|
|
MİYAV SESLERİ...
Sitenin içerisindeki kediler , cinsel dürtü içerisinde kıvranıp duruyorlar.Mart ayı geldi ya.Kedilerin ayı."Mart ayı,kapıdan baktırır,kazma kürek yaktırır" mış.sözlerine duyarsızım.(Sosyal içeriği tartışma kaldırır,o başka.)Şu sıralar çam ağaçlarına tırmanan,birbirlerini kovalıyan kediler,belleğimin derinliklerindeki gizemli havayı çağrıştırıyorlar...Durduğum C-9 blokun kedileri,bahçemizden ayrılmıyorlar.Sitenin diğer kısımlarına gitmiyorlar.sanki kurtarılmış bölge ilan etmişler.Sayıları oldukça kalabalık.Her renkten karışmışlar.Bizler gibi değiller..Siyah,boz,sarı,gri.alacalı,ne ararsan hepsinden var.Dış kapıdan çıkıp-girerken ayaklarımıza dolanıyorlar.Ellerimizdeki poşetleri gördüklerinde çıkardıkları miyav sesleri,insanın içinden parçalar koparıyor.Karşı komşunun ikinci katının penceresi sürekli olarak kedilerin gözetimleri altnda.Hepsi de aynı geniş açıyla kafalarını kaldırmışlar,yukardan birşeyler bekliyorlar.(zamanla yiyecek atılıyor.)O pencereden dışardaki manzaraya bakan hemcinslerinden "Van kedisi"nin ironi bir yaklaşımla onları süzdüğünü görür,arada bir sesi ,kulaklarıma gelmese de ağızını açışından miyavladığını anlarım..Dışardakileri,sokak kedileri diye küçümser,içerdeki sahibesinin kucağında tüyleri okşananı ise sözde:"kraliçem,minnoşum "diye severiz.Sokak kedilerinin arada bir önlerine atılan kemik kırıntılarını yakalamak için bir birlerini ısırdıkları olurdu.Anaç kedilerin acımasız pençeleri,zayıfları püskürtürdü.Her zaman güçlünün kazandığı oyun oynanıyordu,kediler arasında.Sık olmasa da bazan kırık bir tabakla bahçedeki güllerin arasına yiyecek götürüyorum.Bacaklarıma dolanıyorlar.Küçükleri korumak adına anaçları "piişşşttt" diye elimle uzaklaştırmaya çalışıyorum.Ortada aş olunca umursamıyırlar.Kaşarlanmışlar."Kendilerine özgü hırlıyorlar yüzüme.Kızıyorlar,belli ki...Şimdilerde birbirlerinin üzerlerinden inmiyorlar.Üstekiler,alttakilerin boyunlarından ısırmışlar,bırakmıyorlar.Cinsel dürtüleri hat safhada.Alttakiler,üsttekilerin ileri-geri devinimlerine umursamadan haraketsiz kösnül bakışlarla etrafı süzüyorlar.Bir ara nostaljiye dalıyorum.Niksar'daki iki gözlü barakamızın çatı altındaki koşuşmalarını anımsıyorum.Kontaplak çakılı odanın tavanları yıkılacak gibi oluyor,odanın içerisi toz duman içinde kalıyordu.Uyu uyuyabilirsen ondan sonra.Ben yine de taşranın o nostaljisi ile Mart ayının geldiğini anımsamak istiyorum...Ah sokak kedileri sizleri çok seviyorum...
|
Okudunuğunuz yazı toplam 1581 kere görüntülenmiştir.
Bu bloga henüz yazılmış yorum yazılmamış.
|
Blog'a yorum yazabilmeniz için üye olmalısınız.
Üye değilseniz üye olmak için tıklayın.
|
|