29 Şubat 2020 Cumartesi
E-mail adresiniz:  Şifreniz: Beni Hatırla
  Kenan Tunc
http://blog.edebiyatdefteri.com/kenan-tunc/oku/2400/zonguldaka-camur-atanlar 

 • Hakkımda


Kenan Tunc

 • Yazdığım Diğer Konular
Eğitim (1)
Yaşam (3)
Din (2)


 
ZONGULDAK"A ÇAMUR ATANLAR
13.9.2009 04:17:04  [ Yaşam ]

ZONGULDAK"A ÇAMUR ATANLAR

Son asrın en büyük felaketlerinden biriyle karşı karşıya kaldık.Marmara bölesinde etkili olan sel felaketi, millet olarak hepimizi derinden yaraladıMalesef bu felakette onlarca vatandaşımızı kaybettik.Aynı günlerde dokuz tane vatan evladını da hain teröre kurban verdik.Mübarek Ramazan ayında yine ocaklara ateş, yüreklere acı düştü...

Televizyon ekranlarında vatandaşlarımızın o içler acısı manzaralarını görünce tüylerimiz diken diken oldu.Üzüldük, ağladık, perişan olduk...

Acaba dedik,acaba önlemler alınabilirmiydi? Acaba can kayıplarına sebebiyet vermeden bu tehlike atlatılabilirmiydi? Ama şu durumda bunları düşünecek zaman da değildi.Şimdi yapılacak tek şey vardı ; Vatandaşlarımızı bir an evvel kurtarmak ve onları bu mübarek Ramazan ayında millet olarak sahiplenmek...

Kurtarma operasyonlarında askerimizle, polisimizle, kurtarma ekiplerimizle gurur duyduk.Helikopterlerin vatandaşlarımızı kurtarmak için gelip gitmeleri ve kahraman mehmetciğimizin büyük çabaları göğsümüzü kabarttı.İşte dedik,işte vefakar Türk milleti budur.Herkes seferber oldu yine.Bütün ekipler bir can kurtarmanın telaşına düştü.Vatandaşlarımız kendi çabalarıyla bile bir şeyler yapabilmek için seferber oldu.Özümüzdeki o yardımlaşma ve bütünleşme duygusu bütün çıplaklığıyla yine çıktı ortaya.Mahsur kalanları sırtına alıp taşıyan , kendi canını tehlikeye atıp başkalarına yardım eli uzatan küçük büyük bütün vatandaşlarımız gözlerimizi yaşarttı.Ve bize, işte biz buyuz dedirtti bütün bu çalışmalar...

Ancak o da ne !!! Haber sitelerinde geçmeye başlayan bir haber kanımızı dondurdu sanki.Tekrar tekrar okudum.Cümleler aynıydı.Zonguldak’tan bir minübüs dolusu insan, felaket bölgesine yağma yapmaya gelmiş.Yani sel felaketi nedeniyle hayatları mahvolan, evlatlarını ve mallarını kaybetmiş insanlarımızın kalan mallarını çalmaya çırpmaya gelmişler.Aman Allahım !..Hem de Zonguldak’tan.Yazıklar olsun dedim kendi kendime.Yazıklar olsun size.Siz Zonguldaklı olamazsınız.Zonguldak’ta doğmuş ,orada oturuyor olabilirsiniz.Ama orada doğmak ve orada oturmakla Zonguldaklı olunmaz.Zonguldaklı olmak için insan olmak lazım.Onurlu,haysiyetli ve merhametli olmak lazımdır. Sevdiklerine bir veda bile edemeden sel sularına kurban giden kıymetli vatandaşlarımızın, geride kalan evlatlarına yardım etmek, onların akan göz yaşlarını dindirmek gerekirken , onların çamura bulanmış mallarına çullaşmak,çalmak ve yağmalamak en büyük acımasızlık ve en büyük terbiyesizliktir.Bu kendini bilmez yağmacıları şiddet ve nefretle kınıyorum.Yazıklar olsun,yazıklar olsun...

Bu haberi yapanların habercilik anlayışı üzerinde ciddi kuşkular taşıdığımı belirtmek isterim.Çamur at tutmazsa izi kalsın mukabilinde, ilimize öyle bir çamur atılmıştır ki bunu temizlemek hiç te kolay olmayacaktır.

Zonguldaklı olmaktan gurur duyan birisi olarak buradan bütün kamuoyuna seslenmek istiyorum.Zonguldak halkını böyle bir haberle lanse etmeye kimsenin hakkı yoktur.Çünkü bu tarz bir haber, maksadını aşmakta ve yapımında kuşkular aranmasına sebep olmaktadır.

Çamur at tutmazsa izi kalsın sözünden hareketle buradaki habercilik anlayışını tekrar tekrar sorgulamak istiyorum.Haber doğru olabilir.Nitekim doğru olduğu adli mercilerce açıklanmıştır.Yağmacıların bir kısmının kendi ifadelerinde Zonguldak’tan geldiklerini belirttikleri ifade edilmiştir.Yargımız bu şahıslar hakkında elbette hükmünü vermiştir,ya da verecektir.Buna sonuna kadar saygı duyuyoruz...

Ancak bu haberi kamuoyuna yansıtan habercilerimizin, toplum menfaatlerini gözetmesi gerekirdi. Şu haberdeki vurgulamaya bakan herkes görür ki yağmacıyla beraber Zonguldak’ı da vurgulamak maksadını aşan bir iş güzarlıktır..

Koskoca bir vilayettir Zonguldak.İçinde elbette iyisi de vardır,kötüsü de.Ama bu tür haberlerle gündeme gelen bir şehrin halkı ,toplum içerisinde ister istemez psikolojik bir ezikliğe maruz kalacaktır.Çünkü Memleketlerinin adının böyle bir olayla anılmasından hiç kimse memnun olamaz...

Kaş yapayım derken göz çıkarmak diye boşuna mı söylemişler.Üç beş yağmacıyı lanse edeceğim diye özellikle üstüne basa basa ‘’Zonguldak’tan geldiler ‘’ diyerek özellikle ‘’ Zonguldak ‘’ ismini vurgulamak ne anlama gelmektedir anlamış değilim...

Yağma yapan kim olursa olsun hepsini nefretle kınıyoruz.Ancak oralarda bir sürü yağmacı gördük.Kimbilir nerelerden gelmiş bir sürü yağmacı.Benim anlayamadığım şey o yağmacıların memleketleri yok mu da illa Zonguldak deniliyor,ilimizin adı böyle çirkin bir olayla anılıyor?Duyanlar da zannedecek ki oradaki bütün yağmacılar Zonguldaklı.Ve sanki Zonguldaklıların işi gücü yok hepsi toplanmış yağmaya gelmiş.Ayıp yahu ayıp.İnsan bir düşünür,ölçer biçer ondan sonra yapar haberini...

Haberin manşetine bakalım tekrar.‘’Zonguldak’tan Minibüs tutup Yağma İçin Geldiler ‘’ Burada ön plana çıkarılan şeye dikkat edelim.Zonguldaktan yağma için geldiler derken ön plana çıkan kelime yağma mı, Zonguldak mı? Aslında her ikisi de ön planda görünüyor..Zonguldak ve Yağmacılık arasında malesef bir özdeşleştirme intibası uyanıyor. Bu haberi okuyanlardan bazılarının vay vay vay..diyerek bütün bir kent halkını töhmet altında bırakmak gafletini gösterdiklerini hisseder gibiyim.Ne yazık ki daha ilk günde gurbet elde bir vatandaşın alaycı tavırlarla bana yönelip ; ‘’Yahu siz Zonguldak’lılar ne yaptınız öyle‘’ demesi kanımı beynime fırlatmış,mübarek Ramazan ayında oluşumuz sinir ve öfkemizi frenlemiştir...

Depremler başta olmak üzere ,bütün felaketlerde, kurtarma ekipleriyle en ön sıralarda yer alan kahraman madencilerimizin, karayazgılı bu güzel kenti Zonguldak’ımızın, bir kaç kendini bilmez yüzünden böyle lanse edilmesini içime sindiremiyorum. Zonguldak, bu ithamı asla hak etmemiştir.Bu üzüntü verici konuyla ilgili yapılan bu habercilik etiği konusunda söylenmesi gerekenleri, işin ehli olan gazeteci arkadaşlarıma bırakıyorum.Ama hoşgörülerine sığınarak söylemek istiyorum ki , hiçbir habercilik deneyimim olmamasına rağmen, ben bu haberi böyle vermezdim.Gerekirse haberi on ayrı başlıkla verir ama Zonguldak gibi güzide bir kentimizi ve onun değerli halkını böyle töhmet altında bırakmazdım.Yazık,yazık,yazık....

Belki unutanlar vardır.Bizim Madencilerimiz deprem zamanlarında yapılan kurtarma operasyonlarında en büyük başarıları göstermişlerdi.Onlardan biri de benim öz amca oğlumdu.Biz her yere koştuk yardım için.Tabi ki koşarız.Yine koşacağız.Çünkü biz Zonguldaklıyız.Ve hiç kimsenin Zonguldak adını hak etmediği bir ithamla kirletmeye hakkı yoktur....

Zonguldaklı, dün marmaraya ağladı.Bugün de kendi çocuklarına ağlıyor.Çünkü bu yazının yazıldığı şu saatlerde (10.09.2009 Saat 17 :00 ) iki tane fidan gibi gencecik madencimiz hala göçük altındalar.Ya öldüler ya da yaşam mücadelesi veriyorlar.Zonguldak halkı göz yaşları içinde Kilimli Beldesine bağlı TTK Karadon Şubesi Gelik İşletmesi maden ocağından gelecek habere kilitlendi.(Malesef ilerleyen saatlerde iki madencimizin de şehit haberi geldi.)

İşte tam da böyle bir felaket içerisinde ,Zonguldak halkı endişe içinde beklerken , pat diye onun ismini yağmacılıkla gündeme getirmek bir başka yağmacılık değilmidir diye düşünüyorum.Hem de kent yağmacılığı...

Hiç şüphem yok ki Saygıdeğer Zonguldak halkına severek ,aşk ve şevkle
hizmet eden,Zonguldak’ın çok değerli basın camiası ve Zonguldak kamuoyu bu habercilik anlayışını sorgulayacak ve gerekenleri mutlaka yapacaktır.

Yine Yurt içi ve yurt dışında görev yapan Zonguldaklılar dernekleri de bu haberler karşısında umarım ki susmayı değil konuşmayı ve bir şeyler yapmayı tercih edeceklerdir.Çünkü zaman,Zonguldak adına susma değil,haykırma zamanıdır...

Son olarak,vatanımız için can veren şehitlerimize,sel felaketinde kaybettiğimiz vatandaşlarımıza ve Kilimli maden ocağında can veren genç madencilerimize Allah’tan rahmet bütün milletimize sabır diliyorum.İnsanlıktan nasibini almamış bütün yağmacıları ,tekrar şiddet ve nefretle kınıyorum...

Belki birileri bilmiyor olabilir.Ama ben söyleyeyim.Zonguldak, parlayan bir güneş gibidir.Öyle üflemeyle,püflemeyle sönmez.Buna hiç kimsenin de gücü yetmez.Bilmeyenler bilsin,duymayanlar duysun...

Not : Bu yazı demirmedya.net, noktahaber.org ve Yeni Adım Gazetesinde yayınlanmıştır.


Okudunuğunuz yazı toplam 459 kere görüntülenmiştir.


Yorumlar

Bu bloga henüz yazılmış yorum yazılmamış.


Blog'a yorum yazabilmeniz için üye olmalısınız.

Üye değilseniz üye olmak için tıklayın.


 
 • Diğer yazılarımdan bazıları

Saygıdeğer öğretmenlerimizin 24 Kasım Öğretmenler gününü en içten dileklerimle kutlar,hepsine hayırlı, mutlu ve huzur dolu günler dilerim.Vefat etmiş olan bütün öğretmenlerimize de Cenabı Hak'tan rah...
25.11.2009 00:57:47 [ Eğitim ]

Almanya'da Ramazan farklı bir heyecan ve atmosferde yaşanmaktadır.Burada yaşayan vatandaşlarımız vatan hasretini camilerde bir araya gelerek gidermeye çalışmaktadırlar.Camiler gurbette tam anlamıyla b...
27.9.2008 19:24:26 [ Din ]

BAYRAMA GİRERKEN .… Bir Ramazan ayını daha rahmeti ve bereketiyle geride bırakmak üzereyiz. Kim bilir bu, bel ki de bir çoğumuzun son Ramazanıydı. Etrafımıza bir bakalım. Geçen yıl aramızda o...
18.9.2009 19:09:05 [ Yaşam ]

Merhaba sevgili dostlarım... Yarın bayram...Sizlerden dostça bir ricam olacak.Lütfen köyümüzdeki ,mahallemizdeki fakir,yoksul çocuklara bir kez daha bakalım..Kendi evladımıza nasıl bir şeyler aldıysa...
29.9.2008 17:07:51 [ Din ]

Copyright 2008 - edebiyatdefteri.com - her hakkı saklıdır.