17 Kasım 2019 Pazar
E-mail adresiniz:  Şifreniz: Beni Hatırla
  Gurbuz
http://blog.edebiyatdefteri.com/gurbuz/oku/249/belirsizlikler 

 • Hakkımda


Gurbuz

 • Yazdığım Diğer Konular
Yaşam (2)
Haber (1)
Kültür-Sanat (3)
Çocuk (1)


 
BELİRSİZLİKLER
8.6.2008 14:28:48  [ Yaşam ]

BELİRSİZLİKLER

Yaşamın gündelik akışı içinde tüm olup biten olumsuzlukları bir mantık çerçevesine oturtmak ne denli güç olur, tahmin edersiniz. Öyle delicesine yaşarız ki gündelik olanı; şimdiki zamanda, an içinde, her şey olur ve biter; tepkimelerin zincirleme etkisi devam eder sonrasında... İnsanı baştan çıkaran bu büyü ve hızı anlamlandırmak daha sonra ortalık yatışınca, vaka’lar sonuçlandıkça, ürünler ve etkileri, rotamızı saptırınca tartışılmaya başlanır... Doğal olarak, hayır mı- şer mi, başka bir durum mu tanımlaması için yaşamın kıyısına çekilir-el yordamıyla kendimizce- sakin zaman dilimlerinde bir neticeye varmaya çabalarız...
Eğer yaptığımız bu muhasebede kaybedenler kümesindeysek, kimseyi suçlamamalıyız. Kabahatin büyüğü bizdedir; hesapsızlık bizden kaynaklanıyordur. Kendi mantık hatalarımız itibariyle biz, rasyonel bakamıyoruz olaylara çoğu kez.
Kendi bireysel gerçekliğimizle, evrensel gerçeklik, örtüşmez her defasında; kaba görüntüler, yinelenen olaylar, türlü yanılsamalarla birlikte, bizde bir çeşit körleşmeye neden oluyor; hadi ‘akıl tutulması’ diyelim bilimsel bir gaf yapma pahasına… Olguları sıradan bir insanın sağlıklı bir biçimde gözlemlemesi şüphesiz ki beklenemez. Herkesin bilim adamı gibi davranmasını, uslamlama yapmasını beklemek safdillik olur. Ve her şeye karşın çoğumuz yaşamın belirli bir yöne doğru kararlı şekilde aktığı duygusuna/yanılgısına kapılıyor olduğumuzdan, çoğunluk yazgı deyip geçiyoruz bu ve benzeri durumlara… Bunu da bir yere kadar anlayabiliriz metafizik bağlamında. Ama… İşin kötüsü metazori bile olsa alışıyoruz bir süre sonra doğa yasalarının dayattığı gerçekliğe de.
Görünen o ki hayatın denetlenemez yönleri, öngörülmez yanları hep var oldu, olacak!
Şairin de dediği gibi;
‘’Su boğar/ateş yakarmış/geç anladım taşın sert olduğunu’’dizeleri aslında hem şaşkınlık hem de derin bir fark edişi ifade eder; insanlar ve olaylardan alınan darbelerin belirli bir yaştan sonra ne ifade ettiği sitemli bir biçimde anlatılır… Bir hesaplaşma hali; hem kendinle hem de hayatla…
Biz ne kadar belirlilik peşinde koşarsak koşalım bizden bağımsız ve bizim dışımızda akan, hareket eden bir dinamizm hep olagelmiştir hayatın kendi akışı içinde… Plan ve program dahilinde yaşamak bir yere kadar olası, en ufak bir rastlantısal sapma yüzlerce değişik sonuca; ummadığımız felaketlere kapı aralayabilir.
Evrenin merkezi insan değildir ki bize göre olan genel bir kabul görebilsin.
Hesabı kitabı doğru yaparak aşabiliriz engellerimizi; ya da teslimiyet bayrağını çeker kaderimize razı oluruz… ‘Sabah kalkıp otomobilinize bindiniz, işe gidiyorsunuz, anayolda biri gelip arkadan size çarptı ve oracıkta kaldınız… Polis geldi, sizi karakola götürdü çünkü; ehliyetinizi evde unutmuşsunuz’. Masum olmakla birlikte yasalar gereği suçlu durumuna düştünüz.
Evdeki yakınlarınıza haber vermediyseniz muhtemelen sizi işinizin başında sanıyorlardır… Sabah ne niyetle arabanıza binmiştiniz, şimdi nerelerdesiniz? Bu basit örnekte gösteriyor ki hayatın bizi nereye sürükleyeceği; suç ve ceza ilişkisi bir yana, çoğu kez kestirilemez; din adamı olabilecek/olmuş bir kişi, kimi kez istemeyerek de olsa azılı bir katil haline dönüşebilir… Hayat iter insanı istenmeyen noktalara, tüm iyi niyetli girişimlerimize rağmen…

Bizler, elbette ki yaşam deneyimleri içinde olabilecek her türlü duruma karşı bir tolerans payı bırakırız; savaşa giden birinin ölme olasılığı gibi… Ama ne denli belirsizlikle mücadele etmeye çalışsak da belirsizlik hayatın her anında ensemizde boza pişirir…
Mustafa gürbüz.

Okudunuğunuz yazı toplam 847 kere görüntülenmiştir.


Yorumlar

Bu bloga henüz yazılmış yorum yazılmamış.


Blog'a yorum yazabilmeniz için üye olmalısınız.

Üye değilseniz üye olmak için tıklayın.


 
 • Diğer yazılarımdan bazıları

MUSA! Dedim ki Ya! Musa! Asa’nı ödünç ver! Olsun mazlumlara siper Ses gelmedi! Ses gelmedi!.. Büyüdü aramızdaki çeper.. Firavunlar bugün de vardı Görkemli piramitleriyle Zulüm sürü...
29.12.2008 22:21:16 [ Kültür-Sanat ]

Çok değil, bundan 20 yıl öncesine kadar ne interneti biliyorduk ne de bilgisayar kullanmasını. İşin daha çok başındaydık. Bugün, bilgisayar ve interneti bilmeyeni ayıplıyorlar; öyle ki günlük sohbetl...
8.6.2008 00:51:35 [ Yaşam ]

Beden eğitiminde Dersten kaçardın Duvarları aşardın Elbisene sığmaz taşardın Koşardın coşardın Kayıplarda yaşardın Ayıplarda bedelli bedelsiz talan yalan bedenin Kamusal alan bedenin Ne ç...
5.6.2008 01:07:53 [ Kültür-Sanat ]

yetkili ağızlar ve kanaat önderleri hemen ve daima toplantıda ne zaman ararsanız meşgule atarlar ya da telesekreterle söyleşirsiniz telden tele merhabasız kalırsınız çevrimdışısınız her adımd...
14.6.2008 18:25:44 [ Haber ]

Copyright 2008 - edebiyatdefteri.com - her hakkı saklıdır.