09 Şubat 2012 Perşembe
E-mail adresiniz:  Şifreniz: Beni Hatırla
  Esma KAHRAMAN
http://blog.edebiyatdefteri.com/esma-kahraman/oku/3880/bekle-bizi-istanbul-(4) 

 • Hakkımda


Esma KAHRAMAN

 • Yazdığım Diğer Konular
Yaşam (8)


 
Bekle Bizi İstanbul (4)
22.08.2010 15:47:43  [ Yaşam ]

Bekle Bizi İstanbul (4)

Eminönü'ne gelip de Yenicami'ye uğramadan dönmek olmazdı. Üst geçitten karşıya geçip camiye doğru yürümeye başladık. Ben birden koşmaya başladım. Mert arkamdan sesleniyor;

-anne noldu nereye koşuyosuunn?

-durma sende kooşşş

-anne niye koşuyoruuzzz?

-sebebiii yoook.. sadece kooşşş

-koşalım bakalım.. bugün de böle olsun

Cami'ye geldiğimizde o farklı atmasför bizi içine çekti. Kapısına- penceresine- duvarlarına dokundum. Buram buram tarih kokuyordu. Çok büyüleyiciydi çok.

Uzun sakallılardan tutun da çok genç çok modern her türden insan vardı.

Kadınlar da vardı. Çarşaflısından benim gibi açığına kadar. Genci yaşlısı çocuğu.

Caminin en içine giremedim. Eşarp yoktu yanımda. Bir sonraki gezi için not aldım. Yanımda eşarp ve etek bulundurup azmedip camiye gireceğim. O tadı almak istiyorum.

Şadırvanda abdest alıyorlardı. Küçük bir çocuk yanındakine bakarak aynısını yapmaya çalışıyordu. Çok eğlendiği her halinden belliydi.

Başımı kaldırıp caminin minaresine baktım... Çok güzeldi yaa...

Sonra arka tarafına dolandık ve nostaljik bir çay bahçesi gördük. Bu nostaljiden de payımızı alalım dedik ve içeri girdik.

Görevliye;

-ben cam kenarı istiyorum... dedim

-o halde sizi üst kata alalım... manzaralı

Çıktık ve çaylarımızı içtik... farklı bir heyecandı... Cami bahçesinde çay yudumlamak...

Sonrasında meşhur çarşıları dolaştık. Kendi ülkemde kendi memleketimde kendimi turist gibi hissettim. Ne tuhaftır ki Türk'ten çok turist vardı heryerde.

Onları gerek alışveriş yaparken gerekse gezip fotoğraf çekerken görebiliyorsunuz.

'Turistler cirit atarken yurdum insanı nerde!' diye hayıflandım...

Yurdum insanı aldığı üç kuruş parayla nereyi gezecek, neyle alışveriş yapacak!

Yolumuzun sonuna gelmiştik. Mert;

-hadi annem hadi, bu şarkı bitmez. Sana vapura kadar eşlik edeyim, sonra da güzel kızın yanına gideyim.

-bi istanbul borcun var unutma... senin yüzünden...

-tamam anne vurma yüzüme... ilk fırsatta yeniden gelicez... sana ben şimdi sevdiğin baloncuklardan da alırım, renkli renkli üflersin...

Ve son bir not:

Yenicami'nin bahçesinde kuşlar yoktu...nereye gitmişler bilmiyorum... yem atamadım:(

İyi bayramlar...

(Devam edecek)

Okudunuğunuz yazı toplam 104 kere görüntülenmiştir.


Yorumlar

Bu bloga henüz yazılmış yorum yazılmamış.


Blog'a yorum yazabilmeniz için üye olmalısınız.

Üye değilseniz üye olmak için tıklayın.


 
 • Diğer yazılarımdan bazıları

Mert beni iskeleye bıraktı gitti. Jetonumu attım ve içeri girdim. Anlaşılann vapur yeni gitmişti. Yoğun bir kalabalık yoktu. Tam önümde 20-25 li yaşlarda iki genç adam... beklemekten sıkılmış olaca...
23.08.2010 13:47:57 [ Yaşam ]

Zahmetli bir yolculuk sonunda artık KemalCan'ın yanındaydım. Bu arada; Kemal Göksu Alternatif Süreç Gazetesi Yayın Yönetmenim ve sevdiğim bir dost. Aynı zamanda dişçi. Yayınlanan son sayı hakkında ...
26.08.2010 20:35:18 [ Yaşam ]

Vapur hareket ettiğinde denizde 3-5 tane karabataktan başka birşey yoktu. Poşetten simitleri çıkardık ve denize doğru fırlatmaya başladık. Martılar saklandıkları yerden çıktılar ve denizin üstünde ...
20.08.2010 12:17:59 [ Yaşam ]

İlk duraktan binmeme rağmen otobüs full doluydu. Cam kenarına oturabilmenin haklı gururunu yaşarken yanıma 25-30 yaşlarında bir adam oturdu. Oturduğu an uyumaya başladı. Arka tarafta yüzünü görmedi...
27.08.2010 19:22:49 [ Yaşam ]

Copyright 2008 - edebiyatdefteri.com - her hakkı saklıdır.