24 Mayıs 2012 Perşembe
E-mail adresiniz:  Şifreniz: Beni Hatırla
  iberata
http://blog.edebiyatdefteri.com/mecruh/oku/3275/akp-nin--demokrasi--metaforu 

 • Hakkımda


iberata

 • Yazdığım Diğer Konular
Komedi (1)
Bilim (2)
Eğitim (1)
Eğlence (1)
Yaşam (17)
Haber (9)
İlişkiler (2)
Günlük (34)
Din (1)
Üniversite (2)


 
AKP'nin Demokrasi Metaforu
19.01.2010 12:09:11  [ Günlük ]

AKP'nin Demokrasi Metaforu

AKP’nin Demokrasi Metaforu


Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.
Yani sandıktan çıkan irade yalnız yürütme erkine sahip olmaz, aynı zamanda yasama, yani meclis ve yargıyı da ele geçirir öylemi?
Hayır efendim öyle değil.
Eee ‘adalet mülkün temelidir’.
Burada mülkün anlamı devlet’tir.O halde yargı devletin temelidir.Onun üstünde güç yoktur . öylemi?
Türkiye’ de ve çağdaş demokrasilerde’ hukukun üstünlüğü esastır’ öyleyse hukuk her şeyin üstündedir. Yürütmenin de üstündedir öylemi?
Hayır efendim öyle değil.
Herkes dilediği slogana sarılıp dilediğini yapamaz.
Doğrusu, tüm erklerin sınırları vardır ve erkler birbirinin sınırına tecavüze yeltenmemelidir.
Maalesef AKP iktidarı tüm erk’lerin üzerinde hegemonya kurma ,hatta onları zapt etme gibi çok tehlikeli bir oyunun peşindedir.
Oysa tüm erkleri ele geçiren iktidarlar, yalnız faşizan demokrasilerde mevcuttur.
Seçimle iktidara sahip olan Hitler Almanya’sı, Mussolini İtalya’sı bu duruma iki örnektir.
Onlarınki de sözümona demokrasi idi. Bugün İran da da demokrasi var.Hatta İslam cumhuriyeti.
Haa o halde demokrasiyi doğru anlamak gerekir.
Egemenlik milletindir diyen Atatürk bunu, monarşiden demokrasiye geçişte halkın iradesini ifade etmek üzere söylemiştir.Yoksa halk yürütme organını seçer,sonra yürütme de yasamayı,yargıyı,orduyu yani her şeyi seçer dememiştir.


Günümüz dünyasında 3 erk’in dışında medya denilen 4. Erk ve hatta bilhassa bizim gibi ülkelerde 5. Erk ordu da bir realitedir artık.
Totaliter olmayan rejimlerde 4. Kuvvet medya öylesine bir güce sahiptirki dilerse birkaç günlük yoğunlaştırılmış bir yayın faaliyetiyle iktidarları alaşağı edebilir. AKP iktidarı bu medya erkini çok önemli ölçüde süpürmüştür maalesef.
ABD ve AB ülkeleri hariç , diğer tüm ülkelerde ,ordu da ciddi bir kuvvettir ve bence 5. Kuvvet.


Şimdi biz gelelim Türkiyeye; Bu beş erk’in durumuna.
Yürütme erki AKP nin elinde, hadi buna söyleyecek söz yok diyelim (var ya şimdilik konu dışı olsun ).Nihayet nasıl olduğu çok tartışılabilir olan bir seçim sistemiyle de olsa sandıktan çıkmıştır. Bu sandığın neyi ifade ettiği çok muğlaktır bu ayrı.
Yürütme ,yasama erkini de eline almıştır ki bu erk , maalesef demokratik sistemlerin bir açmazı olarak her yerde yürütmenin güdümündedir.
Yani kuvvetler ayrılığı prensibine aykırı bir biçimde yürütme gücünü eline alan , tuhaf bir biçimde yasamaya da hakim oluyor.
3. kuvvet yargı , çağdaş ülkelerde yürütmenin güdümünde değilken bizde şimdilik kısmen bağımsız.Daha doğrusu iktidarın yargıya hakim olma kavgası olanca pervasızlığıyla sürmekte.
İşte benim de hazmedemediğim noktalardan biri budur.
‘ Yargı ciğerlerimiz’e kadar kan kusturuyor ‘diyor sn Erdoğan.
Eee yargı da görevini yapacak, değil mi? İktidar olmak dilediği her şeyi yapabilmek demek değil herhalde. Yargının üzerindeki elini derhal çekmelidir hükümet. Yargı tamamen bağımsız olarak çalışabilmeli. Siz her ne yapacaksanız yapınız,fakat yasalar ve Cumhuriyetin kuruluş prensiplerine aykırı olmamak koşuluyla. Ve eğer medyayı,orduyu ve yargıyı karşınızda görüyorsanız ki siz söylüyorsunuz veya ima ediyorsunuz bunu, onlara rağmen yapmak durumundasınız yapacaklarınızı.
5. kuvvet orduya gelelim.
Batıda ordular dış tehditlere karşı görev yapmak üzere yapılanmışken Türkiyede ayrıca iç tehdide karşı da görevlidir ordu. İç hizmet kanunu orduya devleti ve rejimi koruma görevini yüklemiştir.Ve bu son derece doğrudur Türkiye için.
Nihayet sandık dediğiniz jet Fadıl gibi bir adamı bile meclise gönderebilir. Sandık her şeyi belirleyemez. Sandık yalnız yürütmeyi belirler.


Nedir bu Türkiyedeki iç tehdit ve aslı varmıdır bu tehdidin.
İç tehdit vardır maalesef .
Bölünme ve şeriat bizim ciddi iç tehditlerimizdir.
İşte batıda olmayan bu iki tehdit bizi onlardan ayırmaktadır.
Bizim ordumuzun statüsünü, siyasetteki haklı sayılabilecek yerini bu iç tehditlerle açıklamak mümkündür.


Sözün özü tek başınıza karar vererek yapacağınız şeyler var,yapamayacağınız şeyler var.
Sağlık,eğitim,çevre,sendikalar,ormancılık,asgari ücret,özel üniversiteler,özel radyolar,kpss sınavı,deprem,belediyeler,sanayi ,imkb,telif hakkı , eczacılık ,tam gün mesai vs konularında yasaların ve anayasanın elverdiği ölçüde yapın yapacaklarınızı elinizi tutan yok .
Ancak tek başınıza yapamayacaklarınız var , bunlar için sandık yetmez.
Ordunun,yargının,muhalefetin,tüm halkın onayı olmadan yapamayacaklarınız.
Dış politikada Kıbrıs sorunu ,ermeni sorunu
Yeni bir anayasa
Laik devlet prensibine aykırı uygulamalar
Türkiye Cumhuriyetinin üniter yapısı , güneydoğu’ya yönelik açılımlar.



Haa işte başbakanlık da böyle bir şey işte , bazı şeyleri yapamazsınız.
Yaptırmazlar azizim yaptırmazlar.
Bu arada HSYK dün gece geç vakitlere kadar çalışarak Yargıtay’da münhal olan 34 üyeliğe seçimlerini yaptı. Kendisi yaptı,özgürce yaptı . Ne iyi yaptı.

Fizikçi. Dr. İbrahim Erol




Okudunuğunuz yazı toplam 316 kere görüntülenmiştir.


Yorumlar

21 Ocak 2010 Perşembe 15:10:28
Bu yazıyı görüp okuyabildiğim için şanslıyım; zira sizin gibi düşünen çok az kişi var bu sitede.Her sözünüze katılıyorum. Hatta söylenecek çok fazla şey var daha, siz de biliyorsunuz.

Tebrikler...
20 Ocak 2010 Çarşamba 23:08:04
sayın ibrahim bey.
Demokrasi anlayışınızı,inanın anlıyamadım.

seçim sadece yürütmeyi iş başına getirmez malesef.

taraflı bir yazı olduğu kanısındayım.Keşke olaylara taraflı bakmayıpda daha demokratik yazılarla halka hizmet edebilseniz ne iyi olurdu.
19 Ocak 2010 Salı 18:48:23
Bu hazin ve korkunç durumları oldukça nedenlerini çok güzel cümlelerle dile getirmişsiniz.
Bu vatanın uğruna binlerce şehitlerin kemikleri sızlar sızlamaz bilemem.Siyastin yalnışlarını büyük bir ibretle izliyoruz.Umarım 72 milyon insan bu oyunu görüyor ve izliyor.
Eğer kara paralarla oy avcılığını yapmazlarsa umarım halka ve vatana yaralı bir iktidar iş başına gelir.Zaten her şeyi çok güzel şekilde dile getirdiğiniz için içten teşekkürlerimi sunarım.
saygı ve sevgilerimle...
19 Ocak 2010 Salı 16:20:51
güzel yazı bilinçli yazı...

Blog'a yorum yazabilmeniz için üye olmalısınız.

Üye değilseniz üye olmak için tıklayın.


 
 • Diğer yazılarımdan bazıları

Baykal’ın görüntülerine dair iki ihtimal var. Görüntüler ya gerçek veya kurgu,montaj. Görüntülerin gerçekliğini destekleyen hususlar şunlar. İzlediğimde görüntülerin Baykal’a ait olduğ...
10.05.2010 20:06:50 [ Yaşam ]

Kerpe’deydim birkaç gün önce Kocaeli’ye bağlı bir Karadeniz tatil köyü Karadeniz’in serin, karanlık sularına temasta bedenim Dalıyorum sulara gluuuuuk gluuuuuuuk,aklımda genel ku...
12.08.2010 21:26:21 [ Günlük ]

Ülke içine dönük hamasi sözlerin,abartılmış kudret telkinlerinin,retoriklerin bir zararı yoktur. Bilakis kendisini,ülkesini,ordusunu olduğundan güçlü görmek,hissetmek psikolojisi güçlü tutar insanı...
15.06.2010 17:11:18 [ Günlük ]

O , dibine kadar sevendir vatanı…? O , Allahın sevgili kulu…? O , katıksız Müslüman…? O , dağlarda şehit…? O , kadına pozitif ayırımcı…? O , biri resmi diğer ikisi i...
20.08.2010 23:50:50 [ Eğlence ]

Copyright 2008 - edebiyatdefteri.com - her hakkı saklıdır.