17 Kasım 2019 Pazar
E-mail adresiniz:  Şifreniz: Beni Hatırla
  metafizikuzmani
http://blog.edebiyatdefteri.com/metafizikuzmani/oku/3789/sofroloji-egitimi 

 • Hakkımda


metafizikuzmani

 • Yazdığım Diğer Konular
Müzik (1)
Astroloji (3)
Bebek (1)
Bilim (7)
Doğa (8)
Eğitim (20)
Ekonomi (3)
Yaşam (19)
Haber (9)
İlişkiler (30)
İş Yaşamı (5)
Kültür-Sanat (6)
Sağlık (24)
Spor (1)
Teknoloji (1)
Mutfak (3)
Moda (14)
Otomobil (2)
Çocuk (1)
Günlük (8)
Finans (1)
Hobi (4)
Din (3)
Şehir (9)
Üniversite (10)


 
SOFROLOJİ EĞİTİMİ
10.7.2010 20:29:13  [ Sağlık ]

SOFROLOJİ EĞİTİMİ



ZİHİN KONTROL BİLİMİ SOFROLOJİ:
Bugün, zaman dilimi olarak içinde bulunduğumuz 21.yüzyıl, beraberinde getirdiği geniş imkânlarla bizleri de çok hızlı bir gelişim sürecinin içine sokmuş durumdadır.
Bu hıza ve dinamizme ayak uydurabilmemiz, kendimizi fiziksel, zihinsel ve ruhsal alanlarda yenilememize, geliştirmemize bağlıdır.
Günümüzde, İnsanın beden, zihin ve ruhtan oluşan bütünsel kapasitesini daha iyi anlamak ve bilinçli İnsanı yapılandırmak için birtakım çalışma sistemleri ortaya çıkmış durumdadır.
Sofroloji, işte bu sistemlerden biridir ve bizzat kendi uygulamalarımızla geliştirebileceğimiz kendi beyninizi tanıma ve her duruma karşı zihnimizin kontrol mekanizmasıdır.

SOFROLOJİ NEDİR?
Sofroloji, 1960 yılında İspanyol Alfonso Caycedo tarafından kurulan bir şuur bilimi disiplinidir. Psikanalizin eğitimi alırken hipnoz konusundan oldukça etkilenen Caycedo, uzun bir süre Doğu felsefelerini (Feng Shui, Yoga, Meditasyon, Zen,Tao vs..) incelemiş ve bu araştırmalarını insanın değiştirilmiş şuur halleri üzerinde derinleştirmeye karar vermiştir.
Bunun sonucunda, insanların o güne kadar inandığı eski kavramları bir kenara atmış ve Sofroloji adı altında yeni bir bilim ortaya koymuştur.
Sözcüğün etimolojik yapısı eski Yunancadan kaynaklanır: Sos (uyum), phren (zihin/şuur) ve logos (irdeleme/inceleme) anlamına gelir. Bu konumlar Sofroloji ye tüm anlam genişliğini verir: Sofroloji, Ahenkli Şuur Bilimidir.
Yıllarca süren klinik inceleme ve araştırmalarının ürününü alternatif tıp ekolüyle dünya çapında bir yöntem biçiminde sunan Caycedo, 1960 da Barcelona daki Sofroloji Merkezini kurmuştur.

SOFROLOJİ: AHENKLİ ŞUUR BİLİMİ
Caycedo, yapmış olduğu çalışmalarda, insanın bedensel ve zihinsel alanda gerçek kapasitesini kullanmadığını görmüştür. Bunun temelinde, her birimizin küçük yaşlardan itibaren çevreden aldığımız telkinlerin etkisiyle kendimizi sınırlamamız ve pek çok alanda kilitlememiz yatmaktadır.
Telkinbilim/Telkin eğitim konusundaki çalışmalarıyla İnsan ve İnsanın kapasitesinin sınırsızlığına yeni bir soluk getiren Bulgar asıllı Georgi Lozanov da Caycedo nun görüşlerini paylaşır ve şöyle der:
“Tarih ve toplum sürekli bize yeteneklerimiz hakkında birtakım telkinlerde bulunuyor ve telkinler neler yapabileceğimiz konusunda bizi sınırlıyor. Sınırlara inanmak, sınırlı insanlar yaratıyor.
Dolayısıyla Caycedo, Sofroloji çalışmalarını, öğrencilerinin veya hastalarının, daha önceden kendileri ve becerileri hakkında edinmiş oldukları izlenimleri değiştirerek, yeni insanlar oluşturma temeline dayandırmıştır.
Kendisi Sofrolojiyi şöyle tanımlamaktadır: Sofroloji aslında bir öğretim yoludur. Kişiye gevşeme, nefes, konsantrasyon, imajinasyon, kendi kendine telkin tekniklerini öğreterek, kişinin kendi kapasitesiyle iletişime geçmesine ve bu kapasiteyi kullanmasına rehberlik etmektir.
Dolayısıyla sofroloji, gevşeme+nefes+konsantrasyon+imajinasyon+kendi kendine telkin gibi şuur seviyesini değiştirmeye yarayan teknikleri kullanarak, şuurun dinginliğine yapılacak içsel bir yolculuktur.
Bu dinginlikte kendimize dürüstçe bakabilmek; bir anlamda Kendini Tanıma çalışmasıdır.

SOFROLJİDE AMAÇ
Öncelikle, kişide öğrenmeye engel olan zihinsel, duygusal, ahlaksal bariyerleri kaldırmaktır.
Süje üzerinde hiçbir baskı kurmadan, süjeyi hipnotik hale sokmadan, güven oluşturarak, tembih alacak hale getirmektir.
Rehberlik ederek, kişide kendi kendine problemlerini çözme gücünü oluşturmaktır.
Kişiyi yaşamından sorumlu, özerk ve özgür bir birey yapmaktır.
SOFROLOJİ/HİPNOZ AYRIMI
Sofroloji, insan şuurunun değişik hallerini incelemesi ve kullandığı teknikler nedeniyle çoğu zaman İpnoz uygulaması ile karıştırılmaktadır.
Ancak sofroloji, özellikle sofrolog-süje ilişkisinin niteliği açısından hipnozdan oldukça farklıdır.
Klasik hipnozda, hipnotizör süjenin karşısında mutlak hâkim roldedir. Süjesine emirler verir; bazen onun isteğinin zıttına telkinler verebilir.
Sofrolog ise bir eğitmendir. Tahakküm etmeden rehberlik eder. Hastanın rızası olmadan onu şifa vermez ve iyileştirmez. İki kişi arasındaki geçici birleşme tamamen isteğe bağlıdır. Bu birleşme esnasında sofrolog, hastanın kendi amacını bizzat tayin etmesi ve kendisine öğretilen yöntemleri kendi inisiyatifiyle uygulaması için mümkün olduğu kadar az emir vermeye çalışır.
Ayrıca sofrolojide telkinler, hipnozda olduğu gibi otoriter bir tavır yerine, Eflatunun yumuşak, ahenkli söz olarak tarif ettiği Terpnos Logos, yani yumuşak fısıltılar şeklinde yapılır.
SOFROLOG/SÜJE İLİŞKİSİ
Sofrolojiyi uygulayan ve öğreten sofrologun, öğrenci veya hastalar üzerinde büyük etkisi vardır.
Sofrologun, insan organizmasını ve ruh bilimi spiritüalizmi çok iyi bilmesi, sofrolojinin mümkün olduğunca psikanalistler ve psikologlar tarafından uygulanması gerektiği gibi ayrıca Sofroloji eğitimini akademik ve teknik olarak Metafizik uzmanı ve psikanalist-yazar Gökhan Hani den eğitim almaları gerekir.
Sofrologun, Sofroloji konusunda çok iyi bir eğitim alması; öğrenci ve/veya hastalar üzerinde psişik bir etki/bir alan ve sarsılmaz bir güven oluşturması gereklidir.
Sofronik çalışmalarla farkındalıkları yükselen öğrenciler, eğitmenin duygu ve düşüncelerini de algılayabildiklerini ifade etmektedirler. Eğitmen karamsarlık hissediyorsa, öğrencilerin yetersiz olduğunu ve uygulanan yöntemin işe yaramayacağını düşünüyorsa, öğrenciler bunu algılamakta ve performansları etkilenmektedir.
Eğitmenin davranışlarındaki el kol hareketleri, ses tonu, yüzdeki mimikler gibi sessiz ipuçları öğrencinin ve/veya hastanın motivasyonunu ve özgüvenini etkilemektedir. Öğrenci ile eğitmen arasındaki uyum çok önemlidir.
Bu nedenle, Sofronik çalışmalarda öyle bir atmosfer ve güven ortamı yaratılır ki, kişideki normal yetenekler ve hafıza, ikna yoluyla daha büyük kapasitelere ulaştırılabilir.

SOFROLJİDE KULLANILAN METOTLAR GEVŞEME
Sofronik uygulamaların temelinde öncelikle bedensel ve zihinsel gevşeme egzersizleri yatmaktadır.
Metafizik uzmanı Gökhan Hani, derin gevşemenin korku ve gerginliği ortadan kaldırdığını, bu nedenle çalışmalarının başlangıcında gevşemenin öğrenilmesinin çok önemli olduğunu belirtmektedirler.
Gevşemeye zemin hazırlamak amacıyla öncelikle dış uyaranların azaltılması gerekir: gürültü, ışık fazlalığı, karışıklık beden düzeyinde bir gerginlik yaratır.
Bu nedenle sessiz, loş, rahat bir ortam, rahat bir koltuk ya da sandalye, bedenimizi sıkmayan bol giysilerle dış donanımı sağlamak gerekir.
Gevşemenin başlangıcını kas gevşemesi oluşturur. Gerginlikten ilk kurtulacak olan kaslar, kol, bacak ve bazı sırt kaslarıdır.
Solunumun düzenlenmesi, kalp ritminin düşmesi ve zihnin sakinleşmeye başlaması, alfa ritmi dediğimiz, gözlerimiz kapalı haldeyken, saniyede 8-14 devirlik muntazam bir ritme sahip, uyku ile uyanıklık arası bir dinlenme durumu meydana getirir.
Sofrologlar bu durumu, sofroliminal şuur düzeyi olarak adlandırırlar.

BEYİN DALGALARI ŞUUR HALLERİNİ AÇIKLIYOR
Beyin dalgaları frekanslarına göre alfa, beta, teta ve delta dalgaları olarak sınıflandırılır. Oysa gerçekte çok daha karmaşık modeller oluştururlar. Belirli şuur hallerindeki dalga özelliklerine göre yapılan aşağıdaki sınıflandırma işi basitleştirmektedir:
- Beta dalgaları (13-30 Hz.) her şeyden önce uyanık iken, gerginlik ve stres durumlarında belirmektedir.
- Alfa dalgaları(8-12 Hz.) gevşeme durumuna has olup uyku ile uyanıklık arasındaki devreyi ifade eder.
- Teta dalgaları(4-7 Hz.) uykuda ve derin meditasyonda hâkimdir. Şuuraltı aktiftir ve öğrenme yeteneği büyüktür.
- Delta dalgaları(1-3 Hz.) derin uykuda ölçülmektedir. Bedenin iyileşme ve bağışıklık sistemini destekleyicidir.

BEYİN DALGALARININ EEG ÖLÇÜMLERİ
Beta Dalgaları- 13 Hz' den 30 Hz' e kadar
Alfa Dalgaları- Rahatlama Durumu 8 Hz' den 12 Hz' e kadar
Teta Dalgaları- Meditasyon, Rüya Durumu 4 Hz' den 7 Hz' e kadar
Delta Dalgaları- Derin Uyku Durumu 1 Hz' den 3 Hz' e kadar
Gerçek bir bedensel ve zihinsel gevşemenin başlangıcı, ruh ve beden ilişkisinin geçici olarak gevşediği alfa ritminin yakalanmasına ve bunun sürdürülebilirliğine bağlıdır.
Alfa ritmiyle zihnimiz, günlük şuurumuzdan farklı bir şuur durumuna, serbest şuur, derin şuur, şuuraltı olarak da çeşitli şekillerde ifade edilen bir şuur durumuna ulaşır.
Günlük şuurumuz, beş duyuyla algıladığımız ve dikkat verdiğimiz tüm verileri kaydeder.
Serbest şuurumuz ise, biz farkında olmadan, çevredeki konuşmaları, saatin tiktaklarını, otobüs duraklarını, geçtiğimiz yolları vs. kaydeden sınırsız bir kaynaktır.
Bugün Alternatif tıp felsefeleri Eğitmeni Metafizik uzmanı ve psikanalist-yazar Gökhan Hani bu durumda yapılan telkin ve imajinasyon çalışmalarının, çok daha etkili sonuçlar ortaya koyduğunu ifade etmektedir.
Sofronik çalışmalarla gerçekleştirilen de, gevşeme vasıtasıyla günlük şuurdan farklı bir şuur durumuna ulaşılması; sofrolog tarafından yapılan önerilerle, öğrencinin ve/veya hastanın benlik imajının, zihinsel programının değiştirilmesine/yenilenmesine yardımcı olmaktır.
İdeal gevşeme, beden ve zihnin ortak uyumu vasıtasıyla meydana gelen gevşemedir.
Zihinsel gevşeme olmadan kasların gevşemesi söz konusu olmamaktadır. Çünkü kasların kasılması bizim zihinsel durumumuzla çok alakalıdır. Dolayısı ile zihinsel gevşemenin sağlanması, bedensel gevşemenin genelleşmesini ve derinleşmesini sağlar.

SOFROLOJİDE NEFES-SOLUK SANATI
Solumak, dünyaya gelirken yapılan ilk eylemdir ve büyük bir sembolizmi içinde barındırır.
Doğu öğretilerinde nefes alıp vermenin ayrı bir önemi vardır çünkü bu sayede bizler evrende bulunan hayat enerjisini, Prana yı içimize çekeriz.
Nefes, bu enerji alış verişini sağlar. Doğru solumadığımız takdirde bu hayat enerjisini yeterince içimize alamayız ve bedenimizde enerji tıkanıklıkları oluşmaya başlar.
Bugün çoğumuz yanlış nefes alıp veriyoruz. Soluk alırken karınlarımızı içeri çekiyor, göğsümüzü şişiriyor; sonra, soluk verirken, karınlarımızı dışarı çıkarıyoruz.
Bu kötü alışkanlık (dünyaya geldiğimizde doğru soluyorduk) eğitimle ve yaşantımız sırasındaki streslerin birikimiyle yavaş yavaş elde edilmiştir.
2 büyük tür solunum vardır: göğüsten ve karından solunum. İnsan doğal konumda, bedensel ve zihinsel dinginlik içindeyken karından soluma öncelik alır.
Doğal solumada karın enerjiyle dolar; soluk vermede ise karın hafifçe çöker. Enerjilerin doğal akışı için düzgün soluk alıp vermeyi öğrenmek çok önemlidir.
Fakat engin bir soluk alma eyleminden önce, derin bir soluk vermeyle ciğerlerimizdeki eski enerjiyi boşaltmayı her zaman anımsamak gerekir.

MÜZİK TERAPİ İLE SOFROLOJİ BİR ARADA
Metafizik uzmanı Gökhan Hani, Sofronik çalışmalarda düşük frekanslı seslerin beden ve zihin ritmini yavaşlattığını fark ederek; hafızayı güçlendirmede, kalp rahatsızlıklarında, yüksek tansiyonlu kişilerin tedavilerinde müzikten özellikle klasik Barok müziğinden yararlanmıştır.
Örneğin müzik ritmine uygun olarak okunan dersler sırasında, öğrencilerin de ritimle nefes alıp vermeleri sırasında hatırda tutma yeteneklerinin % 78 e fırladığı, ritimsiz nefes alış verişlerindeyse % 25 e düştüğü gözlenmiştir.
Uygulamaya bir örnek olması açısından, seçilen sesli malzeme, sofrologa tahsis edilmiş olan bir banda kaydedilmektedir.
Sofrolog, aynı bandın üzerine, sofronizasyonun muhtelif evrelerine ilişkin sözleri, sanki hasta kişiyle karşı karşıyaymışçasına bir eda ile kaydetmekte ve dinleyecek kişinin, Sofronik hale ulaşmasını mümkün kılacak olan açıklayıcı bilgileri yumuşak ve ikna edici bir ses tonuyla ifade etmektedir.
Bu müzikal destek sayesinde, sofrolog, hastanın Sofronik eğitimine başlamakta ve onun zihnine, şifa bulmasını kolaylaştıracak niteliğe sahip her türlü kavramı yerleştirmektedir. Örneğin, nefesi ve organizması üzerinde nasıl hâkimiyet kurabileceğini, kas gücünü nasıl geliştirebileceğini vs. öğretmektedir.
KONSANTRASYON VE MOTİVASYON
Sofrolojik çalışmaların bütününde konsantrasyonun da önemli bir yeri vardır.
Çünkü gevşemeye engel olan önemli hususlardan biri de konsantrasyon eksikliğidir, belli bir konuya ya da objeye dikkatini verememekte ve adaptasyon sağlayamamaktadır. Bu açıdan kendi kendimizi değerlendirdiğimizde neden yoğunlaşamıyoruz? Diye sorabiliriz.
Zihnimizin genel çalışma eğilimi, geçmiş ve gelecek üzerinde yorumlarda bulunma ve dünyayı kendine göre düzenleme arzusuna dayanmaktadır. Bu hal, bizi, şu an yaşananları fark etmeme durumuna götürür, zihinsel gevşeklik doğurur. Zihin gün boyunca, zihinsel dedikodular üreterek faydasız zihinsel faaliyette bulunur.
Sofronik çalışmalarda konsantrasyonu sağlamak amacıyla, zihinde dinlendirici manzaralar canlandırarak bunlar üzerine yoğunlaşma sağlanmaya çalışılır.
TELKİN
Bir fikrin zihne sokulup, zihin tarafından kabul edilmesi eylemine telkin diyoruz.
Gerek sofronik gerekse hipnotik çalışmalarda, telkinin doğru şekilde kullanımı vasıtasıyla, öğrenci/hasta/süjenin zihinsel alanında istenilen değişikliklerin meydana getirilmesi söz konusudur.
Çünkü telkin kullanılarak, süjenin günlük şuurundan farklı olan serbest şuur alanına uzanılır ve yapılan telkinler burada yerini bulur, vazifesini görür.
Telkinin süje üzerinde etkili olabilmesi için, telkini yapan kişinin süje üzerinde uyandırdığı izlenim; ona güven vermesi, ses tonu, kullandığı ifadeler, konu hakkında bilgisi, süje ile olan uyumu çok önemlidir.
Ayrıca önemle belirtmek gerekir ki, kişiye yapılan telkin, kişinin serbest şuuru tarafından hazmedilmezse, yani kendi kendine telkin haline gelmezse, telkinin herhangi bir etki meydana getirmesi söz konusu değildir.

TELKİN KULLANIMINDA OLUMLU İFADELERİN ÖNEMİ
Telkin uygulamalarında kullanılan ifadelerin niteliği, hedeflenen amaca ulaşmada birinci dereceden etki sahibidir.
Çünkü serbest şuur alanı, ne ifade edilirse onu gerçek olarak algılamakta ve buna tepki vermektedir.
Olumlu, net, kesinlik taşıyan, şimdiki zamana ait ifadeler kullanmak, çalışmaların çok daha hızlı ve olumlu sonuçlar vermesini sağlamaktadır.
Örneğin,baş ağrılarım için artık ilaç kullanmayacağım yerine, Baş ağrılarımı kendimle barışarak çözüyorum. Her geçen gün daha kuvvetli oluyorum, türünden olumlu, kesin ve şu ana ait bir ifade kullanmanın zihin tarafından daha kolaylıkla kabul edildiği vurgulanmaktadır.
İMAJİNASYON
Metafizik uzmanı Gökhan Hani nin sofroloji sisteminde, beden/zihin ritimlerini yavaşlatmak için göz önünde canlandırma egzersizlerinden de faydalanılmaktadır.
İmajinasyon insanın en asli yeteneklerinden biridir. İmajinasyon olmadan fizik realitede herhangi bir şey yaratılabilmesi mümkün değildir.
İnsan, imajinasyon yeteneği vasıtasıyla madde üzerinde hâkimiyet kurar ve ona şekil verir.
Maddeye şekil vermede ve yeni formlar yaratmada bu kadar etkin olan imajinasyon yeteneği, aynı şekilde zihinsel alanda yeni senaryolar yaratma ve bu tasarımları fizik realitede soyut bir gerçek haline getirmede de aynı derecede etki sahibidir.
Zihnin bu yaratıcı ve sonuç veren yeteneğini keşfeden psikanalistler, bugün her türlü çalışmalarında; sağlık alanında, eğitim alanında, performans artırmada, stres yönetiminde, kişisel gelişim uygulamalarında imajinasyondan yararlanmaktadırlar.
Sofronik çalışmalarda, bedensel/zihinsel gevşemeye yardımcı olması açısından, doğadan sakin ve dinlendirici manzaraları göz önünde canlandırma egzersizleri yapılmaktadır.
Sofrolog, süjeden, çok sevdiği bir parkta veya ormanda dolaştığını, göl kenarında oturduğunu, dağlara veya tepelere çıktığını; bu gevşemişlik halini ve huzuru, tüm varlığıyla hissetmesini istemektedir.
Zihinde canlandırılan manzaraları, gelecekteki iş pozisyonumuzla ilgili olabilir, sağlık sorunlarımızla ilgili olabilir, kişisel problemlerimizle ilgili olabilir- bu manzaralara eşlik eden olumlu duygularla desteklemenin, yapılan telkinlerin istenen sonucu vermesinde büyük etkisi olduğu ifade edilmektedir.
SOFRONİK UYGULAMALARININ İŞLEYİŞİNE AİT ÖRNEKLER
Sofroloji seansları gerçekleştirebilmek için başlıca 2 öğeye ihtiyaç vardır:
Sofrolog (Sofronik uygulamayı öğretecek eğitmen) ve süje (öğrenci veya hasta).
Sofronik uygulamalara başlayabilmek için, süjenin bu uygulamaya kendi isteği ile katılmayı kabul etmiş olması gerekir. Süje istemedikçe böyle bir çalışma gerçekleşmez.
Daha sonra, uygulamaya zemin teşkil edecek olan dış şartların doğru şekilde konumlandırılması gerekir.
Bu nedenle Sofronik seanslar, dış uyaranları azaltılmış bulunan kabinler içinde sürdürülmektedir.
Gevşemeyi kolaylaştıran şartlar; süzülmüş ışık, sessizlik, rahat koltuklar bulunmaktadır.
Sofrolog, nitelikli eğitimi ve kişisel etki alanı ile öğrenci ve/veya hasta tarafından, metoda karşı gösterilebilecek tepkileri kontrol altında tutmaktadır.
Süjeyi metot hakkında bilgilendirmekte, süje üzerinde güçlü bir güven yaratarak, kendisine bu süreçte sadece rehberlik edeceğini, herhangi bir baskıda bulunmayacağını, değişimin bizzat kendi özgür iradesiyle gerçekleşeceğini telkin etmektedir.
Sofronik uygulamalarda, sofrologun kullandığı talimatlar/öneriler not defterine kaydedilmektedir.
Daha sonra süje, rahat koltuklara oturur ve not defterine yazdığı önemli telkinleri okumaya başlar.
Özel olarak hazırlanmış olan müzik notalarının yardımıyla, süje, uyanıklık halinden, alfa ritmi dediğimiz, uyku ile uyanıklık arası bir dinlenme haline geçer. Bu durumda serbest şuur aktif bir haldedir ve verilen telkin/önerileri kabule hazır durumdadır.
Süjenin serbest şuuru, sofrologun düşük frekanslı sesler arasına serpiştirilmiş olan öğütlerini çok büyük bir farkındalık ile yakalayabilir hale gelmiş durumdadır.
Seanslar 50 dakika sürmektedir. 50 dk. Sonra seans bitince, süjenin bilinçaltında biriktirmiş olduğu tüm negatif düşünceler çıkarılır ve süje günlük hayatına geri dönmek üzere kabini terk eder. Sofrologun, not defteri vasıtasıyla kendisine öğrettiği egzersizlere, süje evinde devam edebilmektedir.
Sofroloji metodunun ne kadar etkili olduğu o zaman anlaşılmaktadır çünkü süje, not defteri vasıtasıyla kendisine öğretilmiş olan egzersizleri, öğretmene (sofrologa) ihtiyaç duymadan, büyük bir kolaylıkla evinde tekrarlayabilmektedir.
Bu da sofrolojinin rehberlik etme ve bireysel sorumluluğu artırma vasıtasıyla kişisel gelişimi sağlama amacına ne kadar sadık kaldığını göstermektedir.
SOFROLOJİNİN KULLANIM ALANLARI
Sofrolojinin üç büyük eylem ekseni vardır:
Sofroterapi terapi eder,
Sofropedagoji öğretir,
Sofrofilaksi farkındalığı uyandırır,
Ancak sofrolojinin kullanım eksenini bu üç alan ile sınırlı değildir.
Bütün insanlar Metafizik uzmanı Gökhan Hani den sofroloji eğitimi alarak yada sofrolojik terapi seanslarına katılarak, günlük streslere kolayca karşı koymada, bedeniyle zihni arasında daha iyi bir denge kurmada, her türlü yeteneğini geliştirmede ve böylece kendine güvenmesini mümkün kılacak her alanda sofroloji ve buna benzer çalışma sistemlerinden yararlanabilir.
Sofrolojinin çok geniş bir kullanım alanı vardır.
Uyku düzensizliklerinde
Hafızayı geliştirmede
Sınavlara hazırlanmada
Performans artırımında
Stres yönetiminde,
Migreni kontrol etmede
Bağışıklık sistemini güçlendirmede
Güven oluşturmada
İletişim geliştirmede
Enerji şarj etmede
Kilo vermede
Anksiyete, asabiyet
Depresyon, panik atak ve tüm ruhsal hastalıklarda
Kendi zihnini kontrol etmede
Konsantrasyon ve motivasyon sağlamada
hayata pozitif bakabilme, gibi farklı alanlarda da kullanılmaktadır.
Örneğin, Kanada Sofrofilaksi kuruluşu, sofrolojiyi yeni bir holistik terapi metodu olarak nitelemekte ve sofroloji uygulaması sayesinde yıllık ilaç tüketiminde % 50 oranında tasarruf sağladıklarını belirtmektedir.
Kanadalı sofrolog, sofroloji deneyleri yaparken amatör futbolcular ve tenisçilerle çalışmıştır. Onlara performanslarına zarar veren zihinsel durumları nasıl ortadan kaldıracaklarını öğretmiş; olaydan önceki ve sonraki sinir gerginliği, konsantrasyon eksikliği, savaşma gücü eksikliği, güvensizlik, yorgunluk, hata yapma kaygısı ve yenilme korkusundan nasıl kurtulacaklarını öğretmiştir.
Bu zihinsel eğitim, ruhsal olarak konsantrasyonu ve dikkati artırıp, algılamayı geliştirmektedir. Takım üyeleri ve antrenör arasındaki uyumu yapılandırmakta; korku, stres, endişe ve asabiyeti ortadan kaldırmaktadır.
Abrezol sofroloji ve buna benzer zihinsel programların çeşitli fiziksel ve ruhsal hastalıkların terapisinde de yararlı olduğunu göstermiştir. Damar hastalıkları ve nefes alma sorunlarında, cilt hastalıklarında, uykusuzluk ve baş ağrılarında olduğu kadar, kolesterol seviyesini kontrol etmede yararlı olduğunu ifade etmektedir.
Bugün, Batı ülkelerinde faaliyet gösteren şirketler, holdingler ve ticari kuruluşları sofroloji ile büyük başarılar elde etmekte. Çalışanlarının iş performansını yüksek derecede artırmakta ve iş stresini minimize etmektedir. Türkiye ise bu konularda çok geri kalmıştır. Alternatif tıp yaklaşımlarına ve metafiziğin çalışma sahalarına dar gözlüklerle bakan toplumumuz bilinç düzeyini sadece karın tokluğu olarak algılamaktadır. Karnım doysun, gerisi yalan felsefesiyle bilinç durumunu geliştirmeyen toplumumuz maalesef geri kalmaya devam etmektedir.
Batı ülkelerinde egzersizlere aksatmadan devam eden iş adamları, üretimde gözle görülen bir artış kaydedildiğini, iş kazalarının azaldığını, sağlık durumlarının çok daha iyi olduğunu ve iş çevresinde çok daha iyi ilişkiler kurulduğunu rapor etmektedirler.

DÜNYADA SOFROLOJİK ÇALIŞMALAR
1960 da İspanyol Alfonso Caycedo tarafından kurulan Sofrolojinin ilk bilimsel merkezi de Barcelona da Sofroloji merkezi olarak yer almıştır.
Bugün, Kanada da ve İspanya/Andora da, sofrolojik çalışmaların geliştirildiği ve Sofronik eğitimin verildiği bir Alfonso Caycedo Vakfı (FAC) bulunmaktadır.
Bu vakıfta Caycedo bir eğitim programı uygulamaktadır. Öğrenciler bu programa katılarak master düzeyinde eğitim alabilmekte ve eğitmen olarak görev yapabilmektedirler.
Ayrıca bu vakıfta, sofrolojinin tedavi edici, eğitici ve koruyucu bir amaca bağlı olarak hizmet ettiği sofroloji seansları da uygulanmaktadır.
Bu amaca yönelik bantlar 2 seri halinde hazırlanmaktadır. İlk seri 10 adet banttan oluşur ve süjenin gevşeme metodunu öğrenmesini, gevşeme ile uyumlanmasını sağlar.
İkinci seri 5 adet banttan oluşur ve gerçek anlamda tedavi etmeye yöneliktir.
Tedavi edilecek hastalığın durumuna göre, hastaya özel sofroloji kürünü içerir. Nefes darlığı, korku, uykusuzluk, sigara tiryakiliği, aşırı şişmanlık gibi hastalıkların tedavisini hedefleyen notlar bu anlayış ile hazırlanmıştır. Her iki seride de düşük frekanslı müzik kullanılır.
Sofrolojik uygulamalar İspanya dan sonra Fransa ve kanada da geniş alanda kabul görmüş ve özellikle medikal alanda yayılmıştır.
Bugün bu çalışmaları yürüten Fransız Sofroloji Enstitüsü aynı zamanda İrlanda daki Sofroloji merkezini de desteklemekte ve sofroloji eğitimi vermektedir.
İngiltere de sofroloji, daha çok gevşeme çalışmalarının bilimsel sonuçları üzerine konsantre olmuştur.
Bu çalışmalar Klinik Sofroloji alanında değerlendirilir ve tamamlayıcı tıp metotları arasında yerini alır.
Japonya da, acısız çocuk doğumlarında sofrolojik uygulamaların kullanımı artan bir popülariteye sahiptir.
Sofroloji egzersizleri daha çok Batı Avrupa da uygulanmakta ve tanınmakta ise de Güney Amerika ülkelerinde köklü kuruluşlara sahiptir.
Ayrıca çeşitli ülkelerden sofrologların üye olduğu Dünya Sofrologlar Federasyonu da Sofronik bir kurum olarak mevcudiyetini sürdürmektedir.
Sonuç
Sofroloji, yapıcı karakteri ile hayatımızın her anına nüfuz eden, insan varlığının daha iyi tanınmasına izin veren, kişinin kendisiyle uyum içinde olmasını teşvik eden, zengin, gerçekçi ve etkili bir eğitim sistemidir.
Kendimizi daha iyi tanımamızı, komplekslerimizin, çekingenliğimizin, sıkıntımızın üstesinden gelmemizi sağlayan bir dosttur.
Düzenli sofroloji uygulamaları, hayatımızı daha uyumlu, daha sağlıklı, daha dengeli ve daha sorumlu bireyler olarak yaşamamıza yardımcı olacaktır.

Sizde sofroloji eğitimi veya sofroloji terapi seanslarına girmek istiyorsanız. Aşağıdaki numaraları arayarak randevu alabilirsiniz.


INTERNATIONAL ACADEMY OF SPECIAL METAPHYSICS



RANDEVU ALMAK İÇİN:
TEL:0216 449 4561 HAT
GSM:0535 939 0123 TURKCEL
GSM:0543 765 7590 VODAFONE
GSM:0554 833 4588 AVEA
ADRES:
BİZE ULAŞMAK ÇOK KOLAY. ADRESİMİZ CADDE ÜZERİNDE
Org. Şahap Gürler Cd. Rasim Paşa Mah.Deniz Otel yönü, Nautilus-Carrefour yolu, Yaşam Eczanesi üstü, Orhan Apt: No:30 Daire:3 -Kadıköy-(Rıhtım)İSTANBUL
INTERNATIONAL ACADEMY OF SPECIAL METAPHYSICS

metafizikuzmani@hotmail.com
metaterapi@hotmail.com
avrupaterapi@hotmail.com
İNTERNET SİTELERİMİZ:
www.metafizikuzmani.com
www.metafizikuzmani.tr.gg
www.metafizikakademi.tr.gg
ÇALIŞMA SAATLERİMİZ
HAFTA İÇİ HERGÜN SABAH-10/AKŞAM-20.00
CUMARTESİ VE PAZAR GÜNLERİDE AÇIĞIZ.
REFERANS ALMAK İÇİN:
www.google.com veya www.yahoo.com
arama portallarına
metafizik uzmanı gökhan hani yazmanız yeterli.

Okudunuğunuz yazı toplam 927 kere görüntülenmiştir.


Yorumlar

Bu bloga henüz yazılmış yorum yazılmamış.


Blog'a yorum yazabilmeniz için üye olmalısınız.

Üye değilseniz üye olmak için tıklayın.


 
 • Diğer yazılarımdan bazıları

MERHAMET VE RUH: Merhamet etmeyene, merhamet edilmez sözü insanı düşündüren ve vicdanen rahatlatan ne güzel bir sözdür. Merhamet kelimesi; bağışlama...
15.9.2008 21:43:50 [ Çocuk ]

EVLİLİK PROBLEMİ: Evlilik modern anlamda karşılıklı iki cins insanın; birbirlerine saygı, sevgi ve güven duygularıyla yaklaşarak, aralarında paylaşım ve fedakârlık gibi ortak noktalar bulma...
20.12.2008 23:54:25 [ İlişkiler ]

UYUTULAN RUHLAR:Yeni dünya düzeni adı verilen küreselleşme hızla ilerleme gösterirken,beraberinde sosyal,kültürel ve ekonomik sorunların oluşumuna da katkı sağlıyor.Küreselleşme olgusunu başlatan ülke...
3.8.2008 00:13:46 [ Haber ]

GÜVEN VE ÖZGÜVEN DİYALEKTİĞİ: Toplumsal yaşamda güven ve özgüvenin önemi son derece önemlidir.İnsanlık tarihinde güven ve özgüvenin sağladığı başarılar anımsanmayacak kadar çoktur.Güven top...
13.10.2008 22:18:43 [ Şehir ]

Copyright 2008 - edebiyatdefteri.com - her hakkı saklıdır.