24 Mayıs 2012 Perşembe
E-mail adresiniz:  Şifreniz: Beni Hatırla
  meycem
http://blog.edebiyatdefteri.com/meycem/oku/1479/gunahlarla--sewisecegim----- 

 • Hakkımda


meycem

 • Yazdığım Diğer Konular
Yaşam (1)


 
GünahLarLa /Sewişeceğim.....
23.01.2009 00:35:57  [ Yaşam ]

GünahLarLa /Sewişeceğim.....

/Yere Ve göğe Ve yazgısı yazılmamış bir avuç toprağa Belki henüz doğmuş bir çocuktu karanlık doğmamış bir ışık kadardı belki Yanlızlık Oysa doğdukça azalan Azaldıkça çoğalan Tanrılardık Olmayandan çok Ve olmayan kadar yok Ateşe Ve suya Ve karanlığa gebeydi söz Oysa hiç duyulmayan bir sesti hüküm Ve gece emri kılan köz Işıktı Ol diyen Tanrıdan ateşlerde sınanan yüküm Ey yok Bir ateş kıl dirilen topraklara Ve bir kıvılcım ver Ve bir kül ey har Ve ateşte çırpınan kül Beni köze hüküm kıl Savrul topraklarıma Közü söze kılan alevlerde kavrul Oysa töze alevi katıp Közü üşüten Tanrılardık Yaratırken Yaratıldık.. Şimdi anladım say Yok olandan var olan tanrıydı har Ve ateş Ve kül Say ki sözümü yoka sayandı var say ki közümü vara sayan tanrıydı har ve yerin göğü emzirdiği kubbeydi tanrının titreyen elleri ve ateşin közü öptüğü yerdi buhurunda eriyen nefesi gecenin güneşi gördüğü ve toprağına suyun aktığı yerdi tanrının ıslanmış gözleri şimdi anladım say günü ve geceyi duydum say çatırdayan toprağın feryadıydı döl tutmuş tohumlar say ki ya çamurdandı ya kandan tohuma küs doğumlar ki ne zaman yağsa yağmur gök kubbede ağlar altıncı gün tanrılar ve çamur ve kan say ki bir bebeydi ağlayan say ki ilk nefesin feryadıydı toprağın kulaklarında çınlayan ırmak ve toprak birleşti dudaklarında tanrının ağarırken tan ey kan verip toprağın rahmine seni bana bula etimi daha kaç bebeye süt olur toprağın günahkar memesi ve bir çığlık yırtarken toprağın sızlayan rahmini doğdu topraktan doğu say ki gihondu akarken ellerim aden'in böğründen bir avuç suydu günah kendine doğup kendine dökülen ey kil öp doğunun çıplak tenini ve bil dökülüp ateşin koruna sağdım aşur'un gözlerinden tanrının dölünü say ki çocuktu tenimde kabaran ırmak say ki fırata soyunup dicleye giyinen anaydı toprak ve ne zaman doğsa güneş dört ırmaktan doğarım doğuya peşime düşer bir ateş anamın rahminde kül olur yanarım ki ne kadar doğuysa o kadar çıplaktı toprak ve su ve buğu yedi kez aktı tanrının ellerine ey tanrım okşa adenin savrulan saçlarını say ki ellerinde ağu der toprak ve tinime rüzgar ve tenime çamur şimdi içtim say bir avuç suyu gördüm say adenin kesilen göbeğini ve doğumu say ki deşerken toprağın kanlı rahmini tuttum tanrının çamurlu ellerini ki ne zaman ıslansa toprak bir doğum sancısı sarar tanrının gözlerini ve can ve kan aktı toprağın terli alnından ve karnından söküp tanrının sözlerini açtı gözlerini insan say ki gördüm inleyen toprağın günahkar bedenini say ki öptüm toprağın çatlamış ellerini ki ne zaman doğsa insan ağlar çamura bulanır yanaklarımda kan dirilir topraklar ve etim ve kemiğim sızladı dokunurken ellerim çamurlu göbeğime say ki dokunsam kendime ellerim günaha gebe ve tenim yalnızdı say ki sesim keşfedilmemiş ilk tanrısı kuşların ad verirken toprağa düşen her ete say ki dilimden yaratılmış tanrıydım belki bu yüzden ne zaman dokunsam kendime yalnız bir çığlık olur tanrı hep kendime kanarım tanrım kendi günahımda boğ beni senden doğdum sök etimi kemiğimi tanrım yarıp göğsümü çıkar kendimden kendimi say ki bana bir ben borçlusun say ki içimden yine etimden ve yine kemiğimden tanrım sol yanımdan al tözümü tanrım duy sözümü çatırdarken göğüs kafesim çırpınırken tenim tinime bağışla günahkar ellerimi say ki böğrümü deşerken yalnızlık söktüm kaburgamı say ki öptüm çamurlu ellerimi akıp beni yaratanın gözlerinden atıp kendimi aşur'un sevdasından kattım yokluğuma dirilen etimi günahımla yıkandım nasıl olsa tanrının gözü yaşlı çocuklarıydık doğduğumuz yerden doğurduk şimdi anladım say karnımda büyüttüğüm günahkar yanımı ki hangi yanıma dokunsam bir kadın sesi işitirim tanrıdan çamura bulanır sesim kendimden doğarım ve kadın utancıma biçilen kefen oysa topraktı tanrının ellerinde dirilen beden ve çırılçıplaktı say ki rahmine dudak sürdüğüm uykulara küs topraktı ey günah kadını terime sevap biç ateşe düşen tenimden say ki duydum tanrının soluğunu çektikçe içime havva'nın buğulu nefesini say ki kırıp toprağın hükmünü dinledim nasıl da inliyor tanrının aşk artığı bedeni şimdi anladım say tanrının yalnızlığına biçilen elleriyim ben dokundukça aşka çoğalan şimdi anladım say dökülürken dilim toprağa havva'nın bedeninden öptüğüm tanrının üryan dudaklarıymış meğer ve sesi ve nefesi işittim ateşin masum çocuklarından ne tenime secde edendi alev ne tinime zuhuru üfleyendi rüzgar belki bu yüzden estikçe ellerim havvanın saçlarından bir ateş sarar tanrının gözlerini kül olur savrulurum toprağın çamurlu koynundan şimdi anladım say iblisin tutuşan saçlarını say ki ne yılandı toprakta sürünen dilim ne yalandı günahlarda kavrulan elim belki bu yüzden ne zaman bir kadın öpsem bir meyve düşer dalından döner kaburgama secde ederim daha kaç günaha giyinir ki insan ve lanetti ve kehanetti üstümdeki elbise ya dilimdi karnının üstünde yürüyen yılan ya yapraktı havvanın tenine örttüğü yalan duydum tanrının lanetli sözlerini ve gördüm havvanın çırılçıplak tenini belli ki günaha akacak bir avuç suydum şimdi anladım say yuttuğum toprağın kokusuymuş ağzımda sütüm gördüm ki tenime kustuğum ateşin koruymuş dölüm say ki her ana biraz da günahıma gebe söyle bana tanrım tinime giydirdiğin et midir bu zulüm bildim anaymış bir avuç toprak bu yüzden acıyla doğarmış her evlat anladım ki bir çığlıkmış doğmak gördüm tanrım ne zaman dayasam dudaklarımı anamın memelerine toprakla dolar ağzım bu yüzden doğdukça ölüme büyür günahkar gövdem ve ne zaman haykırsa bir kadın çıldırır toprak acıyla doğarım belli ki anamın rahmine yazılmış son cezayım şimdi anladım say kadının zahmetini ve iblisin rahmetini kim bilir daha kaç kez ağlarım çünkü topraksın dedi dilim toprağa döneceksin tanrım kov beni cennetlerden ateşin kızıl koynuna koy adenin bahçesine kerubinin hışmını ve dört yanıma korlu kılıcını ey aşk bağışla beni tende soğuyan terin buğusuna ve tenimi şahit kıl havvanın kokusuna ve kadın ilk dinim şahittir ellerim daha kaç sevaba soyunur ki insan Ve kaine düştü kinim Ben ki günahın semeresiyim Ve habile sustu dilim Meğer ölüme gebeymiş ellerim say ki doldurup havvanın rahmine toprağı kasıklarından fışkıran kandı tenim ben ki duydum habilin kanının sesini yükselirken topraktan yırtıldı kulaklarım haykırırken kan ben ki kain'in lanetli etiyim ben ki habil'in çürüyen kemiğiyim işte bu yüzden ne zaman açsa ağzını toprak kan dolar dişlerim yedi kez yutarım öcümü toprak kusar kinini bir kez daha doğrarım ve eşti bir yanım kardeşti tanrım dilimi gömdüm dudaklarım doğururken aşk emdiğim memelerini gördüm ki günahım karnı burnunda bir ateşti tanrım daha ne kadar çiğner ki insan toprağın sırtına yazılmış hükmünü daha kaç ana çeker ki gömüldüğüm toprağın çekilmez yükünü ve hanok doğdu ağlarken adenin sol yanı ve irad hanokun kanı anladım ki çoğaldıkça kendimizden azaldık anladım ki bakarken yüzüne lamekin yetmiş yedi kere aldık öcünü toprağın say ki aşk için bedenlerimizi yaktık giyindikçe aşkı soyunduk günahkar bedenimizi inkardık şimdi anladım say eşi ve kardeşi say ki kurban ettiğimiz aşkı gömdük toprağın rahmine belki bu yüzden hep alnından öptük eşi belki bu yüzden toprak misali sırtımızdan besledik kalleşi işte ya aşkı inkardı insan ya öylece sevişmekti isyan işte biz ki böyle çoğaldık ey ademin dölü bastıkça toprağın yüzüne bir yanımız ölü biz ki böyle yıkandık günahlarımızla anladım ki günahkar doğarmış her bebek ey havvanın külü şimdi anladım say öldükçe nasıl çoğaldık gömerken havvanın günahkar piçlerini anladım ki sevişmeyi günah kıldık ey ilk doğan bebeğin feryadı bildim ki günahım bir avuç toprak kim bilir belki bu yüzden hep sırtımızda toprağın nefreti ne zaman doğsam o zaman kucaklayacak ve ademden doğan ve havvadan kalan ben ki günahın zürriyetiyim tanrının sızlayan etinden kopartılan şimdi anladım say tanrının sonsuz eziyetini say ki yırtıp yerin yüzünü gömdüm tanrının en mahrem sözünü say ki kurban ettim tanrının dilini soyunurken topraktan ben ki tanrının kırılmış elleriyim aşklardan arta kalan ve gördüm ve duydum ağladığını seni korkularla çoğaltan ben ey tanrım işte ben buydum şimdi anladım say tanrının pişmanlığını ve nuhun inayetini say ki aşk dileneceğim dirilen ateşlerden açıp yefetin günahkar ellerini ah aşk ben ki kendimi inkarım daha kaç ateşle tenimi yıkarım ben ki insan ya aşkı suya katar tanrıları yakarım ya köze basar etimi küllerimi yutarım şimdi anladım say tanrının aşk tüten feryadıydı nuhun gazabı anladım ki düşecek her yağmur damlası birazda toprağın azabı say ki günahlardan duyarım fırtınaların sesini şimdi terk ettiğimiz aşkı biçeceğiz tanrının gözyaşlarından belki bu yüzden ne zaman kopsa bir fırtına sırılsıklam sevişirken bulurum kendimi yükselen sularda daha kaç tufandan doğar ki aşk tanrım ben ki senin aşk tüten son çocuğun bağla göbeğimi toprağın yüzü üzerinden sil dudağımın izlerini şimdi nuh için ağla gözyaşlarını içeceğim aşk adına ve sustu yer ağlarken gökler kırk gece sevişip toprak gibi yıkandım çırılçıplak bir avuç suyla anladım ki hiçbir yaprak örtmez tanrının mahrem gözlerini bu yüzden sevişirken insan soyunurmuş toprak ne kopan fırtınalar paklar aşk kokan ellerini ne de günahkar dilim yıkar aşk içtiğim tenini daha kaç kez sevişip çoğaltacağım tanrım seni.. Ve çekildi sular toprağın dudaklarından karnına..... Oturup araratın çırılçıplak göğsüne Yedi gece girdim koynuna Şimdi anladım say tanrının ahdini Say ki duydum tanrının ağlarken sesini Anladım ki aşka çoğalacak bedenimdi tanrı Bu yüzden sevişin derim ey ademin bebeleri Ne zaman girsen bir aşkın koynuna Ter ile yoğurup varolduğun toprağı Titreyen bedeninden tanrılar doğuracaksın Şehvetinden sırılsıklam kül olup yanacaksın Daha kaç aşkın kavmine düşer ki dölüm Ey kavmim Üstümü örtmeyin Bil ki şarap ile yıkandı elim Bil ki üzüm emdi benim günahkar dilim Bu yüzden çıplaktır tenim Örtmeyin üstümü ey nuhtan kopan kavmim Ayıbımdan ellerinizi çekin Ah dört yana dağılan kavmim Şimdi anladım say nasıl bölündü bin bir parçaya nuh ile yıkanan bedenim Say ki kopartıp şinar diyarında dört bir yana attığımdı günahkar dilim Ateşlerde yıkanıp topraklarda yanandı aşka sürgün ellerim belki bu yüzden pişirip toprağı kor ateşlerde kerpiçten şehirler kurarım ne zaman bir medeniyete göçecek olsam hep ağır gelir toprağın sırtına ayaklarım gördüm ki bir ben çiğnerim toprağım yüzünü bir toprak çiğner benim yüzümü şimdi anladım say aşk uğruna kurduğum medeniyetleri say ki yırtıp göğün nefesini çıktım babilin tepesine say ki kavruldum bakarken tanrının gözlerine anladım ki babilden iner tanrı yeryüzüne işte bu yüzden ne zaman sevişsem döner babile bakarım nice aşktan medeniyetler kurar günahkar tenimde tanrılar yakarım ey aşk işte buymuş sana sunduğum sırrı dilimin sana söylenen sözlermiş dudaklarını yırtan ibrahim'in ey aşk senin için soyunup dudaklarını kadınlar ve erkekler dile gelir çırpınır aşka uzanan eller adını fısıldar günahkar geceler şimdi anladım say ibrahimin aşka konan sözlerini anladım ki ne zaman sevişsem ibranice bir şarkı söyler kanadı kırık serçeler ey aşk bana ibrahimin dilini ver giyinip söylenmemiş tüm sözlerimi günahlarla sevişeceğim sesimi aşka susan tanrı duysa yeter ey ses söküp dişlerimi koy ishakın avuçlarına ve ey toprak çiğneyip acıdan kıvranan dilimi tükür yakubun suratına ey kor beni yakubun yerine alevlerde yor ben ki tanrılara adanmış yalanların dağılmış külüyüm ben ki ishakın gözünü sokan yılanların dölüyüm bu yüzden kördür dilim sağırdır aşka dokunan ellerim ah aşk yükleyip sırtıma yakubun vebalini iki büklüm analara say toprağın çilesini beni anamın rahminden sorun ey yakubun bebeleri neden toprak kokar ishakın buruşuk elleri daha kaç bebeyi yıkar ki yağmur saçlarında ağarırken anamın daha kaç evladı kucaklar ki çamur böğrünü deşerken babamın anladım ki babamın kasıklarında büyüyen elleriyim aşkın tanrının evinden anamın kucağına uzanan ey aşk emzir beni rahelin günah akan göğsünden ben ki yusufun dudaklarıyım günahların sütünü emen ben ki kör kuyuların koynuna atılmışım ey aşk bırakıp sevaplarımı tanrıya sağ beni memelerinden şimdi duydum say yusufun feryadını say ki sustum ağlarken aşk atıp kendimi kör sağır kuyulara say ki seni çektim aşk tüten kasıklarımdan ey tanrı anladım ki seviştikçe yüzüne kustum içtiğim gözyaşlarını bu yüzden yusuf olur girerim her aşkın koynuna ben ki bin bir kadından doğarım aşk adına daha kaç kadın gebe tanrım sana.. /N.Nedja İvanic

Okudunuğunuz yazı toplam 293 kere görüntülenmiştir.


Yorumlar

23 Ocak 2009 Cuma 20:12:14
Nokta ve virgül ???? Okunmasın diye mi yazdınız.
Yoksa şaka mı....Çok çabaladım okumak için beşinci satırda pes ettim.
tebrikler.

Blog'a yorum yazabilmeniz için üye olmalısınız.

Üye değilseniz üye olmak için tıklayın.


 
 • Diğer yazılarımdan bazıları

Copyright 2008 - edebiyatdefteri.com - her hakkı saklıdır.