|
|
| GELECEĞİMİZİ BU GÜNDEN KURMADA DUA’NIN YERİ.!- KİZİLBABA |
GELECEĞİMİZİ BU GÜNDEN KURMADA DUA’NIN YERİ.!- KİZİLBABA
EUZU BİLLAHİ MİN NEFSEHURRECIYM . BİSMİLLAHIRRAHMANİRRAHIYM.
GELECEĞİMİZİ BU GÜNDEN KURMADA DUA’NIN YERİ Hamd, âlemlerin rabbı olan Allah celle cemale, Selat-u Selam Ahir Zaman Nebisi Hazret-i Muhammed Mustafa saa ‘e, âli ehlibeytine, ve her ikisinin seçilmiş ender ashabına,ve onları seven Alevilere, ve onların tarafında olan Şiaların cümlesinin üzerine olsun. Selam,Kurtuluş gemisine binebilen ender şahsiyetlere,selam olsun,oniki imama ve imamMuhammed Mehdi a.s’a ve onu hararetle bekleuen müminlere. Selam olsun, KUR’ÂN ve ITRET emanetine sahip çıkabilenlere. Değerli okuyucu kardeşim, Derslerimizde başlı başına, Ders olarak işlediğimiz Dua; Bir sohbet ve makale olarak elealıp sizlerle yeniden işleyeceğiz. Eksiğimiz ve hatalarımız mutlaka olacaktır. Sizlerden gelen ikazlar ile,bu eksiklik ve hatalarımızı en kısa zamanda düzelteceğiz. Aşağıda ilk önce,Kuran-ı kerimde Dua ayetler den delil getirerek, daha sonra İslam Peygamberi Muhammed Mustafa saa. Den ve Onun Seçkin soyundan gelen katardaki On iki İmam efendilerimizin hadislerinden seçmeler yaparak detaylı olarak,her müminin ve insanın dua nedir dendiği zaman anlayabileceği, bir yazı sunmuş olacağım. Duâ stratejik bir öneme sahip’dir. Ayet ve hadisler incelendiğinde buradaki önemli vurgumuzu biraz daha kavramış olacağız.Duanın aynı zamanda SALAT anlamı tasıdığınıda dikkat edelim.Halk arasında ve ilmihal kitaplarında, cenaze namazı namaz değil, duadan ibrettir.şeklindeki sözleri veya yazıları okumuşsunuzdur.Tartışmalara mahal vermeyecek kadar, akil olabilenlerin akledebileceği bir şekilde şunu rahatlıkla söyleyebiliriz; “Tüm Namazlar DUÂ dan ibarettir.Tüm Duâlarda Namazdan ibarettir.”(KB)(DMM) Bu kadar önemli ve stratejik olduğunu söylediğimiz duâ, ana rahminden indiğimiz pazardan,bir kefen alıp döneceğimiz mezara kadar,hem dünya,hemde ukba geleceğimizi yakından ilgilendirmektedir. Konunun ana hatlarını buradan vererek, aşağıda izah etmeye çalıştığımız hakikat ve gerçekler ışığında,duânın sizin hayatınızdaki ve istikbalinizdeki yerini inanç değerleriniz etrafında kurabilirsiniz.
-1-
Dua, insanı doğumdan mezara,mezardan sırata, sırattan hesaba,cennetten cemalullaha taşır.geleceğimiz derken bu saydığımız istikamet dir zaten geleceğimiz. Doğum ile mezar arası boşlukta olanlar, yeryüzünün cehennemindedir.Biraz dolduranlar arasattadır.Tam dolduranlar dünya geleceklerini fezalar üstüne en muhkem bir şekilde bina etmişlerdir.Duası olmayanın,bir cephesi boştur. Bir kanatı kırıktır,hatta yoktur.Nefesssizdir.Dua müminin zirve binasıdır,ibadetlerinde.Direğidir.Miracıdır.Yerini ve göğünü dua ile bina eylemeyenler,pişmanlıkların fayda vermeyeceği günde ziyan edenlerden olacaklardır. Size buradan çok açık bir şekilde belirteyim ki, Ateist, Şamanist, zerdüşizm , brahmanizim, Hinduizm, vb. beşeri dinlerde bile duâ’nın yeri çok farklıdır.Ve yüksektir. Bunu burada neden mi zikrettim. Ne gereğimi vardı?Hemen belirteyimki; Dua konusunda çıkmazları olan,saplantıları olan,ve şüpheleri inkara varan tek toplum, dinde kendine hâs çizgiye Yezidilerin etkisiyle bir türlü gelemeyen, MÜSLÜMAN kimliğe sahip insanımıza bir mesaj vermek.Ve en büyük ibadet ,ve en büyük silah, ve en büyük gelecek ,ve en büyük Namaz olarak Kur’ân’a ve hadisi şeriflere geçen dua hakkında bilgi sahibi olmak,ve kendimize gelebilmek için, kafalarda bir bir ışık oluşturmak içindir.Umulur ki anlayabiriz. Umulur ki tefekkür edebiliriz. “Gayemiz, karanlılardan ışığa doğru bir göç başlatmak.1500 kusur yıl önce başlayan hiçret ..kavram değildir.Bir Muhtesşem kavgadır.O Kavganın başlangıcıdır. Teçrid edilmedir.Muhammed ve Ali soyunun sürgünüdür. Kavramı,kavrayamayanlar kahrolacaktır.Geldik, inanarak kerbelaya.. biat dediler. Şia’yız dediler.İmzaları ile. Dönecekleri ,mervana secde edecekleri nerden bilinirdi.Geldik işte ,Kerbeladan günümüze kadar devam ediyor. Onu diyenlere inat, ilahi ferman ve kutsal emanet’e sahip çıkmak adına, süregeleceğiz dualar ile,bu soylu sürgündeki mücadelemizi. GELECEĞİMİZ İNŞAA EDECEĞİZ İNŞAALLAH.Tâki Mehdi a.s gelinceye kadar devam edecektir. Bu göç de,bu kervana katılmak için duâ’ya her zamankinden daha çok muhtacız. Allah Dualarımızı DERGAHI İZZETİNDE,kabul buyursun insaallah. Gönül abdestimiz daim, gönül kıblemiz açık olsun.insaallah”(KB_DMM)
-2-
KURÂN-I KERİMDE DUÂ: “Ey insanlar, Siz Allaha muhtaçsınız. Allah ise zengin ve Hamd’e layık olandır.” Fatır suresi,Ayet.15 “Dua ettiği zaman darda kalmışa kim yetişiyor?Da, kötülüğü (onun üzerinden) kaldırıyor.?”Neml Suresi.ayet 62 “Ey iman edenler,Sabırla ve Namazla(DUÂ ile) yardım dileyin,Gerçekten Allah sabredenlerle beraberdir.”Bakara Suresi,Ayet- 153 “Bana duâ edin, duâ nızı kabul edeyim. Bana kulluk yapmaya tenezzül etmeyenler, aşağılık olarak cehenneme girecekleridir.”Mümin Suresi-Ayet -60 “Kullarım,sana benden sorar(lar)sa,(söyle); ben onlara yakınım.Duâ eden,bana duâ ettiği zaman,onun duasına karşılık veririm.O halde onlarda bana karşılık versinler.(benim çağrıma uysunlar.Bana inansınlarki,doğru yolu bulalar.”Bakara Suresi-Ayet.186 Okuyucularımızın,Ayet Mealleri ile alakalı,Meal ve Tefsir olarak,hadisi şeriflerde ,EHLİBEYT KAYNAKLARINA MÜRACAAT ETMELERİNİ ÖNCELİKLE SALIK VERİRİM.Bu kaynakların,şia ve alevi ilim ehli olmaları çok önemlidiir. RESULALLAH SAA VE EHLİBEYT HADİSİ ŞERİFLERİNDE DUA: “Resulallah saa. Hadislerinde,Müminin Silahı,Dinin direği ve yerin ve göğün nurudur.”usul-u kafic.4 sahife.213 “Sizlere düşmanlardan kurtuluş verecek silahı, ve rızkınızı artıracak şeyde yol göstereyim mi? -Evet Yâ Resulallah. -Buyurdu;Allah’a gece ve gündüz dua ediniz.Zira müminin silahı duâ’dır.” Usul-u kafi. Farsca tercemesi c.4 sahife 214
-3-
İmam Rıza a.s ashabına buyurduki; ”Peygamberlerin silahı sizin üzerinize olsun. -Ona Arz ettiler;-Peygamberlerin silahı nedir? -Buyurdu,Duâ’dır. Usul-u kafi,Farsca Tercemesi, c.4 sahife.214 İmam Sâdık a.s buyurduki,
“Duâ Keskin Mızrak’dan daha ekilidir.”usul-u kafi c.4 sahife.214 Dua, KUL OLMA BİLİNCİNDEKİ, MÜMİNİN ümiti ve ALLAHA bağlılığının en son şekli ile kemâlat tecellisidir. Kamil olan müminin, yetiştireceği nesil, OLGUN BİR TOPLUM OLUR. Aydınlıklar içerisinde nebevi yolda yürüyen millet, GELECEĞİMİZİN SİGORTASIDIR. Dua, Allaha varış ve cennete ulaşmanın kapılarını açan, kalbe safa, ruha gıda veren ve ebediyet serinliğini tattıran vecd halidir. Dua, mü’min için emsalsiz bir silah, umut gecesinde kurtulmuş bir sabahdır.Etrafı asrın ateş çemberi ile sarılı olan, her türlü,bela,musibet,şiddet ve felaket çemberinden kurtulmaktır. Dua,yerde nur,gökte nur,sağda nur,solda nur ve insanlar için bitip tükenmeyen bir hazine-i gaybi ilahidir.Tükenmeyen bir huzurdur.Dua,Allah kapısının ,halkasını tutmakdır.susuz kalmış Gönüllere ilahi Rahmeti dilemektir.Dua,insanın,kulun,müminin, şerefini artıran,şerefine şeref katan.dünyada ve Ahirette de,yüzlerini ak eden,bir güzellik nimeti halinde Rahmet yüklü bulutlar ile gönül toprağına dökülen en hayırlı bereket yağmurudur.
Sonsuz kudret ve tükenmeyen Rahmet sahibi Rabbimiz buyuruyor ki: "Kullarım(Resulum)sana beni sorunca(haber ver ki)işte ben muhakkak yakınımdır. bana o dua edenin davetine icabet ederim.(Bakara:186)
Hakka davet etmede seni sala ve ezan,
Kul ol,dua’da bulun,güzel cenneti kazan !
-4- Ehlibeyt İmamları,Ashabın büyükleri,Tabiin ve Tebe-i tabiin; zikir,tespih ve dualara büyük bir ehemmiyet vermişlerdir.Son zamanlarda bu vazife terk edilmektedir yahut da unutulmaktadır.mesela ayet ve hadiste varit olan, özellikle Ehlibeyt tarafından büyük bir ehemmiyetle zabtedilip bildirilen dualar terke dilmekte,ha birer karınca duası,kadeh duası..vs duası gibi bidat olan,esassız,semeresiz, boş dualarla meşgul olunmaktadır.bu ise vakti boşa harcamaktan başka bir şey değildir.
Resulullah (s.a.v.)buyuruyor ki: "Dua ettiğiniz zaman, kabul olunacağına inanarak Allah'a dua edin.bilmiş olunuz ki,gafil kalp(ile)yapılan duaları Allah kabul etmez."(Tirmizi)
Allah'ın Resulü (s.a.v.) geceleyin kalktığı vakit namazına şu dua ile başlardı:
"Allah'ım !
Ey Cebrahil, Mikail ve Azrail ve İsrafil'in Rabbi !
Göklerle ve Yerin Yaradanı,Hazırı ve Gaibi Bilen Allah'ım !Kullarına ihtilaf ettikleri şeylerde,Onların aralarında ancak sen hükmedersin. İhtilaf edilen Hakk'a izninle beni hidayet eyle !Amin.
Çünkü dilediğini doğru yola ancak sen hidayet edersin !"(müslüm)
Nebiiy-i Alişan Efendimiz dua ederlerdi, fakat gece daha çok dua ediyorlar,herkez uykuda iken mübarek başını secdelere koyup yalvarıyorlardı.Bu da gösteriyor ki, gece edilen dualar daha makbuldür.Gecenin yarısı geçtiği vakit ve insanların uykuda bulundukları bir demde Rabbi Teala nida eder: "var mı zat-ı ehadiyyetime dönüp tevbe edici,var mı benden isteyici,varmı mağfiret dileyici ?"
Yani kullarım benden istesin de onların ellerini eteklerini rahmetimle doldurayım,onların dileklerini kabul edeyim,onları rızama erdireyim denilmektedir.Bu ne güzel,ne hoş ikramdır...
Nihayetsiz olan mülkün seyyidi ve kevser havuzunun sahibi buyuruyorlar ki: "Beş gece vardır ki,onlarda yapılan dualar geri dönmez.yani kabul olunur: 1.Receb'in ilk gecesi. 2.Şabanın yarısı(berat)gecesi. 3.Cuma geceleri.4.Ramazan bayramı gecesi.5.kKurban bayramı gecesi.”
-5-
Mübarek ve Şerefli vakitleri aramak da duâ’nın adabındandır.O vakitlerde yapılan dualar makbuldür. Çünkü öyle vakitler her zaman ele geçmez. Onlarda şunlardır:
--- Sene içerisinde Arefe günleri,
--- Aylardan Ramazan ayı,
--- Günler içinde Cuma Günleri,
--- Gecelerde Seher Vakitleri...
Yine cuma günü içinde bir saat vardır ki, bir kimse o vakte denk gelip dua ederse duası kabul olur.
Resulullah (s.a.v.)Efendimiz buyuruyor ki: "Kulun Allah'a en yakın olduğu hâl, secdede bulunduğu halidir. secde de Allah'a çok dua edin."(müslim)
Resulallah saa bir başka hadiste: "dua,ezan ile kamet arasında reddolunmaz."(Ebu Davud)
Kalpte ilahi korku,gözlerde yaş olacak,
Mâ'rifet o ki sana melek sırdaş olacak.
Duanın kabulüne şart,nefs tezkiyesi ve kalb tasfiyesidir.Dua eden kişinin nefsi helal lokma ile gıdalanmış olmalıdır.Dua,gök kapılarının anahtarıdır.Fakat bu anahtarın dişleri helal lokmadır.
Huşu: yapılan dua huşu ile,Allah korkusu ile,aşk ve vecd ile olmalıdır.Yine duada kendi arzusunu değil,Cenab-ı Hakk'ın Rızasını önde tutmalıdır ki netice alınsın.
Kul duaya, arzu ettiği şeyi hemen istemekle değil, yüce Allah'ın adını anarak,onu zikrederek,onun güzel isimlerini söyleyerek başlamalıdır. Mesela:
"Ya Rahman, Ya Rahim, Ya Kerim, Ya Fettah; Ya cebbar,Ya Gaffar,Ya Hayyu Ya Kayyum !"gibi.
-6-
İbn Abbas hazretlerinin nakline göre, yine âlemin rahmeti ve varlığın nuru dua ettiği zaman avuçlarını birleştirir ve iç kısmını yüzüne çevirirdi.
Görüldüğü üzere hem avuçları birleştirmek hemde ta koltuk altları görülünceye kadar elleri açmak sünnete uygundur. çünkü her iki şekilde de kainatın efendisi dua etmişlerdir.
Tevbe İstiğfar duaya başlamadan önce, Tevbe İstiğfar etmek gerekir. Kul manen kirlerden arınacak ki haceti hasıl olsun. Aslında bizim tövbemiz de yine bir tövbeye muhtaçtır. Yine Müslüman bir kul duadan ve istiğfardan usanmamalı, duama karşılık bir şey elde edemedim diye mahzun olmamalıdır. Kul, kendisi için Rabbinin neler hazırladığını bilemez. Belki o duanın karşılığı Firdevs cennetidir.Belki bir belanın kalkmasıdır. Kâinatın efendisi ve Nebiler Nebisi buyuyorlar: "Her kim duasının kabul olmasını, gam ve kederinin açılmasını dilerse darlık çekene(karşı kerem âlini)açsın."
Mübarek mekanlar: Arafat’ta Müzdelife'de,Minada ve Mescid-i Aksa'da yapılan dualar bir ok gibi hedefine varır.Alemin Rahmeti ve Allah'ın şerefli Resulü buyuruyorlar ki: "Şu dört yerde gök kapıları açılır ve dua makbul olur:Allah yolunda saflar karşılaştıkları zaman,yağmur yağarken,namaza dururken ve bir de Kâbe görüldüğü vakit."
GİZLİCE DUÂ: Bilirsiniz ki gizli yapılan amellere riya kokusu bulaşmaz,riya ise amelleri ifsat eder.bu sebeple gizlice ve kırık bir kalple yapılan dualar kabul olunmaya daha layıktır.Hadis-i şerifte buyruluyor ki: "Gizlice yapılan dua, açıkta yapılan yetmiş duaya denk’dir."
Duanın sonunda kişi kendisi "Âmin !"demelidir. o amin deyince melekler de aynı şekilde amin derler. Meleklerle, dua edenin âmin demesi, birbirine denk düşünce fazileti bin kat artacak ve böylece dua aminle mühürlenmiş olacaktır.
Hamd, sena ve salâvat duaya besmele ve Allah Teala’ya Hamd ederek,Resul-i Ekrem (s.a.v.) üzerine salat,ü selam getirerek başlanmalıdır.ve yine duanın sonunda,salat-ü selam tekrar edilmelidir.çünkü Nebiler Nebisine salat okumadan yapılan dualar perdelidir,menziline ulaşamaz. BuyurulUr.
|
Okudunuğunuz yazı toplam 350 kere görüntülenmiştir.
|
|
11 Ağustos 2010 Çarşamba 11:34:54
kızılbaba çok güzeldi. temennim sesli olarakda güzel dualar dinlemek. eline, yüreğine sağlık. her daim var ol ,sağol. hep burada hep bizimle ol. allah tüm güzelliklerini üzerinden eksik etmesin.
|
|
|
Blog'a yorum yazabilmeniz için üye olmalısınız.
Üye değilseniz üye olmak için tıklayın.
|
|