12 Aralık 2017 Salı
E-mail adresiniz:  Şifreniz: Beni Hatırla
  dogansoydan
http://blog.edebiyatdefteri.com/dogansoydan/oku/5813/baskasinin-cantasini-tasima 

 • Hakkımda


dogansoydan

 • Yazdığım Diğer Konular
Kültür-Sanat (9)


 
BAŞKASININ ÇANTASINI TAŞIMA
10.09.2017 18:36:24  [ Kültür-Sanat ]

BAŞKASININ ÇANTASINI TAŞIMA

1970′in ilkbaharına girmiştik. Dağlardan çiçek kokuları derleyip getiren nisanın ilk günleri... Çiçeği burnunda bir köy öğretmeniyim; göreve başlayalı bir yıl bile olmamış. Annem, babam istemediği halde, bir motosiklet aldım. Her gün ilçeden köye köyden ilçeye düşe kalka gidip geliyorum.
Bir akşam, babam: “Müfettifş Haşim Bey yarın Senin okula gelecekmiş” dedi. Hay Allah!.. Göreve başladığım günden beri gözümde büyüttüğüm müfettiş! Bir yandan da kendi kendimle konuşuyorum: “30-40 M2′lik bir derslik, bir öğrenci kayıt defteri, bir de yoklama defteri… neyi denetleyecekmiş?” diyorum. 70 kadar kayıtlı öğrencim var. Yarısı öğrenim çağını aşmış, evlenenler, çocuk sahibi olanlar bile var. Kayıtları silinmemiş nedense. Beş sınıf bir arada ders yapıyoruz.

Ertesi sabaha müfettiş korkusuyla uyandım. Motosikletime atlayıp erkenden okula gittim. Sınıfı bir güzel yıkadık. Pencere kenarlarına birkaç çiçek yerleştirdik; her türlü denetime hazırız şimdi. Derken, istenmeyen misafirimiz, o gün öğleye doğru geldi. Eli çantalı, pardesülü, uzun boylu, siyah gür saçları arkaya taranmış, kundurası pırıl pırıl, yakışıklı bir beyefendi; müfettiş Haşim Bey… “Hoş geldinizi” dedim. Babacan bir bakış sundu bana. İçim ısındı birden. Dünden beri biriktirdiğim korukularım hepten silindi. Şimdi sınıfa girecek, sınıf defterine bakacak, öğrencilere sorular soracak, bilemezlerse yüzüm kızaracak, falan falan… ama hiçbirini yapmaya niyeti yok gibi… Çocukların cıvıltıları arasında -bir aşağı bir yukarı- okulun bahçesini arşınlıyoruz. Ben deyim on, siz deyin yirmi kez gidip geldik. Sonra, “Ben şu karşıdaki köye gideceğim” dedi.
- Müfettiş Bey sınıfa girmeyecek misiniz, denetlemeyecek misiniz? dedim.
- Bak ne güzel! çocukları toplamışın; gülüp oynuyorlar. Bu köyde, onlardan farklı, örnek bir kişi olarak gözlerinin önündesin. hafta sonları göndere bayrak da çekiyorsun ya; bu yeter” dedi. Yürüdük… Okuldan biraz uzaklaşınca: “Müfettiş Bey, çantanızı ben alayım” dedim. O yumuşak bakışlı, babacan tavırlı adam birden sertleşti: “Hayatın boyunca başkasının çantasını taşıma!” dedi.
Görevimi sürdürdüğüm yirmi beş yıl boyunca başkasının çantasını taşımadım ama, “çanta taşımak” için can atan nice dalkavuklar gördüm! Ne zaman, nerde başkasının çantasını taşıyan birini görsem, hep Müfettiş Haşim Bey’i anımsadım; kutsadım! O sihirli dört sözcükle ne büyük, ne sağlam bir hayat dersi vermiş bana!… O’nu görsem ellerinden öpeceğim.

Okudunuğunuz yazı toplam 136 kere görüntülenmiştir.


Yorumlar

Bu bloga henüz yazılmış yorum yazılmamış.


Blog'a yorum yazabilmeniz için üye olmalısınız.

Üye değilseniz üye olmak için tıklayın.


 
 • Diğer yazılarımdan bazıları

Şair-yazar Ahmet Özer, Ali İhsan Mıhçı’nın Ankara’da geçen yaşamını yakından bilen, onun edebiyat dünyasına girmiş, üzüntüsüne, sevincine ortak olmuş en yakın dostu, arkadaşı, sırdaşıdır. Kendisi Tra...
30.05.2017 10:56:39 [ Kültür-Sanat ]

Büyüksün Halkım!.. Ne çok sitem ettim, bir bilebilsen Duyarsız, tepkisiz, sindin diyerek Kızmadım da değil laf aramızda Eşkiyayı hükümdar bildin diyerek Her türlü haksızlığa boynunu eğdin ...
30.05.2017 11:36:53 [ Kültür-Sanat ]

Bin kaygıyla uyanırım. Diken diken etlerim, Alaca bir şafak vakti, Neye uyanacak memleketim! Ne bu hiddet, bu şiddet! Tapusu sende mi Dünyanın? Yalnız sana doğmaz ki Güneş, Ne kadar zulme...
03.12.2016 11:35:46 [ Kültür-Sanat ]

Bin kaygıyla uyanırım. Diken diken etlerim, Alaca bir şafak vakti, Neye uyanacak memleketim! Ne bu hiddet bu şiddet! Tapusu sende mi Dünyanın? Yalnız sana doğmaz ki Güneş, Ne kadar zulmederse...
28.12.2016 00:41:30 [ Kültür-Sanat ]

Copyright 2008 - edebiyatdefteri.com - her hakkı saklıdır.