4 Haziran 2020 Perşembe
E-mail adresiniz:  Şifreniz: Beni Hatırla
  a.malikköse
http://blog.edebiyatdefteri.com/a-malikkose/oku/6131/sabir-gelistirme-egzersizleri-yapin 

 • Hakkımda


a.malikköse

 • Yazdığım Diğer Konular
Yaşam (4)


 
Sabır Geliştirme Egzersizleri Yapın
6.5.2020 07:36:08  [ Yaşam ]

Sabır Geliştirme Egzersizleri Yapın

Sabır, bilinçli bir egzersiz programıyla çok geliştirilebilecek bir yürek işidir. Kendi sabrımı derinleştirebilmek için bulduğum çok etkili bir yöntem, egzersiz yapacağım belirli ders saatleri yaratmak oldu. Bu anlarda tüm aklımı verip, sabretme sanatını geliştirmeye çalışıyorum. Hayatın kendisi bir dersane olurken, ders konusu da sabır oluyor. Beş dakikalık derslerle başlayıp, zamanla sabır kapasitenizi geliştirebilirsiniz.

Kendinize şunları söyleyerek başlayın: "Şu andan itibaren beş dakika boyunca hiçbir şeyin beni sinirlendirmesine izin vermeyeceğim. Sabırlı olacağım." Bunun sonucu sizi hayretler içinde bırakacaktır. Sabırlı olma niyetiniz, özellikle de kısa süreliğine olduğunu bildiğiniz için, sabır kapasitenizi bir anda artıracaktır. Sabır öyle bir niteliktir ki, başarı burada kendi kendim besler.Beş dakikalık dilimleri başarıyla uyguladıktan sonra, bundan daha uzun sürelerde de sabırlı olabileceğinizi göreceksiniz.

Ne zaman öfkemize saplanıp kalsak, "ufak şeyleri" kafamızda kurup, gerçekten "büyük mesele" haline getiririz. Sanki haklı oluşumuz mutluluğumuzdan da önemliymiş gibi görünür. Oysa, hiç öyle değildir. Eğer daha huzurlu bir insan olmak istiyorsanız şunu anlamanız gerekir ki, haklı olmak hemen hiçbir zaman kendinizi mutlu etmekten daha önemli değildir. Mutluluğun yolu yargıları bir yana atıp, sevgi elini uzatmaktır.Bırakın, başkaları haklı oluversin. Bu sizin haksız olduğunuz anlamına gelmez. Her şey yoluna girecektir. Siz işin ucunu bırakmanın huzurunu ve haklı olmayı başkalarına bırakmanın keyfini yaşayacaksınız. Elinizi uzatıp, haklılığı başkalarına bıraktığınız zaman onlar da size karşı daha az savungan ve daha çok sevecen olurlar. Çoğu kez onlar da size el uzatırlar. Ama eğer bu gerçekleşmezse, hiç dert etmeyin. Daha çok sevgi olan bir dünya yaratmak için size düşeni yapmanın huzuru yeter.

Yaratıcı düşünmek için gücüm oluyor.Kendinize sorun: Bir yıl sonra bunun bir önemi olacak mı?Hemen her gün kendi kendime, adını "zaman içinde" koyduğum bir oyun oynarım. O anda canımı sıkan konu her ne ise, ısrarla bunun önemli olduğuna inanın hatasını yaptığım için bu oyunu uydurdum.Oyunu oynamak için yapacağınız tek şey, şuanda canınızı sıkan durum her ne ise, bunun şimdi değil, bundan bir yıl sonra olduğunu hayal etmek. Sonra kendinize sorun: "Bu durum gerçekten de benim bunu algıladığım kadar önemli mi?" Binde bir ihtimalle öyle olabilir, ama çoğu zaman hiç o kadar önemli değildir.

Eşinizle, çocuğunuzla, ya da, patronunuzla bir tartışma olsun, kaçırılmış bir fırsat,kaybedilmiş bir cüzdan, işinizle ilgili bir projenin fos çıkması, bileğinizin burkulması gibi soranlar olsun, büyük ihtimalle bir yıl sonra bunlar umurunuzda bile olmayacaktır. Yaşamınızı hiç etkilemeyen küçük bir ayrıntı olmaktan öteye geçmeyecektir. Her ne kadar bu kolay oyun bütün sorunlarınızı çözmeyecekse de, size ihtiyacınız olan görüş açısını kazandırır.Eskiden çok fazla ciddiye aldığım birçok şeye şimdi baktığım zaman gülmeden gerçeği kabul edin: Hayat adil değildir.Bir arkadaşımla yaşamda ki adaletsizlikler üzerinde konuşurken bana şöyle dediğini hatırlıyorum: "Hayatın adil olduğunu, ya da,öyle olması gerektiğini de kim çıkarmış?"Doğrusu, iyi soruydu ve bana gençliğimde öğretilen bir şeyi hatırlatmıştı. Hayat adil değildir. Bu yargı moral bozucu olsa da,kesinlikle doğrudur. Ne var ki, bu gerçeği kabul etmek insanı çok rahatlatan bir görüş sahibi de yapar.Bir çoğumuzun yaptığı bir hata, yaşamın adil olması gerektiğine, ya da, bir gün öyle olacağına inanarak kendimiz ve başkaları için üzülmektir.

Hayat adil değildir ve hiçbir zaman olmayacaktır. Bu hataya düştüğümüzde,yaşamda bize ters gelen şeyler hakkında sızlanıp yakınarak çok zaman harcarız.Başkalarının derdini paylaşırken, yaşamın adaletsizliğini öne sürüp, "Bu haksızlık," diye yakınırız; oysa, hiç de öyle bir vaat olmadığının farkında değilizdir.Bu gerçeği kabullenmenin güzel yanlarından biri, bizi elimizdeki imkanlarla en iyisini yapmaya zorlayıp, kendimize acımamıza engel olmasıdır.

Şunu bilmeliyiz ki, her şeyi kusursuz hale getirmek "hayatın görevi" değildir; bunun mücadelesi sadece bize düşmektedir. Bunu peşinen kabul etmenin başka bir yararı da bizi başkaları için üzülmekten alıkoymasıdır; çünkü o zaman herkesin birbirinden farklı donanımları olduğunu, farklı güçlere sahip olduğunu ve farklı engellerle karşılaştığını biliriz. Bu anlayış kime yardım edip edemeyeceğimi tayin etmek gibi zor kararlar vermemde, ya da, kurbanın kendim olduğu,haksızlığa uğradığımı hissettiğim kişisel durumlarda bana çok yararlı olmuştur.


Okudunuğunuz yazı toplam 275 kere görüntülenmiştir.


Yorumlar

Bu bloga henüz yazılmış yorum yazılmamış.


Blog'a yorum yazabilmeniz için üye olmalısınız.

Üye değilseniz üye olmak için tıklayın.


 
 • Diğer yazılarımdan bazıları

Moralinizin bozuk olduğu zamanlar sizi yanıltmasın ruh durumunuz son derece yanıltıcı olabilir. O anki ruh haliniz sizi aldatıp, yaşamınızın gerçekte olduğundan çok daha kötü gittiğine inandırabilir. ...
28.5.2020 19:59:20 [ Yaşam ]

Kimin aklına gelirdi ki bu hallere düşeceğimiz? Bakın, hepimiz 'karantinalık' olduk! Dünyanın en büyük devletleri dahil hiç kimse şu küçük virüsü yok edemiyor. Koskoca İngiliz Kraliçesi bile korktu...
6.5.2020 08:56:28 [ Yaşam ]

Oysa, günümüz toplumunda bunun tam tersi istenir. Oldum olası büyük stres ve baskı altındaki insanlarla, bu strese dayanabilenlere hayranlık duymuşuzdur. Birisi bize, "Çok yoğun çalışıyorum," veya, "Ç...
6.5.2020 07:38:44 [ Yaşam ]

Copyright 2008 - edebiyatdefteri.com - her hakkı saklıdır.