17 Temmuz 2019 Çarşamba
E-mail adresiniz:  Şifreniz: Beni Hatırla
  myfikirler
http://blog.edebiyatdefteri.com/myfikirler/oku/5961/enflasyon-beklentileri 

 • Hakkımda


myfikirler

 • Yazdığım Diğer Konular
Ekonomi (9)
Yaşam (2)
Haber (6)
İlişkiler (1)
İş Yaşamı (12)
Kültür-Sanat (1)
Sağlık (1)
Finans (2)


 
Enflasyon Beklentileri
26.10.2018 23:41:54  [ Ekonomi ]

Enflasyon Beklentileri

ENFLASYON Ağustos’ta beklentileri aştı. Ağustos ayında tüketici fiyatları yüzde 2.30 artarken, yıllık enflasyon 2.05 puan yükselerek yüzde 17.90 oldu. Enflasyondaki artışın tetikleyicileri temel mal ve enerji fiyatları oldu, ithal içeriği yüksek temel mallarda yüksek oranlı fiyat artışları 5'aşandı. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) aylık fiyat gelişmeleri raporuna göre, gıda enflasyonu işlenmiş gıda grubundaki olumsuz seyre bağlı olarak bir miktar yükselirken, fiyat artışları hizmet sektöründe genele yayıldı. Üretici fiyatları ise maliyet baskılarının oldukça güçlendiğine işaret etti. Ağustos’ta yurt içi üretici fiyatları yüzde 6.60 artarken, yıllık enflasyon 7.13 puan yükselişle endeks tarihinin en yüksek seviyesi olan yüzde 32.13’e ulaştı. Aylık fiyat gelişmeleri raporunda enerji fiyatlarındaki güçlü artış eğiliminin Eylül’de de devam etmesinin beklendiğine dikkat çekti.

Enflasyon verilerinin hemen ardından açıklama yapan TCMB, enflasyona ilişkin risklere işaret ederek Eylül ayı Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında parasal duruşun yeniden şekillendirile-ceğinin altını çizdi. TCMB, fiyat istikrarı temel amacı doğrultusunda elindeki bütün araçları kullanmaya devam edeceğini vurguladı. Söz konusu açıklama piyasanın 13 Eylül toplantısında faiz artışı beklentisini güçlendirdi. Ekonomistler, PPK toplantısında bir hafta vadeli repo faizinin enflasyon ve enflasyon beklentileri ile daha uyumlu bir seviyeye çekilmesini bekliyor. Enflasyondaki yukarı yönlü risklerin sürdüğüne dikkat çeken ekonomistler, üretim maliyetlerindeki yukarı yönlü baskılamanın enflasyonist riskleri artırdığını vurguluyor.

"HEDEF, TEK HANE"

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albay-rak, yaşanan maliyet şokları sonrasında ithal fiyatlarındaki artışlar nedeniyle kısa vadede enflasyonda geçici artışların normal olduğunu vurgulayarak, gelinen seviyelerin enflasyonla topyekûn mücadele gerektirdiğinin altını çizdi. Para politikasının fiyat istikrarı hedefi çerçevesinde şekillenmeye devam edeceğinin altını çizen Albayrak, önümüzdeki dönemde enflasyonla her zamankinden daha güçlü bir şekilde mücadcle edileceğini kaydetti. Albayrak, “Enflasyonu en kısa sürede önce tek haneye geriletmek, ardından kalıcı düşük seviyelere ulaşmak ana hedeflerimizdendir” ifadelerini kullandı.

SEKİZ AYLIK ARTIŞ YÜZDE 12.29

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜIK) verilerine göre, tüketici fiyat endeksinde (TÜFE) Ağustos’ta geçen yılın Aralık ayına göre yüzde 12.29, on iki aylık ortalamalara göre yüzde 12.61 artış gerçekleşti. Ağustos’ta TÜFE’de aylık en yüksek artış yüzde 5.85 ile çeşitli mal ve hizmetler grubunda oldu. Ağustos’ta ev eşyasında yüzde 4.56, ulaştırmada yüz-dd 4.45 ve konutta yüzde 3.85 artış gerçekleşti. Aylık düşüş gösteren tek grup yüzde 1.59 ile giyim ve ayakkabı oldu. Salça, yüzde 25.56 ile Ağustos’ta fiyatı en çok artan ürün olarak not edildi. Yıllık bazda en fazla artış yüzde 27.13 ile ulaştırma grubunda gerçekleşti. TÜFE’de, geçen yılın aynı ayma göre ev eşyası yüzde 23.76, çeşitli mal ve hizmetler yüzde 23.23, gıda ve alkolsüz içecekler yüzde 19.75 ile artışın yüksek olduğu diğer ana harcama grupları oldu.

Çekirdek göstergelerin yıllık enflasyonu ve ana eğilimi önemli ölçüde yükseldi. Ağustos’ta B ve C endekslerinin yıllık değişim oranları sırasıyla bir önceki aya göre 1.94 ve 2.12 puan artarak yüzde 16.95 ve yüzde 17.22 olarak gerçekleşti.

TCMB, 31 Temmuz’da yayımladığı yılın ikinci enflasyon raporunda yılsonu enflasyon tahminini 5 puan artırarak yüzde 13.4 olarak tahmin etmişti.

ENERJİ FİYATLARINDAKİ ARTIŞ SÜRECEK

Ağustos ayı fiyat gelişmeleri raporuna göre temel mal grubu yıllık enflasyonu Ağustos’ta 3.60 puan yükselerek yüzde 23.18’e ulaştı. Bu dönemde yıllık enflasyon tüm alt gruplarda yükseldi. Dayanıklı ve diğer temel mallar grubundaki fiyat artışları döviz kuru kaynaklı olarak genele yayılmaya devam etti. Fiyatları yüzde 5.49 oranında artan dayanıklı mal grubunda, mobilya (yüzde 6.58), otomobil (yüzde 5.99) ve beyaz eşyadaki (yüzde 5.17) yüksek fiyat artışları öne çıktı. Enerji fiyatları Ağustos’ta yüzde 5.37 arttı. Bu dönemde elektrik, doğalgaz ve katı yakıt fiyatları sırasıyla yüzde 9, yüzde 7.45 ve yüzde 5.34 oranında yükseldi. Akaryakıt fiyatları ise ÖTV düzenlemesine bağlı olarak yüzde 5.25 artış gösterdi. Böylelikle, enerji grubu yıllık enflasyonu 3.85 puan artarak yüzde 21.34’e ulaştı. Enerji fiyatlarındaki yükselişin, elektrik ve doğalgaz fiyat artışı ile akaryakıt ürünlerine ilişkin ÖTV düzenlemesinin sarkan etkisine bağlı olarak Eylül ayında da sürmesi bekleniyor.

TL'DEKİ KAYIP BELİRLEYİCİ

Yurtiçi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE), 2018 yılı Ağustos’ta bir önceki aya göre yüzde 6.60, geçen yılın Aralık ayma göre yüzde 25.32, geçen yılın aynı ayma göre yüzde 32.13 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 18.78 artış gösterdi. Alt gruplar geneline yayılan güçlü fiyat artışlarında son dönemde Türk lirasında gözlenen değer kaybı belirleyici oldu. Sanayinin dört sektörünün bir önceki aya göre değişimleri; madencilik ve taşocakçılığında joizde 5.69, imalat sanayinde yüzde 7.31, su sektöründe yüzde 1.52 artış, elektrik ve gaz sektöründe ise yüzde 1.20 düşüş olarak gerçekleşti. Ağustos’ta aylık en fazla artış ara malında, yıllık bazda enerjide gerçekleşti.

"VAKİT KAYBETMEYELİM"

Enflasyonda kalıcı düşüş için sihirli bir formül olmadığını ama acı bir reçete bulunduğunu dile getiren Koç Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selva Demiralp, “O da sıkı para politikası, yüksek faiz. Bunu bırakıp yan yollara sapmak bize sadece vakit kaybettirir. Kaybolan vakit enflasyonu daha da yükselterek gerekli faiz artırımının miktarını artırır. Problemin etrafından dolaşmadan dünyanın geri kalanında enflasyonla mücadele için ne yapılması gerekiyorsa bizde de o yapılmalıdır. Alternatif görüşler etkili olsa idi bugün yüzde 18’lerde bir enflasyonu konuşuyor olmazdık” dedi.

Enflasyonun Nisan’da belirginleşen yukarı yönlü hareketinin Eylül’de de devam edeceğini söyleyen TOBB ETÜ Öğretim Üyesi Dr. Cahit Sönmez, “Kurlar makul seviyelere gerilemezse yılsonuna kadar yükselen enflasyona tanık olabiliriz. Merkez Bankası da bu gerçeği kabul etmiş görünüyor. Bence enflasyonun yıl-sonunda ulaşacağı seviye büyük oranda kurların seyrine belli oranda da dünya petrol fiyatlarına bağlı olacak. Eğer kur ateşi düşer ve petrol fiyatları 70 dolarlarda kalırsa yüzde 20 sınırında bir enflasyon oranı gerçekleşebilir” dedi.

DÖVİZ AÇIĞI GERİLEDİ

TCMB geçen hafta Haziran ayı finan-sal kesim dışındaki firmaların döviz varlık ve yükümlülüklerini de açıkladı. Buna göre Haziran’da uluslararası varlıklar bir önceki aya göre 4.1 milyar dolar azalışla 115.3 milyar dolar, yükümlülükler 5.3 milyar dolar azalışla 331.2 milyar dolar olurken, net döviz pozisyon açığı ise 215.9 milyar dolar düzeyinde gerçekleşti. Net döviz pozisyon açığı Mayıs 2018 dönemine göre 1.26 milyar dolar azaldı. Kısa vadeli net döviz pozisyon fazlası ise 4.1 milyar dolar gerçekleşerek, Mayıs 2018 dönemine göre 2.8 milyar dolar azaldı. Kısa vadeli yükümlülüklerin toplam yükümlülükler içindeki payı yüzde 27 düzeyinde belirlendi.

Türk lirası döviz kurlarındaki artışa bağlı olarak 2003’ten sonraki en değersiz seviyesine geriledi. TCMB’nin geçici verilerine göre Ağustos’ta reel efektif döviz kuru endeksi bir önceki aya göre 11.04 puan, 2017 sonuna göre 20.35 puan gerilemeyle TÜFE bazında 64.82’ye indi. Yİ-ÜFE bazlı reel efektif döviz kuru ise Ağustos’ta bir önceki aya 5.31, 2017 yılı Aralık ayma göre ise 12.79 puan azalışla 71.30 oldu.

Işık Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Ferman, TCMB verilerinin 10 Ağustos’ta kurda yaşanan atakların tek başına yabancılardan kaynaklanmadığını, iç kaynaklı da olduğunu ortaya koyduğunu söyledi. Ferman, “Dövize talebin yüzde 65’i içeriden, yüzde 35’i yabancılardan kaynaklandı. Bunda döviz borçlusu şirketlerin alımları da etkili oldu. Ancak spekülasyon ile manipülasyon arasında ince bir çizgi var. Spekülasyon süreklilik kazanırsa, bir anda manipülatif maliyet kazanır” dedi.

İMALAT SANAYİNDE DARALMA

imalat sanayinde daralma Ağustos’ta da devam etti. İstanbul Sanayi Odası Türkiye İmalat PMI (Satın Alma Yöneticileri Endeksi) Ağustos’ta 46.4 düzeyinde gerçekleşti. PMI bu düzeyi ile imalat sektöründe yavaşlamanın üst üste beşinci ay olacak şekilde devam ettiğine işaret etti. Ağustos sonuçlarında üretim ve yeni siparişlerdeki yavaşlama etkili oldu. PMI’da 50’nin üzeri büyümeye, altı daralmaya işaret ediyor. Daralmada üretim ve yeni siparişlerdeki yavaşlama etkili oldu.

Türkiye ekonomisinin ikinci çeyrek büyüme performansı ise bu hafta belli olacak. TÜİK, 10 Eylül’de 2018 yılı ikinci çeyrek Dönemsel Gayrisafi Yurtiçi Hasıla verilerini açıklayacak. Ekonomistler, yılın ikinci çeyreğinde yüzde 4.5-6 bandında büyüme beklentilerini dile getiriyor.

Prof. Dr. Selva DEMİRALP / Koç Üniversitesi Öğretim Üyesi
"Enflasyon kur şokunun geçişkenliğini yansıtıyor"

Ağustos ayı enflasyon rakamı büyük ölçüde kurda yaşanan şokun geçişkenliğini yansıtıyor. İlave olarak beklentilerdeki bozulmanın fiyatlama davranışlarını olumsuz etkilemesi kaçınılmaz. Üretim maliyetlerindeki artışın tüketiciye yansıması kaçınılmaz ancak bu geçiş beklenenden daha yavaş olabilir çünkü talepte ciddi bir yavaşlama söz konusu. Merkez Bankası yaptığı açıklama ile 13 Eylül'deki toplantıda faiz artırımı olacağı sinyali veriyor. Bu tür bir açıklamayı çok anlamlı bulmuyorum. Enflasyon görünümündeki bozulmadan tedirginlik duyan bir Merkez Bankası derhal hareket etmelidir. Bu şartlar altında 'faiz artıracağım' sinyali vermek yerine sürpriz bir toplantı ile yüklü bir faiz artırımına gitmek çok daha etkili olurdu. Bu noktada 50-100 baz puanlık faiz artırımları aşamasını çoktan geride bıraktık. Merkez'in enflasyonu ve beklentileri tekrar kontrol altına alabilmek için çok daha güçlü bir adım atması gerekir. Eğer önümüzdeki Eylül-Aralık döneminde geçen seneki ortalamalar gerçekleşse idi sene sonunu yüzde 16 gibi bir enflasyon rakamı ile kapatabilirdik. Bunun üzerine Eylül'de yapılan elektrik ve doğalgaz zamları eklendiğinde ve kurdaki geçiskenliğin devam edeceğini göz önünde bulundurursak enflasyonun Eylül ve Ekim’de yüzde 20'li seviyelere gelmesi oldukça olası.

Prof. Dr. Murat FERMAN / Işık Üniversitesi Öğretim Üyesi
"Yapışkan ve dirençli enflasyon devrede"

Çekirdek enflasyonda katılık devam ediyor. Dünyada TÜFE ortalaması yüzde 3.6 iken, bizde alınan tedbirlere rağmen yüzde 17.90. TCMB'nin aylık fiyat gelişmeleri raporu bize enflasyonun Eylül ve Ekim'de yukarı yönlü bir seyir izleyeceğini ortaya koydu. Enflasyonda zirve yüzde 20'nin üzerine çıkabilir. Enerji ve ulaştırma fiyatlarındaki artış, hizmet sektöründe genele yayılan artışlar, önümüzdeki dönemde enflasyonun kontrol altına alınması ve tek haneye indirilmesinde sıkıntı yaratacak. Ara mal fiyatlarındaki yükselişin süreceğine dair Merkez Bankası'mn tespiti, işin daha kolay olmayacağını, enflasyonla mücadelede faiz dışında bütüncül tedbirlerin hayata geçirilmesi gerektiğini gösteriyor. Enflasyonun öngörülebilirlik düzeyi düşüyor.

Bu da enflasyonla mücadelede çıtayı daha yükseğe çekiyor. Para politikası aksiyonları ve TCMB faizinin tek başına yeterli olmayacağı bir döneme giriyoruz. Dünyada da görüldüğü üzere yüzde 20'yi aşan bir enflasyonunun dalga hızının yukarı doğru sıçrama tehlikesi var. Yapısal reformlardan vazgeçilmemeli.

Orta Vadeli Program’ın yeni versiyonunda, tek haneye iniş stratejileri daha açık ve net olarak yer almalı. Gelinen noktada
150-200 baz puanlık artış yeterli olmaz.

Dr. Cahit SÖNMEZ / TOBB ETÜ Öğretim Üyesi
“TÜFE yüzde 20 bandına gelebilir"

Üretimde dışa bağımlılık oranı yüksek olduğundan kurların fiyatlar üzerindeki etkisi ağır oluyor. Doğrudan ithal edilen mallara zaten birincil derecede geçişkenlik söz konusu. Örneğin petrol ya da ithal edilen elektronik ev aletleri gibi... Bir de ithal edilmeyen ürünlere kurların belli bir zaman gecikmesi ile etkisi oluyor. Yani ikincil etki diyebiliriz. Ağustos ayındaki kurların belirgin bir şekilde sıçramasının etkisini ne yazık ki Eylül enflasyonunda daha belirgin bir şekilde göreceğiz. Enerjiye yapılan zamların da katkısıyla TÜFE yüzde 20 bandına gelebilir. Yİ-ÜFE maliyet enflasyonun göstergesi olduğundan nihayetinde pahalı üretilen malın raf fiyatına yansıyor. Böylece TÜFE de etkilenmiş oluyor. Merkez Bankası'nın hafta başında yaptığı açıklama aslında net mesaj içeriyor;

13 Eylül toplantısında faiz artırımı olasılığı yükseldi.TCMB aynı zamanda beklentileri de yönetmeye, kısmen de kitle psikolojisini yönlendirmeye çalışıyor. TCMB, kur artışından sonra hemen hemen tüm araçlarını devreye soktu. Ama kur ateşini ve ileriye yönelik kur beklentilerini kontrol altına alamadı. Bu yüzden kala kala politika faiz oranının yükseltilmesi kaldı. Zaten bu hamleyi haftalar önce yapmalıydı.

Okudunuğunuz yazı toplam 84 kere görüntülenmiştir.


Yorumlar

Bu bloga henüz yazılmış yorum yazılmamış.


Blog'a yorum yazabilmeniz için üye olmalısınız.

Üye değilseniz üye olmak için tıklayın.


 
 • Diğer yazılarımdan bazıları

AB üyesi ülkelerin ekonomi ve maliye bakanlarının toplantısı, ekonomik istikrar için direktifler oluşturma ve yapısal reformların desteklenmesi konusunda umut vericiydi... 27 Ocak 2014 tarihinde EU...
11.2.2014 21:14:46 [ Finans ]

Kendi İşimi Yaparak Para Kazanmak İstiyorum İnsanlar çalışırken her zaman kolay çalışma şartlarıyla iş yapabilmeyi arzu eden bir anlayışa sahiptir. Kişiler hem rahat çalışayım hem ...
21.7.2012 18:45:55 [ İş Yaşamı ]

Fast food, döner, pastane, kafe, mobilya, ayakkabı, kozmetik, eğitim, oto bakım, spor... Bu yıl ön plana çıkacak alanlardaki iş fırsatlarını araştırdık, uzmanlara danıştık. İşte, en popüler markaların...
26.10.2018 23:54:13 [ İş Yaşamı ]

Diş bakımı, ekonomik gelişmişlikle doğru orantılıdır. Avrupa'da yılda kişi başına iki olan yıllık diş fırçası kullanımı, Türkiye'de yüzde 0.8'lerde bulunuyor. Bütün bunlara rağmen pazarda olumlu bir g...
19.11.2013 22:11:45 [ İş Yaşamı ]

Copyright 2008 - edebiyatdefteri.com - her hakkı saklıdır.