|
|
ŞİİRLERLE NUR-U TEVHİT
(esrar-ı hikmet kitabından )
Nur-u tevhitten murat, ilm-i ledün dediler İşlenen efal sırrına, Hikmetullah dediler Efal-esma bilgisine, marifetullah dediler Yapılan tecelli edince, adı hakikat oldu.
Tevhit-i nur-u muhammetten, şeriat oldu Musa zuhalde, İsa utaritte, Davut merihte, Oldular tevhit; Muhammet zührede oldu Bu yüzden, cümle tevhitleri Zühre bozdu
Görülen nurların vahyinden kur’an oldu Muhammedin vücudu levhi mahfuz oldu Sıfatullahta nur-u tevhit onu hıfz etti Bu ilimden tecelli, makbul şeriat oldu
Ey aziz, sakın hayrette istifrak olma Hakikat budur, gayrinde Allah arama Hikmetullah böyle, başka gerçek arama İlahi ihsandır, halka eyle yardımı
Muhammet bu sırdan, kâmilen haberliydi Söylemesi gerekirdi, yazık, gizledi Yalnız Ebubekire biraz söylemiş idi İlk halef devri, o yüzden, kuvvetle geçti
Bil, İlm-i ledünde mukadder, ezel yoktur Tevhit olan zatın efali, mukadder oldu
Celalden zuhura, zahirde derler ezel Zat efali karşılar, olur layezel Cemal efaliyse takdirdir, olmaz ezel Zatın efal cemali, efalullah oldu.
Cemal efali, hep cemal gösterir sana Kader deme, ilmi ledün verildi sana Efal sendedir, bil, hikmet bildirdi sana Tevhit oldun, işine karışan olmadı.
Sana lazım olan, ilmi ledünü bilmektir. Marifetullahta, işi güzel bilmektir. Kudretullahta, efal cemal işlemektir. Yetki sende,kimse karışamaz sana
Cemal tecellisi, şerefle eder zuhur. Resule vekilsin, makamı zührede dur
Zühre makamı Mahmut, aktap onda duracak Küffarın başına, hep darbeler vuracak İmam-ı zamandır, zühreden ayrılmayacak Zühreden kamere vusulü için, şereflerin
Bütün işler böyle, aktaptan eder zuhur, Aktap işin işler, zahire eder zuhur, O tecelli insanların zihnine doğar, İnsanlar severek o işi yapmaya koşar.
İnsanın fikrine gelen Cibril sıfatı Kalpte muhabbet ilhamdır haktan tecelli Gahriye, sıfat-ı efal, celalindendir İnsanları helak etmeye sevk edendir O tecelli insanı hem tazyik edendir
Semadan gelir, âlemi ihata eyler Bu tecelli, efal zattan tecelli eder Aktap efal işler, esma okur, iş gider Semaya, ne okuduğuna dikkat etmeli
İşinde sebat et, tevhit oldun, sen zatsın Hakikat, ilmi ledünde, efalullahsın İmamı zaman hakkla tevhitte bir oldu Bu bir şan-ı ilahi, hakikat böyle oldu
Zühre makamı Mahmut, zat onda duracak Küffarın başına daim darbe vuracak İmam Zühreden katiyen ayrılmayacak Ki, zühreden daim kamer alsın şerefi
Zühre şeref verir hikmetten kamer alır Mü’minler o zaman saadetle hayat bulur Nur-u hidayette, yolu kemale varır Marifet budur, hakkın makbul şeriatı
Sırrı marifetullah, hikmette iş budur Kamer sıfat, efali zat, efalullahtır Zühre sıfatındır, sen zatsın, hikmet budur Tüm evkat sıfatın, zat işler efalini
İlmi ledün budur, aktap zührede durur İşler efalini, ona batın denilir Batında, sıfatı kamer müminlerindir Zahirde, reisi cumhur, müşteridedir
Zührede okudun, o, sana bir sıfat olur Efal cemalde ise zat, zühre evkat olur Buna son derecede dikkat lazımdır Sebat et, tevhit oldun, başka allah yoktur
İlmi ledün hikmetullahtan, hakkı buldu İmam ezzaman, Allah ile tevhit oldu
Nur-u ilahiden, her kemalat böyle zuhur eder Sırrı marifet efalinden, kemal tecelli eder Bu bir şan-ı ilahidir, kudret böyle zuhur eder Nur-u tevhit, kudretullahın, Hikmetullah kemalı
Nur-u sıfatı ilahide zat, tevhit olmuştur O nurda, celal /cemal sıfatları bir olmuştur O nur-u ilahide, zat sıfatla bir olmuştur Artık bütün Sıfatullah, zatın sıfatı oldu.
Ehli irfan bu ilme, hep ilmi ledün dediler. Zat efal işlerse, buna Hikmetullah dediler Esma /efal ilmine, marifetullah dediler Tecelli zahir olunca, adı hakikat oldu.
Tevhit nuru Muhammet, zahire şeriat oldu İnsan hidayeti, hayatı, bu tevhitle buldu Efal rasulullahtan tecelli, şeriat oldu Nur-u hidayet sancağı, böyle zuhur eyledi.
Musa kelimin tevhidi, sıfatı Zuhal oldu Davut nebinin tevhidi, evkatı Merih oldu İsa Mesih tevhidi, makamı Utarit oldu Her üçünde de tevhit, ne yazık celalde oldu
Muhammedin tevhidi, zührede, cemalde oldu Onun içindir, her üç tevhit birden bozuldu Nur-u Muhammet dini, umuma şeriat oldu Diğer şeriatlar, toptan batıl, hem fesih oldu
Görülen nurların işaretinden, kuran oldu Vücudu hazreti Muhammet, levhi mahfuz oldu Tevhit nuru Sıfatullah, ol vücudu hıfz etti İnsanlığa bu ilimden, kuran şeriat oldu
Zat efalinden zuhura gelir, bunca hikmet bil Celal-cemal sıfatlarındaki ilmi hikmet bil Sırrı marifetullahtan, hoş hünerler etmek bil Kemalat gösterip, müminleri mesrur etmeli
Sen ey azizim, hayret içinde istifrak olma Hakikat bundan ibaret, gayri allah arama Hikmetullah budur, başka allah arama İlahidir, tevhit, müminlere eyle yardımı
İnsanlar, zatın efal külliyesine bağlıdır Hizmetin, bütün âlemleri ihata eyledi Cemalden ise, müminlere hep saadet olur Celalden ise, küffar o işten faydalar bulur
Celal, hayret demektir, enbiya, evliya aynı Çoğu, efali bilmeyip, hayret içre, çok durdu O sebepten, aktı çok enbiya, evliya kanı Kimin derisin yüzdü, kimin kellesin vurdu
Ben esma-i ilahiyi, beş senede öğrendim Bir beş senede, evkat-ı ilahide uğraştım Tevhitte, nur-u sıfatullahla hakken buluştum Geri dönüp, beş senede bildim sıfatullahı
Meğer ben zat olmuşum, bu hikmetten hiç bilgim yok Beş sene daha uğraştım, zat ilmini bildim çok Yirmi senede ancak, efal ilmine girdim çok Efal sırrında, sayısız tecrübeler edindim
Balkan harbinde, seferberlikte, gör neler ettim Milli mücadele ve sonrasında ikmal ettim Kırk senede ancak, bu ilmi, bi hakkın keşfettim İmamı zaman oldum, cihana kitabım yazıldı
Gece gündüz çalıştım, öğrendim ilmi ledünü Ama nasıl çalışma hiç durmadım dünü günü Efal tecrübemde eyledim, üç büyük düğünü Son, kuvvayı milliye de yenebildim celalı
Artık celale vermem, bundan böyle asla meydan Zira bilindi, efal sırrı marifetullahtan Bundan böyle, küffara kudretten ederim ziyan Canları göndereyim cehenneme, gör figanı
Hikmetullah ta olmuş, çok evliyada bu hata Hazreti allahım, nur cemalden, eğledi ağta Efali cemalinden ayrılma, hiç olmaz hata Nur-u tevhidin, lütfü erişti şükür, kemali
Tevhit olan evliya, enbiya, mesul değildir Sırrı marifetullahta, bu, kemali hikmettir Sıfattaki evliya, enbiyalar, sorumludur Tevhitte derece büyük, zat sıfatla bir oldu
Mesul değildir, mertebei zatiyette, enbiya Tevhit derecesi vardır ki olmuş enbiya Aynıdır, tevhitte, enbiya ve yahut evliya Mesul değildir, derecesi, zat makamındadır
‘’la yezel ama yefal ‘’dir, zatların tüm işleri İlmi ledünle, hikmetten işlerler, hep işleri Sailin, suale hiç yetmez ki, yoktur, güçleri Zattır onlar, Hazreti allahla, tevhit olmuşlar.
Zira aktaplar, tevhitte, haktan yetki almışlar Ondan evvelkiler, efalden, tam sakıt olmuşlar, Zamanında, efalde hem, tek yetkili olmuşlar İnsafı var ise, Muhammede eder riayet
Eğer insaf etmez ise nefsine hizmet eder Ondan önceki şeriatı bozar, tarumar eder Kendi efali hikmetullahtan tecelli eder İstediğini yapar, celalda olur, devri zamanı
Arşın dört direği Zatın dört kuvveti İki eli ve ayağıdır. Eller ulviyeti temsil eder, ayaklar rububiyeti. Sağ el ulviyeti cemaldir. Sol el ulviyeti celal. Sağ ayak rububiyet cemal, sol ayak rububiyet celaldir. Dört büyük melek kuvveti bu azalardadır Sağ el Cebrail sıfatı, sol el Mikail sıfatı oldu. Sağ ayak Azrail kuvveti, sol ayak İsrafil oldu.
Zat dilinden celal esmalarını tecrit etmeli. Efalinden de celal efalleri tecrit etmeli Hangi esma cemal, hangisi celaldir, iyi bilmeli Keza, hangi efaller celal-cemaldir, güzel bilmeli
Yalnız dilden değil, kalpten bile tecrit etmeli Her haliyle cemalde durup, öfkelenmemeli Sol el ve sol ayak efaline dikkat etmeli Efali, buralarda düşüşe dair yapmalı
Sol el ve sol ayak efalini, celalı düşürmek için Uygun esmalarla birlikte, uygun evkatta etmeli
Marifetullah demek, neyi, nasıl, nerede okuyacak Okurken hangi evkatta kalıp, hangi efali yapacak O nasıl bir iş tutarsa, insanlar aynen ona uyacak Kâinat onun emrindedir ne yaptıysa makbul olacak
Kahriye esmaları Türkiye de sağ elde bile okunmamalı Ülke sınırlarını çıkmadan asla böyle yapmamalı. Tevhide ulaşmadan bir kişi kahriye okumamalı Celal istifrak eder, kurtaramaz canını, ölüm olur Vakitsiz gider ahirete, emeklerine yazık olur.
Zat evliyası olmadan, nurdan haber almadan Tecelli nasıl değiştirilir, tecrübe edip bilmeden Okuyan enbiya ve evliyanın haberlerini bilmeli Zekeriya dan, Yahya dan, Eyyüp den, nesimi den Daha nicelerinden birer birer, güzel ibret almalı.
Celalde merhamet yoktur, onun işi yakmak, yıkmak Marifet odur ki, İbrahim olup, ateşten çıkmak Halık sıfatını tecelli ettirdiysen, deneyip bakmak Ondan sonra çıkarsın, mücahede meydanına
Bu sır hz İbrahim, hz Davut, hz idris, hz muhammet Dışında, enbiyaya bile nasip olmamış Bunlar;kuranda açıklanmış, Halık sıfatını tecelli ettirmiş zat enbiyalarıdır.
Bilmek lazımdır, hakikati, zuhur edince Kemaldir, kemal bil, karıncadan bile gelince Karıncayı hak bilmez de insan, sanır eğlence Ehli hakikat, zat bilir hakkı, vardır irfanı
Burası latife yeri değil, makamı âli oldu Bu meydana girenler, can başı rıza-i allaha koydu Makamı mağzimdir, girenler ulu devlet buldu Tevhitte vuslatullaha erişip, saadete erdi canları
İlm-i batının ikidir, efalde usulü Biri cemal, hikmetullahın doğru yolu Sırrı marifetullahtır hakikat gülü Kemalden kemale erdirir, daim irfanı
Biri esmadır, sıfatullahın ismi Kemalatı ilahiye, zat efalinden tecelli İlk önce esma okunur, ilm-i ledünde Biri evkattır, sırrı hakikat bahrinde
Sultana kul iken, oldu sıfata sultan marifetullahtan bilindi, kemal-i irfan Zata tevhidin sırları, hikmetten ayan tecelliyat, kudretullahtan zuhur eyledi.
Der beyan-ı ilm-i nur
‘’ve men Mü’min billahi yehdi kalbe İbadet el Abdi Nuri kalbe’’
Nuri ilahi ikidir, sıfat halinde Nuru celalı haber verdik, celal dilinde Biri nuru cemal, biz öyle bildik, tecellide İkisinin birden dahi olsun, bu kez beyanı
Nuru celal masivayı öyle bir yakar Muhabbetullahtan başka bir şey mi koyar Marifetullahta kemale erersen bir nişan takar Tevhit kemalının işareti olur onunla belli
Celal nuru, nereden, nasıl eder ki zuhur Celal esması ile efalinden tecelli o nur Esma el hüsnadan cemal nurları görülür Celal nuru, marifetullahtan yıkar cihanı.
Eremez bu sırra, nice bin beşeri akıl Hikmette sırrı marifetullaha etmez duhul Tevhit kemalden her duası oluyor kabul Cenabı allaha, marifetullahta, geçmiştir nazı.
Kâh naz eder hakka, o kul, kâh niyaz eder Sırrı marifetullah cemalinde, hakkı seyreder Nuru hidayette hak yolda, durmayıp gider İsterse o sırra ulaştırır, bütün insanları
Efalinde istediğini yapar, cihan içinde Tecellide gösterir kemalı, kemal içinde Tevhitte seyreder cemali, seyran içinde Marifetullah çarkı felekte, devreder onu
|
Okudunuğunuz yazı toplam 657 kere görüntülenmiştir.
Bu bloga henüz yazılmış yorum yazılmamış.
|
Blog'a yorum yazabilmeniz için üye olmalısınız.
Üye değilseniz üye olmak için tıklayın.
|
|