15 Aralık 2019 Pazar
E-mail adresiniz:  Şifreniz: Beni Hatırla
  myfikirler
http://blog.edebiyatdefteri.com/myfikirler/oku/5959/y-kusagi-ve-is-hayati 

 • Hakkımda


myfikirler

 • Yazdığım Diğer Konular
Ekonomi (9)
Yaşam (2)
Haber (6)
İlişkiler (1)
İş Yaşamı (12)
Kültür-Sanat (1)
Sağlık (1)
Finans (2)


 
Y KUŞAĞI ve iş hayatı
26.10.2018 23:27:05  [ İş Yaşamı ]

Y KUŞAĞI ve iş hayatı

Y KUŞAĞI iş hayatında bir önceki kuşakla birçok bakımdan ayrışıyor. Aile şirketlerinde görevi babadan devralarak yönetim kademesine gelen veya etkili pozisyonlarda söz hakkına sahip olan Y kuşağı için de durum aynı. İş-özel yaşam dengesini önemsiyor, hiyerarşiden ziyade ekip olmaya ve arkadaşlığa önem veriyor, sosyal sorumluluk projelerine ve kişisel gelişim eğitimlerine destek oluyor, iş süreçlerinde çevreyi korumaya özen gösteriyor, hobilerine vakit ayırıyor, spor yapıyor ve yeni dünyanın parametrelerini kurucu nesle kabul ettirmek konusunda ısrarcı davranıyor. Kendilerini eski kuşağa kıyasla daha cesur görüyor, risk almaktan kaçınmıyorlar.

"SADAKATSİZ SANMIŞTIK AMA DEĞİLLER..."

TAİDER Aile İşletmeleri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Aydın Öğücü’ye göre, nesiller arasındaki yönetimsel farklar asıl olarak çalışma kavramının içeriğine verilen değer nedeniyle ortaya çıkıyor, tş tatmini, yükselme olanakları, rollerin belirsizliği, çalışma arkadaşlarıyla ilişkiler, sosyal destek ve katılımcı iş iklimi gibi alt başlıkları her nesil kendi açısından değerlendirince, işi tanımlama şekilleri de değişiyor. “Bunun doğal sonucu olarak, bir alt veya üst nesil ile aramızda yönetimsel farklılıklar olmasını da çok doğal karşılıyorum. Y neslinin çalışma hayatına ilk başladığı dönemlerde, biraz bocaladığımızı kabul etmek gerekiyor. Otoriteyi zor kabullendikleri için onları zaman zaman uyumsuz, sadakatsiz ve zor yönetile-bilir olarak tanımladık.

Ancak farklı nesillerin iş hayatında bir arada çalışması arttıkça, geleneksel
iş modelleri yerini yeni, esnek ve ihtiyaçlara hızla cevap verebilen insan kaynağı politikalarına bıraktı” diyen Öğücü, aile şirketlerinde liderlerin değişimi genellikle kendileri için bir tehdit unsuru olarak görme eğiliminde olduklarını belirtiyor.

Bu gibi durumlarda Y neslinin öne çıkan direnme özelliğinin oldukça etkileyici olduğuna vurgu yapan Öğücü, “Değişmiyor, inat ediyor, aksine değişime çağırıyorlar. Y neslinin yöııetimindeki şirketlerde sadece bireysel kararlar verildiğini görmüyoruz. Çalışanların ne düşündüğünü önemseyen, kısacası iş süreçlerine herkesi dahil eden liderler, bizim nesildeki liderlere kıyasla çok farklı. Onları güçlü kılan ise tüm bu ekip çalışmasını iyi bir karara dönüştürebilecek güce de sahip olmaları” diyor.

"PARADAN DAHA FAZLASINI İSTEDİLER"

Y kuşağı liderlerinin yönetime kattığı özelliklerden birinin de rahat iletişim olduğuna değinen Öğücü’ye göre, önceki nesillerin resmi ilişkileri, artık yerini saygı çerçevesinde daha samimi ve kişisel ilişkilere bırakıyor. Eskiden çalışmanın tek bir anlamı olduğunu, onun da para kazanmak olduğunu belirten Öğücü şunları aktarıyor:

“Daha iyi kazanmak, daha başarılı olmak ve yükselebilmek için hepimiz uzun saatler boyunca çalışmayı, mesaiye kalmayı kabul ederdik. Sonra Y nesli geIdi ve iş yapış şekillerini kendiyilerini ifade etmeyöntemi olarak kullanmaya başladılar. Onlar için ömür boyu aynı işte çalışmak ve gelecek için bugünden fedakarlık yapmak, modası geçmiş kavramlar olarak gözüküyordu. Y neslinin talep ettiği bağımsızlık ve esneklik, iş-özel yaşam dengesini koruyabilmek anlamına geliyordu. Dolu ve dengeli bir hayat için çok para kazanmaktan ötesinde şeyler istediler. Topluma katkı sağlamak, yaşamdan keyif almak ve çocuklarıyla kaliteli zaman geçiren iyi ebeveynler olmak gibi. Şu anda birçok aile şirketinin başında, hayatı boyunca işten daha önemli bir hobisi olmamış bir liderin olduğunu düşünürseniz nesil çatışması yaşanmasına şaşırmamamız gerekiyor.”

"ONLAR KADAR GİRİŞİMCİ OLAMADIK"

TAIDER olarak gelecek nesil üyeleriyle birlikte üzerinde çalıştıkları konulardan birinin de nesiller arasındaki farkları çatışma olmadan yönetebilmek olduğunu belirten Öğücü, “Bu amaçla pek çok toplantı ve atölye çalışmaları gerçekleştiriyor, birbirimizin ve uzmanların ' deneyimlerinden yararlanıyoruz. Y nesline yol göstermek ve amaçlarım belirlemelerine yardım etmek için bize düşen görev mentorluktur diye düşünüyorum. Onları motive etmek, yaratıcılıklarını etkin şekilde kullanmalarma imkan sağlamak ve tüm bunlar neticesinde deneyim kazanmalarını teşvik etmek görevimiz. Y neslinin girişimcilik konusunda risk alabilmesi ve bu alandaki yaratıcılığı beni gerçekten imrendiriyor. Babalarımız da, bizler de iş kurduk, büyüttük, bazen sektör değiştirdik, ama hiçbir zaman Y nesli kadar girişimci olamadık diye düşünüyorum” diyor.

KAM Ankara Beton Sanayi A.Ş. 1980’de babam Mahir Bay-kam tarafından kuruldu. Şimdiye dek 200’den fazla fabrika binası yaptığımız için piyasada ‘fabrika fabrikası’ olarak tanınırız. Babam 2015’te 59 yaşında vefat edince, 29 yaşında yönetim kurulu başkanı olarak göreve başladım. 2008’den beri şirkette çeşitli departmanlarda çalışmaktaydım. 2013’te KAM înovas-yoıı adında bir yazılım şirketi kurduk. Şirketimizin kendi sektöründeki liderliğinin en önemli nedeninin, yönetim sistemi olduğunu fark edince, bu yönetsel tarzı Oplom adını verdiğimiz, yapay zeka destekli bir iş yönetimi aracı yazılıma çevirdik. Başarının sırrı niteliğindeki yönetsel yaklaşımı diğer şirketlerle de paylaşmak istedik. Oplom şu an çeşitli sektörlerde pek çok şirkette kullanılıyor.

Babamın aşırı yenilikçi ve zaman yönetiminde başarılı olması nedeniyle kendisiyle çatıştığım bir konu yoktu. Ama benim agresif yapımın zamanla törpülendiğini söyleyebilirim. Babamın büyük zorlukları nasıl çözdüğünü öğrendikçe, duyduğum saygı öğrenme açlığımı perçinledi. Babamla ilişkimden yola çıkarak değil ama çevremdeki şirketlerden gözlemlediğim kadarıyla genç nesil önceki nesli genellikle konservatif bulabiliyor. Hatta onların çağa ayak uyduramadıklarını düşünerek, bu zamana kadar şirketi o seviyeye getiren sanki önceki nesil değilmiş gibi tavırlar sergileyebiliyor. Öte yandan önceki nesil de, işin değişen çağa uygun olarak dönüştürülebilecek kısımlarını bile genç nesle bırakmaktan imtina edebiliyor. Bu da karşılıklı bir zıtlaşmaya yol açabiliyor.

İnsanlar gibi toplumlar da değişiyor, dolayısıyla kuşaklar arasında bazı konulara yaklaşım farklılıkları inanılmaz seviyelerde. Eski kuşak yöneticilerin yeni kuşakla ilgili düşünebileceği en temel konu, işe yeni başlamış çalışanların yeni kuşak tarafından daha iyi anlaşılacağı. İnsan kaynağını doğru yorumlayamazsanız, o şirketin ilerleyebilmesi söz konusu olamaz. Önceki kuşağın yeni kuşaktan edinebileceği bilgi ile kendi deneyimlerini sentez-leyerek hareket etmesi önemli. Benzer şekilde, müşteri davranışlarını yorumlama konusunda da, strateji planlaması genç kuşağın önerilerine kulak verilerek yapılmalı.

Bizim de eski kuşaktan öğreneceklerimiz var. Olaylara nasıl yaklaşım gösterileceği, sistematik ve analitik düşünce yapısı ve insan ilişkileri gibi. Eskilerin deneyiminden ders çıkarmanın öneminin farkında olunması gerek. En büyük hobim yeni ürün geliştirme toplantıları. Her gün teknoloji, ekonomi ve biyografi kitapları okuyorum. Haftamn üç günü spor yapıyorum. Su sporları ve kayak yapmayı seviyorum. Arkadaşlarla konserlere, partilere gitmek de sevdiğim etkinlikler arasında. Sinemaya önem veriyorum, arkadaşlarımla film izleme günleri düzenlediğim kendi özel sinema salonum bile var.

Duygu TECİM / Volkan İtfaiye Kurumsal İletişim Ve İnsan Kaynakları Direktörü
"Ekibiyle arkadaşlığı önemseyen bir kuşak”

Volkan İtfaiye 1974'te babam İsa Tecim tarafından itfaiye aracı üretmek üzere kuruldu. 40’tan fazla ülkeye itfaiye araçları ihraç eden bir firmayız. Ortaokuldan itibaren tüm yaz tatillerimi şirkette çalışarak geçirdikten sonra, 2010’da Yurtdışı Satış ve Pazarlama Temsilcisi olarak tam zamanlı göreve başladım. 0 yıllarda kurumsal iletişim departmanımız yoktu. 2015'te bu departmanı kurduk. Bir önceki kuşak île bizim kuşağımız arasında bazı farklar bulunuyor. Onlar, derin tecrübeleri dolayısıyla konulara daha temkinli yaklaşıyor. Tek başına pratik çözümler yaratma ve doğru yol alma konusunda oldukça başarılılar.

Y kuşağı ise, risk almak istese de daha yavaş adım atıyor ve yol haritasına daha çok ihtiyaç duyuyor.

Y kuşağı ekibiyle arkadaş olmayı, kol kola çalışmayı önemsiyor. Plan yapmak ve kolektif çalışmak istiyor. Eski kuşaklar bizden başarılı ekip çalışmasını öğrenebilir. Biz de onlardan pes etmeden, yorulmadan, küsmeden, bahanelere sığınmadan istikrarlı bir şekilde çalışmayı öğrenmeliyiz. Bunun yanı sıra, sosyal sorumluluk projelerinin şirketler için çok önem taşıdığını düşünüyorum. Biz de bu anlamda şirket olarak eğitimi destekliyor, maddi ve manevi olarak çeşitli kurum ve kuruluşlara katkıda bulunuyoruz.

Burak DARCAN / Tila Kompozit Yönetim Kurulu Başkanı
"Kurucularla cesaret konusunda ayrışıyoruz"

Kendi şirketim Tila Kompozit'i 2012'de kurmadan önce, aile şirketimiz ofan Boytek A.Ş.’de çalışıyordum. Aile şirketimde tam zamanlı çalışmaya 2003'te başlamıştım. Boytek'te bilgi işlem konusunda ERP sistemlerini

oturttum. Pazarlama konusunda ise Avrupa ve Kuzey Afrika'da yeni pazarların geliştirilmesine destek verdim. Gelenekselleşen bayi toplantılarımızı daha interaktif hale getirdim. Aile toplantılarını başlattım. Eğitim ve kişisel gelişim benim için çok önemliydi ancak kurucu nesil tarafından bu konu operasyonel süreçten kaybolan bir zaman olarak değerlendiriliyordu. Teknoloji ise bir direnç meselesiydi ve bilinmezliğinden dolayı hataya açık bir konuydu. Yılların ardından bu değişti.

Eski kuşakla aramızda, teknoloji, insan ilişkileri ve özellikle iş-özel yaşam dengesi konularında ciddi bir bakış açısı farklılığı var. Y kuşağı olarak bizler, kurucu nesil ile cesaret konusunda da ayrışıyoruz. Bu beni bundan 10 sene önce rahatsız ediyordu. Şu an anne ve babalarımızın korkularının, yaşadıkları dönemin (darbe, öğrenci olayları, siyasi ayaklanmalar vb.] bir yansıması olduğunu ve böyle hissetmelerinin normal olduğunu düşünüyorum. Biz bunları yaşamadığımız için daha cesaretliyiz. Cesaret, teknoloji ve Z kuşağı ile ilişkiler konusunda eski kuşağa köprü olabiliriz. Eski kuşaktan da kriz yönetimi, değerler ve güven oluşturma konularında öğreneceklerimiz var. Özel zamanlarımda basketbol, Lego, strateji oyunları oynamak, fotoğrafçılık ve film izlemek gibi hobilerimle ilgileniyorum. Bir derneğe bağlı olmasam da doğanın ve denizin temizlenmesi ile geri dönüşüm konusunda hassas ve aktif davranmaya çalışıyorum.


Çise CİĞER / İntertim Orman Ürünleri Pazarlama Müdürü
“Y kuşağı için ekip çalışması ve sinerji önemli"


İntertim 1995'te kuruldu. 2009'da şirkette çalışmaya başladım. Dış ticaret ve Satış departmanlarında görev aldım. Şirkete girdikten sonra ilk olarak logo tasarımı ve kurumsal kimlik çalışması yaptık. Çin’de kendi markamız ile forklift ürettirip ithal ettik. İlk forklift markamızı _ tescilledik. Katar ve Hindistan'a ihracata başladık. Eski kuşakla, yatırım ve büyük harcamalar gerektiren işlerde risk alınıp alınmaması konusunda ayrışıyoruz. Yeni şirket kuruluşları, yeni ortaklıklar ve stratejik yatırımlarda, karar alma ve uygulama süreçleri aile büyüklerinin fikre adapte edilmesi gerektiği için uzayabiliyor. Daha heyecanlı ve enerji doluyum, bu yüzden hemen şirkete harekete geçmek istiyorum. Bu bazen iyi bazen de kötü sonuçlar getiriyor. Kazanılan paranın harcamasını daha kolay yapabiliyorum, eski kuşak daha tutumlu ve hesaplı. Kendimi eski kuşağa nazaran daha yenilikçi görüyorum.

Yeni iş alanlarını araştırıyorum. Firmamıza farklı alanlar kazandırmaya çalışıyorum. Çalışanların fikrini alma konusunda daha açığım. Yaratıcılığa önem veriyorum. İletişimde daha sakinim. Hataları daha rahat kabul ediyorum. Ekibi duygularıma göre değil, performanslarına göre değerlendiriyorum.

Bir önceki kuşağın kararlarını iyi ve kötü tecrübeleri etkilerken, Y kuşağı daha dinamik, enerjik ve sabırsız bir şekilde harekete geçiyor. Y kuşağı iş dağılımını rahat yapabilirken, bir önceki kuşak işi birebir her adımda takip etmek istiyor. Y kuşağı için ekip çalışması ve sinerji önemli, değişimi daha hızlı kabul edip uyum sağlayabiliyor. Ama motivasyonu da kolay kaybediyoruz. İş ve özel yaşam dengesi, değişime açıklık ve hızlı uyum sağlama konularında eski kuşağa öğreteceklerimiz olabilir. Onlardan da sabır ve eleştiriyi kabul etmeyi öğrenebiliriz.

Hobi olarak kick-box yapmayı, bisiklet sürmeyi, doğa yürüyüşlerini ve seyahat etmeyi seviyorum. Haytap ve Doğayı Hayvanları Koruma ve Yaşatma Derneği (Dohayko) üyesiyim. İşletmelerimizde engelli köpeklere öncelik vermek üzere çok sayıda sokak köpeği besliyoruz. Birçok dernek üzerinden veya direkt olarak barınaklara mama, kulübe ve ahşap palet desteği sağlıyoruz.

Serra Soysal KOYUNCU / Petroyağ Yönetim Kurulu Üyesi
"KSS projeleri, ciro grafiklerinden daha kıymetli"

Şirketimiz 1993’te babam Ünal Soysal tarafından kuruldu. ABD’de eğitimimi tamamladıktan sonra 2007’de işe başladım. 2014’den bu yana Satın Alma, İnsan Kaynakları ve Pazarlamadan Sorumlu Yönetim Kurul Üyesi olarak görev yapıyorum. İşe başladığımda ilk büyük hedefim kurumsallaşma ve şirketimizi bilinir hale getirmekti. İnsanların çalışmak isteyeceği bir yağ firması olmak istiyoruz. Bunun için şirket içi ve dışında çalışmalarımız var. Personelimize yılda en az iki olmak şartıyla özel eğitim programları düzenliyoruz. Daha şeffaf bir yapı için performans sistemimizi de revize ettik.

Kurucu nesil ile aramızdaki gözle görülür en büyük fark bence karar aşamasında yaşanıyor. Karar aşamasında kurucu nesil her zaman daha temkinli ve önceki tecrübeleri rehber edinerek ilerliyor. İkinci nesiller ise bu konuda daha atak, tecrübeler çok kıymetli ancak ket vurabilme gibi bir özelliğe de sahipler. Kurucu nesil son derece yeniliklere açık, öğrenmeye hevesli ve hala çok heyecanlı. Bu gerek yeni nesli, gerekse profesyonel kadroyu daha da motive ediyor. Bu anlamda kendimi şanslı hissediyorum. Kurucu nesillerle genç nesiller arasında farklar olduğu aşikar. Zaten farklılığın olmadığı hiç bir ortamdan faydalı bir sonuç elde edilmiyor.

Kurucu nesil konservatif mi? Tecrübelerine sıkı sıkıya bağlı mı? O halde kendini daha atak ve cesur kabul eden Y kuşağı kurucu neslin bu özelliğini kendine ait özelliklerle birleştirecek. Farklılıkları iyi ya da kötü olarak sınıflandırmadan, kendi içlerinde dengeleyerek kuruma nasıl pozitif katkısı olabilir noktasında değerlendirmeli.

Her şeyin hızla değiştiği günümüzde esneklik ve adaptasyon en büyük gereklilikler.

Geleneksel kalmak yerine günü yakalamak konusunda Y kuşağı iyi takip edilmeli diye düşünüyorum. Ancak aile şirketlerinde bizi biz yapan değerler vardır. Bu özden kopmamak da gerek, işletmelerdeki kurucu nesiller, varlıkları ve sağduyuları ile bu değerleri ve kültürü temsil eder. Değişim ne kadar hızlı olursa olsun yeni nesiller bu adaptasyonu kurum değerlerinden asla uzaklaşmadan gerçekleştirmeli. Bunu da yeni nesillere hatırlatacak olan kurucu nesillerdir.

Sosyal sorumluluk projeleri, benim için satış ve ciro grafiklerinden daha kıymetli. Daha çok haz veriyor. Lösev, Koruncuk, Darüşşafaka, Tema gibi STK’larm destekçisiyiz. Aynı zamanda fâaliyet alanımız olan kimya ve endüstriyel yağcılık alanında yetişen öğrencilere Ar-Ge Merkezimiz ve laboratuvarlarımız her zaman açık. Lise ve üniversitelerin ilgili bölümleriyle de işbirlikleri yapıyoruz.


Yalçın YEŞİLOVA / Yeşilova Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı
"Bizden sevgi ortamı oluşturmayı öğrenebilirler"

Şirketimiz 1975'te kuruldu. 2012'de Bursa'da faaliyet gösteren şirketimizin İstanbul şube yöneticiliği ile şirkette göreve başladım. İki buçuk yılın ardından Bursa'ya dönerek farklı pozisyonlarda çalıştıktan sonra bir işletmemizin genel müdürlüğünü yaptım. Son bir buçuk yıldır da holding merkezde insan kaynakları, kurumsal iletişim, iç denetim, maliyet kontrol ve bilgi teknolojileri bölümlerinden sorumluyum; fınans ve Ar-Ge departmanları ile birlikte proje bazlı çalışıyorum. Her görev yaptığım yerde işime değer katmak ve farklılık getirmek en önemli amaçlarımdan biri oldu. Bu bağlamda alüminyum ürün portföyünü ulusal düzeye çekecek bir projeye öncülük ettim. Güneş enerjisi konusunda ürün gamı geliştirdik ki şu an Türkiye'de yüzde 25'lik bir pazar payına sahibiz. 2016'da Türkiye’nin ihracatını en hızlı arttıran ilk 100 şirketi arasına girmeyi başardık. ERP'nin etkin kullanılarak verinin anlık olarak yönetici ekranlarına aktarılmasını sağlayan bir veri yönetimi sistemi geliştirdik. İnsan kaynaklarında gurur duyduğum çağdaş uygulamaları devreye aldık.

Biz, genel itibariyle kuşaklar arasında çok az çatışma yaşayan bir taraftayız. En büyük şansım, babam Ali İhsan Bey'in dinleyen, irdeleyen ve esnek bir karakterinin olması. En çok ayrıştığımız nokta, benim mevcut durumdan daha az hoşnut olmam yönünde. Elbette, onlar kurucu nesil olduğu ve hiçbir sistemin olmadığı dönemi bildikleri için bugünü değerlendirirken geçmişle kıyaslıyorlar. Oysa bizim dönemimizde geçmiş yok, dünyanın en iyi şirketleri kıyas noktamız. O yüzden ben daha alacağımız çok yol olduğunu düşünüyorum. Bugün bilginin üretimi ve bize ulaşma hızı standart yaptığımız işlerin önümüzdeki on yıl içerisinde değişeceğini gösteriyor. Dolayısıyla en temel farklılaştığımız nokta, önceki neslin işlerini mevcut yaptıkları haliyle devam ettirerek ayakta kalacaklarına inanmaları. Oysa bugün bizler bizim göremediğimiz tehditlerin var olduğunu biliyoruz ve kendimizi daha tedbirli olmak zorunda hissediyoruz.

Bizden bir önceki kuşak yöneticilerle aramızda şöyle bir fark var; onlar kendilerini ekibinin babası gibi görüyor, dolayısıyla da ekip arkadaşlarından her fedakarlığı isteyebileceklerini düşünüyorlar. Daha hiyerarşik ve baskıcı iş yaptırma yaklaşımları var.

Y kuşağı yöneticileri ise daha dengeli, neyi neden istediğini açıklayarak ve belli kararları çalışanın vermesini isteyerek iletişim kuruyor.

İşin sürdürülebilir olması için işletmede herkesin ortak amaca güdülenmesi gerekiyor. O yüzden herkesin zihnindeki temel hedef ortak olmalı, bu da daha yoğun iletişim ve duygusal bağ ile kurulabilen bir şey. 0 yüzden bizden öğrenmeleri gereken en temel konular; sevgi ortamı sağlama, ekip olma halini hissettirme, daha özgür bırakma ve en önemlisi empati konusuna biraz daha eğilmeleri yönünde. Biz de onlardan sabrı öğrenmeliyiz. Üst kuşakların işletmeye daha manevi bir yaklaşımı var. Bizler ise daha mekanik ve ölçümsel bakıyoruz. O duygusal bağı da öğrenebilirsek bu durum çok büyük katkı sağlar bizlere.

Hobi olarak resim yapmayı seviyorum. Cajon çalıyorum, uzaktan kumandalı helikopter uçuruyorum, düzenli olarak spor ve meditasyon yapıyorum. Çevrecilik bizim için en önemli odak noktalarından biri. Dünyayı kirletmeyen, bir kez yeryüzüne çıktığında defalarca kullanılabilen bir metal olan alüminyumu kullanıyoruz. Diğer üretim süreçlerinde de hiçbir atığın doğaya karışmasına izin vermiyoruz. Bir ormanımız var, her yıl çalışanlarımızla birlikte orada dikim yapıyoruz.








Okudunuğunuz yazı toplam 163 kere görüntülenmiştir.


Yorumlar

Bu bloga henüz yazılmış yorum yazılmamış.


Blog'a yorum yazabilmeniz için üye olmalısınız.

Üye değilseniz üye olmak için tıklayın.


 
 • Diğer yazılarımdan bazıları

ENFLASYON Ağustos’ta beklentileri aştı. Ağustos ayında tüketici fiyatları yüzde 2.30 artarken, yıllık enflasyon 2.05 puan yükselerek yüzde 17.90 oldu. Enflasyondaki artışın tetikleyicileri temel mal v...
26.10.2018 23:41:54 [ Ekonomi ]

Diş bakımı, ekonomik gelişmişlikle doğru orantılıdır. Avrupa'da yılda kişi başına iki olan yıllık diş fırçası kullanımı, Türkiye'de yüzde 0.8'lerde bulunuyor. Bütün bunlara rağmen pazarda olumlu bir g...
19.11.2013 22:11:45 [ İş Yaşamı ]

ABD Başkanı Donald Trump’m Türkiye’yi hedef alan tweet’leri nedeniyle değer kaybı yaşayan TL, spekülatif gelişmelerin durulmasıyla toparlanma trendine geçti. Bunda Türkiye’nin siyasi olarak ABD’ye kar...
26.10.2018 23:46:57 [ Ekonomi ]

İş kurmak için yeni fikirlere ve trend iş modellerine ihtiyacınız varsa doğru adresdesiniz. Bugünkü yazımızda en iyi iş fikirleri olarak değerlendirebileceğiniz yatırım projeleri ve fikirleri sunacağı...
1.1.2018 17:31:49 [ İş Yaşamı ]

Copyright 2008 - edebiyatdefteri.com - her hakkı saklıdır.