzde 13.2 (ortalama: yüzde 13,7), medyan aktif kârlılığını yüzde 2.5 (ortalama: yüzde 2.1) ve medyan borç/aktif oranını yüzde 54.7 (ortalama: yüzde 27) olarak hesaplayıp; FAVÖK marjı ve aktif kârlılığı BIST-TÜM medyanlarından yüksek, borç/aktif oranı BIST-TÜM medyanından düşük olan hisseleri koruyup, diğerlerini değerlendirme dışında tuttuk. Bu filtrelemc sonucu ortaya çıkan hisseleri daha muhafazakar bir şekilde sunabilmek adına temel, teknik, likidite, haber bazlı gelişmeler vs. gibi kendi yaptığımız değerlendirmeler üzerinden eleyerek bir miktar daha daralttık ve kalanları aşağıda tablo şeklinde hazırladık.

Hemen her hafta dile getirdiğimiz gibi hazırladığımız tablo ve paylaştığımız hisseler o hafta odaklandığımız konuda çizdiğimiz teorik çerçevenin piyasadaki yani pratikteki karşılığının olup olmadığına dair bir referans niteliği taşıdığını da tekrar hatırlatalım. Piyasadaki sıkıntılı seyir devam ettiği sürece bu hisselerin fiyatlarının da kısa vadede baskı altında kalması oldukça muhtemeldir.

Okudunuğunuz yazı toplam 171 kere görüntülenmiştir.


Yorumlar

Bu bloga henüz yazılmış yorum yazılmamış.


Blog'a yorum yazabilmeniz için üye olmalısınız.

Üye değilseniz üye olmak için tıklayın.


 
 • Diğer yazılarımdan bazıları

Türkiye'deki yeme içme sektörünün son birkaç yıldır hiç olmadığı kadar hareketli olduğunu bilmeyen kalmadı. Doğuş Holding'in patronu Ferit Şahenk'in sektöre yatırım kararıyla başlayan hareketlilik. Es...
19.11.2013 22:14:53 [ İş Yaşamı ]

FENG SHUİ VE ENERJİ UZMANI OSMAN CAN AYDOGMUS. HER İLİŞKİNİN BİR MANYETİK ALANI OLDUĞUNU VE BU ALANIN DÜZEN LENEBİLECEĞiNi BELİRTİYOR. BU MANYETİK ALANIN DISARDAKİ İNSANLARDAN. EŞYALARDAN ...
11.2.2014 20:45:20 [ İlişkiler ]

Oğuz Satıcı'yı kamuoyu daha çok TİM'in (Türkiye İhracatçılar Meclisi) eski başkanı olarak hatırlar. 10 yıl TİM'e başkanlık yapan Satıcı'nın geçmişi tekstil sektörüdür. Sultanhamam mektebinden yetişen ...
19.11.2013 22:15:48 [ Haber ]

İç çamaşırmda 53 yıllık geçmişi olan ve bugüne kadar ünlü markalara ilıracat yaparak büyüme stratejisi izleyen Ferah Konfeksiyon, üçüncü kuşağın elinde yepyeni bir çehreye bürünüyor. Birbiri ardma yen...
11.2.2014 21:01:48 [ İş Yaşamı ]

Copyright 2008 - edebiyatdefteri.com - her hakkı saklıdır.