24 Mayıs 2012 Perşembe
E-mail adresiniz:  Şifreniz: Beni Hatırla
  hacı ali
http://blog.edebiyatdefteri.com/haci-ali/oku/3033/vuslat-hanim-a-mektuplar-7-----uzaklastir-kendinden-pisligi!--- 

 • Hakkımda


hacı ali

 • Yazdığım Diğer Konular
Astroloji (1)
Bilim (21)
Eğitim (1)
Yaşam (11)
Haber (188)
İlişkiler (94)
Sağlık (1)
Günlük (2)
Din (47)


 
VUSLAT HANIM'A mektuplar-7 / ''Uzaklaştır kendinden pisliği! ''
18.11.2009 13:56:44  [ İlişkiler ]

VUSLAT HANIM'A mektuplar-7 / ''Uzaklaştır kendinden pisliği! ''




hacı ali ( 11/1/2009 )
---------------------------------------------

Rüyaların hayr’olsun..
İlk bakışta şerre gelecek bir şey görünmüyor...
Zikir eden kişinin kalp gözü açılır ve çok rüya görmeye başlar.Daha önce söylediğimi zannediyorum.Rüya görmeyen kalpler ölü mesabesindedir.
Sen zikirlerinden istifade ettiğini buradan anla...Ve yaptığın işin güzelliğini idrak et yeter.Daha neler neler göreceksin bekle de gör...
Benim için düşündüklerine gelince,teşekkür ederim,sağlığınız,rahatlamanız bizim için bir ödüldür.Dualarınızı eksik etmeyin yeter..
selam es selame


Tarih:01 Kasım 2009 Pazar 20:50:46
RE:RE:selamünaleyküm


Ne cici şey bu Esra yaa :) Şöyle kocamanından bir sarıp sarmalayasım geldi güzelliği :))))
Okudum son yayınladığınız mektuplaşmayı... Aslında ne kadar çok Esra var, ne kadar çok vuslat var, Hamdiye var, ve ne kadar çokkk Safiye... Ve çoğu ne yapacağını hiç bilemeden içine atıp, dünyaya devam ediyorlar... Oysa dikkat ettim, insanlar hayatları boyunca ben kimim, nereden geldim, nereye gidiyorum, doğdum, büyüdüm, para kazandım, erkekler tanıdım, kızlar tanıdım, kimiyle dünya hayatında oyuna daldım, kimiyle kendi hayatımı tarumar ettim.. diye düşünüp şöyle bir durup geçmişe bakmıyorlar... Bazıları bakıyor ama, cevap bulamayıp, kaldığı yerden tam hızla devam... Gençlerimiz sürekli uçuruma giderken, bakıyorum etrafıma, onların uçuruma gitmesinde bizim de payımız yok mu !... Biz ’’Eyy örtüsüne bürünen, kalk ve uyar’’ ayetinin muhatapları değil miyiz ...

Müddesir 1–11:
Ey örtüsüne bürünüp kenara çekilen!
Kalk da uyar!
Rabbinin yüceliğini duyur!
Temizle giysilerini!
Uzaklaştır kendinden pisliği!
Çok bularak başa kakma yaptığın iyiliği!
Ve yalnız Rabbin için dayanıklı kıl benliği!
O boruya üfürüldüğünde
İşte o gün çok zorlu, çok çetin bir gündür,
Küfre batmışlar için hiç de kolay değildir.
Benimle, yarattığım kişiyi baş başa bırak.

İnsanlar bu ayetin sadece peygambere geldiğini zannededursunlar... Oysa.. Çok çetin şartlar var etrafımızda.. Hem kendimizden her türlü pisliği uzaklaştırmakla, hem de Rabbin yüceliğini, tevhidi haykırmakla mükellefiz... Tatlı dille.. Güler yüzle..Sabırla...Ama kesinlikle anlatmak..Anlatmak..Anlatmakla.. Görev bu kadar.. Sonra rabbiyle baş başa bırakacağız ...Sırat misali..İnancı kadar yürüyecek yolda..

Sorun bizde demiştim.. Onların şöyle bir durup geçmişe bakmalarına sebep olup önce, sonra el uzatmamız gerekmez mi bizim... El uzatıyoruz bazen ama kendi elimizin kirli olduğunu düşünüp, fazla tutamadan da çekiyoruz...Böylece Allah’tan kopuk, Allah ile en ufak bir ilişkisi olmayan bireylerin yetişmesine bizim de katkımız oluyor...


Allah elçisine uyarma ve duyurma görevini verdiğini daha sonrada yarattığı kulları ile baş başa kalmayı istediğini anladığımız ayetten hareketle, Hepimiz bir eğitimden geçtik ya da geçiyoruz. Eğitim aldığımız dönemler de, birçok öğretmenlerimiz oldu bizleri ileriye dönük yetiştirdiler, bilgiler verdiler ellerindeki kitaplardan öğrettiler bizlere. Hiçbir öğretmen kafasından değil verilen kitapları anlattılar, çünkü sonunda bu kitaplardan sorgulanacaktık. Bir gün geldi Üniversite imtihanı karşımıza dikildi, işte o birkaç saat içinde, aldığımız bilgilerin sorgulanma vakti gelmişti artık. Yanımızda ne bizlere yol gösteren bir öğretmen, nede bizlere yardım edecek bir velimiz yoktu yanımızda. Tek başımıza yapayalnız kalmış adeta sorgulanıyorduk bilgilerimizden. Gerçekten tüm sorular bizlere öğretilen kitaplardan çıkmıştı ama bazımız sanırım o kitaplara iyi çalışmıyoruz ki, başarılı olamıyorlar. İşte Rahman da aynen böyle yapılmasını emrediyor elçisine ve diyor ki; Kalk tebliğ et sana söylediklerimi, uyar insanları, öğret onlara yaratıcının kim olduğunu. Rabbin yüceliğini duyur ve daha sonra da beni onlarla baş başa bırak. Evet, aynen Yüce Rabbim bunu söylüyor. Acaba nereden uyaracak Allahın elçisi bizleri, elbette kurandan. Ya kuranda her şey yoktur, o kitap özet bilgidir diyenler acaba nereye çalışıyorlar günümüzde? Hangi beşerin kitapları daha garanti bilen var mı? Hesap günü kuranı yeterli görmeyenler, acaba çalıştıkları diğer kitaplardan sorulan sorulara cevap verebilecekler mi dersiniz? HÂŞÂ kuranda olmayanlar hangi beşerin kitabında daha açık yazıyor da ona çalışalım? İşte koskoca karanlık, bir bilinmeyene yolculuk böyle başlıyor...Cevabı da Yeminle verilen ayetlerde...


Enbiya 10; Yemin olsun, size bir Kitap gönderdik ki, öğüt ve uyarınız/zikriniz/şerefiniz yalnız ondadır. Hâlâ aklınızı çalıştırmayacak mısınız?

Ya rabbi...
Bizleri karanlıklardan aydınlıklara çıkarttığın gibi, yeniden karanlıklara daldırma... Dalacak gibi durduğumuzda davamızı anımsatıp, öğüt verecek KUR’an ’a yaklaştır..Nice Esra’lara, Vuslat’lara, Safiyye’lere ulaştır ki, onlara da Hz. Ömer gibi, en diplere düşüp, oradan en tepelere zirvelere çıkılabilineceğini anlatalım...

Hamd Alemlerin Rabbi Allah’a,
Salat ve selam O’nun elçisine
Ve yolunun yolcularına olsun....

Esselamünaleyna....



Vuslat hanım;hayırlı akşamlar…

Evet.Çok güzel şeyler bunlar…
Allah’ın son kitabı ortada…Okumayı öğrenmeliyiz,öğretmeliyiz…
‘’İçinizde en hayırlınız kuranı öğrenen ve öğretendir’’;hitabının muhatabı olduğumuz gibi,’’oku’’ emrinin de muhatabıyız..
Kuran okumak kademe kademedir.Bir okuma şekli anlamak üzere okumaktır ki herhangi bir kitap okur gibi okursunuz..Allah konuşur siz dinlersiniz..Ruhunuz tam olarak okuduğunuzu kaydederken beyniniz anladığı kadarını hayatınıza yansıtır..

Bir diğer okuma şekli ise sırlarına vakıf olamaya çalışarak okumaktır ki bir fizik,kimya,astronomi,tıp kitabı gibi okumaktır. İçine girmeye,anlamaya,deşifre etmeye çalışmaktır…Daha yorucu,daha bulucu,keşfedici bir okumadır..

Bir de belli ayetlerini belli amaçlarla düzenli zikir ederek, okuduğunuz ayetin sırrı olan güzelliklerin zahire çıkmasını sağlamaya çalışırsınız.Sizin şu anda yaptığınız gibi…Okuduğunuz ayetin melekleri dilediğiniz amaç için hikmetin gereğini yapacaklar ve sizi ve çevrenizi aydınlatacaklardır,bu sayede..Beşerin zihnine girerek, eşyanım kimyasına hükmederek emiri yerine getireceklerdir.Sonunda derdinizin dermanı nerede ve kimde ise size ulaştıracaklardır…O zaman size düşen teşekkürdür,şükürdür.Rabbin varlığını,kudretini iliklerinizde,her hücrenizde hissetmektir.

Daha başka okuma şekilleri de vardır ya o artık ehlini ilgilendirir.Umuma açılmasında bir fayda yoktur..

Samimi duygularınızdan dolayı teşekkür ederim.
Selam es selame

Okudunuğunuz yazı toplam 254 kere görüntülenmiştir.


Yorumlar

Bu bloga henüz yazılmış yorum yazılmamış.


Blog'a yorum yazabilmeniz için üye olmalısınız.

Üye değilseniz üye olmak için tıklayın.


 
 • Diğer yazılarımdan bazıları

25 Mayıs 2009 18:06 Dünyada dönen paranın yıllık hacminin 42 trilyon dolar olduğunu söylemişti hatırı sayılır bir hocamız hatırı sayılır bir televizyonda… ‘Bahse konu rakam dünya...
27.05.2009 21:28:05 [ Haber ]

18 Ekim 2009 Bu İstanbul Boğazı’nda ne yapacağımızı tartıştığımız muhteşem Haydarpaşa Garı binası, bundan 92 yıl önce neredeyse havaya uçacaktı. Enver Paşa’nın uzun zaman bir sır ...
19.10.2009 00:00:50 [ Haber ]

Safiye’nin yazılarından bir diğeri ve altında yazışmalarımız. ''Sonra bir ağlama sesi, Kardeşim. -“Nerdesin, iyi misin, nefes alabiliyor musun?”; diyorum. -“Karnımda ...
06.12.2008 22:37:04 [ İlişkiler ]

Times 8 Mart 2010 Oxford Üniversitesi Modern Tarih bölümü öğretim üyelerinden Norman Stone, 1915 olaylarının gündeme getirilmesinin Türkiye̵...
09.03.2010 12:35:23 [ Haber ]

Copyright 2008 - edebiyatdefteri.com - her hakkı saklıdır.