|
|
PADİŞAH İLE VEHBİ
Divan Edebiyatı şairlerinden olan Sümbülzade Vehbi, "rücu" şiirleriyle de ayrı bir ün yapmıştı. Bir gün padişah vehbiyi yanına çağırır ve "Bana öyle bir şiir yaz ki ilk mısrayı okuyunca içimden seni öldürmek, ikinciyi okuyunca ödüllendirmek gelsin" der ve ortaya şöyle bir şiir çıkar!
Azm-ü hamam edelim,sürtüştürem ben sana, Kese ile sabunu,rahat etsin cism-ü can..
Lal-ı şarab içirem ve ıslatıp geçirem, Parmağına yüzüğü,hatem-i zer drahşan.. *** Eğil eğil sokayım,iki tutam az mıdır? Lale ile sümbülü kahkülüne nevcivan.. *** Diz çökerek önüne ılık ılık akıtam, Bir gümüş ibrik ile destine ab-ı revan.. *** Salınarak giderken arkandan ben sokam, Ard eteğin beline,olmasın çamur aman.. *** Kulaklarından tutam,dibine kadar sokam, Sahtiyandan çizmeyi,olasın yola revan.. *** Öyle bir sokayım ki,kalmasın dışarda hiç, Düşmanın bağrına,hançerimi nagehan.. *** Eğer arzu edersen ben ağzına vereyim, Yeterki sen kulundan lokum iste her zaman.. *** Herkese vermektesin,birde bana versene Avuç avuç altını,olsun kulun şaduman.. *** Sen her zaman gelesin,ben Vehbi'ye veresin, Esselamun aleyküm ve aleykümüsselam...
Azm: Toplantı Zer: Altın Drahsan: Süslü Nevcivan: Genç kişi Dest: Ayak Sahtiyan: Kuzu derisi Nagihan: Aniden Sadumnan: Mutlu,sevinçli By:cinitas
|
Okudunuğunuz yazı toplam 720 kere görüntülenmiştir.
|
|
03 Ağustos 2010 Salı 13:26:58
sâ_NAT. Diyecek ve yorum yapacak bir sey yok. Üstad gercek üstadlığını konusturmuş.Birincide kelle gidiyor, ikincide hediye geliyor. Ve sonunda kelle kurtuluyor.Yapacak bir şey yok.Şapka çıkaracağız.Tebrikjler ile Rahmetle Yâd edeceğiz her ikinide.Şimdi nerde böyle üsad, nerde böyle devlet adamı*
saygılar.
|
|
|
Blog'a yorum yazabilmeniz için üye olmalısınız.
Üye değilseniz üye olmak için tıklayın.
|
|